"ikinci dünya savaşı’nı naziler kazansaydı ne olurdu?" sorusundan yola çıkarak oluşturulan alternatif tarihte 1946 ve 1960 yıllarında çeşitli mekanlarda geçen ilerlemeli birinci görüş aksiyon oyunu. gizlilik ve rpg elementleri de içerir ve tamamen desteklemese de bu elementler gayet tatminkardır.
oyunun nazi haritası görseldeki gibidir ve ismet inönü’nün caydırıcı mektubunun hatırasına uymamaktadır. bu bakımdan gerçekçi olmayan bir alternatif tarih üzerin kuruludur. rusya’nın tamamını almayan naziler, türkiye’yi yutmuş. hatırlatayım, hitler müttefiki olan sscb’ye bakü petrolüne ulaşmak adına girerek savaşın seyrini değiştirmişti. bakü nazi toprağı değil bu oyunda. tuhaf.
oynanış gizlilik içerse ve çoğu bölüm buna izin verse de gizlilik opsiyonunu dishonored’in aksiyon desteği kadar elverişli diye biliriz. dishonored gizlilik oyunuyken aksiyona izin veren yapıdayken bu oyun aksiyon oyunuyken gizliliğe izin veren oyun. beni mutlu etmeye yetti. haritaları çeşitli ve oyunun değerini arttıran cinsten. ay’a gittiğimiz bir bölüm bile var. çalışılmış olduğunu hissettiriyor. naziler cebelitarık boğazına köprü falan da yapmış, çok hoş. atmosferi destekleyen cinsten distopyayı solumayı sağlıyor. müzikleri de kimi sekanslarda çok etkileyici.
hdd’m bozulduğundan 120gb’lik ssd ile yetinme durumunda kaldığımdan oyunun yüksek boyutu neticesinde oyunu satın alıp xbox 360 üzerinden oynadım. xbox 360’ta bile 60 fps çalışıyor. kaplama kalitesi orta-alt seviyede lakin gözüme batmadığını söylemeliyim. hızlı kamera hareketlerinde kaplamaların bir kısmının, kısmi olarak geç yüklenmesi durumu da yaşanıyor lakin bu da dert değil. oyunun mekanikleri o kadar güzel ki gözünüz oyundan zevk almaktan başka bir şey görmüyor. yağ gibi akıyorsunuz. mekanik anlamda tek sıkıntısı sol analog aşırı hassas olduğundan silah seçme çermbeeini açtığımızda silah seçme işleminde biraz zorlanmak. bu xbox 360 sürümüne özel olabilir.
teknik anlamda genel olarak başarılı buldum. yapay zeka sapıtması ile 2 farklı yerde karşılaştım. birinde düşmanın dibine girmeme karşın düşman bana bakarak başka bir sipere doğru sıkmıştı birinde de yoldaş npc önümdeki düşmanı halletmek için kurşunlarını içimden geçirme suretiyle şahsıma tahtalı köy seyahati hediye etmişti. genel anlamda yerilecek düzeyde değildi. yıllardır bildiğimiz, alıştığımız npc yapay zekası.
oyunda sanıyorum 3 boss fight vardı. boss fight seven bir adam olmasam da tatları güzeldi. oyunu en zor seviyede bitirmeye özel bir başarım bulunmakla beraber enigma kodlarını kırarak oyunda aktif edilebilen hileler de bulunmakta. oyun boyunca sık sık haritaya bakıp soru işaretlerindeki toplanabilirleri almak ve kapalıysa haritayı açmak bu yüzden önem arz ediyor. bir daha oynama niyetiniz yoksa yapmayın tabii ve sanılanın aksine oyunda new game+ bulunmakta yalnız tutorial niteliğindeki uçak sekansı sonrasında başlatıyor. bunun için bölümler sekmesinden feda ettiğiniz adamı kurtarmayı seçmeniz gerekiyor.
son olarak da perk sistemini güzel bulduğumu ekleyeyim; perkler aslında kazanımları olan challenge görevleri olarak işlenmiş. ‘çömelme modunda daha hızlı gitmek mi istiyorsun? öyleyse gizlice şu kadar düşman öldür ve yeteneği kazan!’ 4 kategoriye ayrılmış bu perk ağacının tamamını yapmak için iki oynayış gerekiyor sanıyordum lakin üstüne biraz düşmeyle hepsine yakınını ilk oynayışta yapmak mümkün. hatırlatayım, new game+’da perkler sıfırlanmıyor.
oyun süresi şu kadar diyebilecek bir istatistiğim yok ancak kısa olmadığını gönül rahatlığı ile söyleyebilirim. yaklaşık bir hafta kısa olmayan günlük oynanış süremle beni götürdü.
not: parlaklık dengesine güvenmeyin. parlaklık ayarı yaparken görünmemesi gereken sembolü görene kadar parlaklığı açın zira karanlık olmaması gerek yerler zifiri karanlık oluyor oyunun istediği ayarda. bu da xbox 360 ile alakalı olabilir.