1. Senaryosu ve yönetmenliği Yavuz Özkan'a ait olan 1978 yapımı sosyal içerikli film. Tarık Akan, Cüneyt Arkın, Hale Soygazi, Meral Orhansoy ve Halil Ergün gibi isimlerin oyunculuğunu yaptığı filmde, hergün ölüm tehlikesi ile karşı karşıya kalan madencilerin kötü çalışma koşulları konu edilmiştir.

    Daha iyi çalışma şartları isteyen maden işçileri, güç yanlısı sendika temsilcilerine ve emek sömürücüsü patronlara karşı direnmektedir.

    Aslında filmin konusu devrim olduğu gibi filmin çekilme süreci de bir devrim. Tarık Akan'ın bir söyleşisinden anlıyoruz ki "maden" filmi ile 70'lerde film sektöründeki hegemonyaya başkaldırmış ve sinema sektöründe büyük bir değişime imza atmış.

    Tarık Akan, Ertem Eğilmez'e ait Arzu Film'de 5 yıl çalıştıktan sonra, hababam sınıfı'nın 3. bölümünden itibaren yollarını ayırmış. Bu ayrılış pek de hoş şekilde olmamış. O dönemlerde film şiketleri sinema işletmecileri üzerinde oldukça etkiliymiş. Örneğin Arzu Film gibi büyük bir şirketten ayrılmış olan Tarık Akan bağımsız film çektiğinde, bu filmi sinemasında gösteren işletmeciye Arzu Film sopasını çıkarıp başka film satmıyor.
    Bu yöntemle bazı film şirketleri sektöre kendi istedikleri gibi yön vermiş.

    Tarık Akan "maden" filmini tek başına çekmeye karar vermiş. Cüneyt Arkın'ı da yanına alarak, parasız şekilde ortak filmi bitirmişler. Önce Adana'da film yapımcısı Nami Dilbaz'a, sonra da tüm bölgelere ölü fiyatına satmışlar filmi ve film sinemalarda gösterime girmiş. Tarık Akan da yeşilçam hegemonyasını kırarak sinema sektöründe bir devrim yapmış.

    meraklısına söyleşinin tamamı:
    (link: www.hurriyet.com.tr/... : söyleşinin tamamı)

    Maden filminde İlyas, Nurettin ve halil'in mücadelesi izlenmeye değer.

    maden işçilerinden söz etmişken grup yorum'un "madenciden" şakısının o güzel melodi eşliğindeki şiirini de şuraya bırakayım:

    youtu.be/...
    yerin derinliklerinden geldiler
    ellerinde susmak bilmeyen bir yer altı güneşiyle
    ne kadar diplere bastırılsa
    o kadar boğulmak bilmez yankısıyla yüreklerimin
    ağır ağır geldiler
    sonra her gün geldiler, artarak geldiler kadınları, çocukları ve alkışlarıyla
    yoğurt mayalar gibi geldiler
    pişkin ekmekleri bölüp de paylaşır gibi
    su gibi ateş gibi
    her gün yeni ağızlar eklendi ağızlarına
    yeni yollarla tanıştı ayakları
    her gün yeni kabuklar çatladı
    yeni kulaklar işitmeye başladı söylediklerini
    bir kent oldular sonunda
    ve adını değiştirdiler ülkenin
    #133759 esinti | 6 yıl önce (  6 yıl önce)
    0film