1. Bugün konuşmacılardan birisi (bkz: ) dediğinde milliyetçi gençlerin yuhlaması üzerine yaşlı amca teyzeler gençlere gidip birlik olmak gerektiğini anlattığı bir olaya şahit oldum. Olayın kendisini çok sevimli buldum. Amcalar inatla ve sabırla anlatmaya çalışıyorlardı.
    Kitleler hareket içinde öğrenirler. Bugün de yaşadığımız şey bu aslında.
    Bugün insanlar çözümün seçim mi sokak mi olduğunu tartışır durumdalar.
    Kimi kutuplaşmanın yanlış olduğunu kavrıyor.
    Kimi yönlendirme istiyor. Ki chp'den medet umulmayacağını da görüyorlar.
    Kimi darbe mi faşizm mi bunu sorguluyor.
    Bir çok şeyin sorgulandigi bir direniş.
    Gazi üniversitesinden öğrencilerin odtü'ye omuz vermesi gibi durumlara şahit olduğumuz aslında meselenin sadece Ekrem imamoglu olmadığını anlayan bir kitlenin olduğunu görüyoruz.
    Gezi parkı ile karşılaştıranlar var ama bu gezi gibi bir hareket değil. Çünkü dönem aynı dönem değil. Bu hareket faşizm koşullarında ortaya çıktı. Ama çıktı.
    Zor zamanlardan geçiyoruz.
    Ve umut kesilmemesi gerektigini de görüyoruz.
    Nerede olursanız olun atmosferi koklayın.
    Dahil olun olabildiğiniz her yerde. Çok şey öğrenir çok şey görürsünüz. Biraz da öfkenizi atarsınız be ya.
    Ha bu arada yasaklara rağmen gittikçe kalabaliklasiyor.
    Dün biber gazı sıkılan Kızılay'da , bugün daha kalabalık bir kitle var.
    Öfke bileniyor.
    Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiç birimiz!
    #295646 katre | 6 gün önce (  4 gün önce)
    2olay 
    1. amcaların ne anlattıkları nerede ya? girdinin sonuna saklamışsındır diye merakla okudum ama yok. clickbait mi yedik yoksa ya =) yazsen ya ne anlattıklarını.

      bir de, gezi direnişi karşılaştırmasındaki faşizm koşulları örneği yanlış. şimdi de, polisin sahil kenarında oturan 2 genci saçlarından tutup sürüklediğini görsen, sen de sokağa iner, "polis simit sat, onurlu yaşa" diye hönkürürdün. faşizm burada doğru kelime de değil, karşılaştırmanın herhangi bir bağlamına uyan bir olgu da değil. bu dönem z kuşağı'nın dönemi. benim y kuşağı'nın gezi dönemi, bizim için son kurşundu. onu yapmasaydık, ben şimdiye kendimi çoktan asmıştım vicdan azabıyla. en iyi ihtimalle herhangi bir adi suçtan içeride çürüyordum, vicdan azabımı da sırtlanmış halde. bu dönem farklı çünkü bu dönem bir şeyleri değiştirebilir, iyi bir şeyler kurabilir, "o kadar da değil lan" diyebilir. gezi, eskiyi yakıp yok etmek için, siyasal islam'ın azgınlığına karşı tekme atmak için bir adımdı. ankara'dakiler meclise girseydi, şimdi bambaşka bir andan selamlaşıyorduk seninle. gezi yakıp yıkmayı, bağırmayı, içi komple metal alaşım olan polis kaskına kafa atmayı, yere düşmüş gencoyu toma kendisini ezmeden önce kaldırmayı, işten dönerken aynı metro vagonunda göz göze geldiğin çevik kuvvete ettiğin küfürlerin gözlerinden fışkırmasını ve kendiliğinden dile gelmesini gerektiriyordu; şimdiki ise tamamen barışçıl olarak bir arada durmayı. böyle karşılaştırıyorsak ok'im, faşizm ayağında sabit kalırsak ı ıh.

      itirazım bende kalmasın, kusayım şuracığa istedim.

      *149919 | 5 gün önce
       
    2. Gezi olduğunda dönem başkaydı bugün dönem başka. Aslında bu ayrımı söyledim. Ve bugün bu hareket bu koşullarda çok kıymetli. Yıllar boyu hiç bir şey olmaz diyenlerin aksine, yurt dışına kaçma hayalleri kuranların aksine bugün bunlar olabiliyor. Elbette gezi değersizdir demek değil bu.
      Önümüzde ne olacak bakacağız.
      Amcalar teyzeler de dilleri döndüğünce özünde birlik olmak gerektiğini anlatıyorlardı.

      *149920 | 4 gün önce