1. Yunanlılar tarafından "tilki gibi kurnaz" olarak çevrilen fakat kelime anlamının (yunanca) "önceden bilen, sağduyu" olduğu titandır. olimpos'ta yaşar. dedelerinin öcünü almak ve tanrıların gücünü de insanlara vermek istemiş, böylelikle çamuru yoğurarak insanı yaratmıştır. bu yüzdendir ki, tanrılarla mücadelesi hep sürmüş ve balçıktan insanları yaratmasıyla ün salmıştır. ilk erkeği tanrıların başına Prometheus'un musallat ettiği bilinirken, zeus'un da ilk kadın 'yı yaratarak insanlığa (ateşi çalma hikayesi) ceza verdiği bilinir.
    #12765 lois lane | 8 yıl önce
    0mitolojik karakter 
  2. Dünyada ateş sadece olympos'un tepesinde yanar. Mitolojide tanrılardan ateşi çalarak insanı karanlıktan, açlıktan ve soğuktan kurtaran Prometheus Olympos Tanrıları'nın kuvvet ve kudretine karşılık, kurnaz ve zekidir. Titanların isyanları sırasında tarafsızlığını korumuş ve başkaldırmamış bir Titan oğlu olarak Zeus'un gözüne girmeyi başarmıştı. Zeus onu Olympos'daki ölümsüzlerin arasına aldı. Oysa o Zeus ve arkadaşlarına karşı kin besliyordu. Dedelerinin öcünü almak için, kendi gözyaşıyla yoğurduğu balçıktan ilk insanı yarattı. Sonra onun acizliğine acıyarak, Hephaistos’un (Demirci Tanrı) alevler saçan ocağından bir kıvılcım çaldı ve insanlara armağan etti. Bunun için Zeus tarafından Kafkas Dağında zincire vurulmuş ve Prometheus Desmotes (zincire vurulmuş Prometheus) adıyla anılmıştır. Prometheus, insanlarla ateşi (bilimin ve aydınlanmanın sembolü) paylaştığı için Zeus tarafından, bir kartalın (bazen akbabayla karıştırılır) her gün, geceleri yeniden oluşan karaciğerini yemesiyle cezalandırılmıştır.
    #283487 katre | 2 yıl önce
    0mitolojik karakter 
  3. çok eskiden okuduğum, hayal meyal hatırladığım bir mizah/alt kültür dergisindeki bir yazıda "prometheus, ateşi tanrılardan insanlara kaçırırken penisine saklayarak kaçırdı, bundandır işerken sıcak sıcak işememiz, onun anısına," diye bir cümle okumuştum, epey de küçüktüm ve o yaşlarda mitolojiye dair okuduğum sayılı şeylerden biriydi. yıllarca, belki yirmi küsur yıldır aklımdan çıkmamıştır, hala ne zaman prometheus hakkında bir şey görsem aklıma gelir.

    ayrıca 'nin frankenstein romanına verdiği alternatif isimde de geçer: ya da modern prometheus. zira orada da doktor frankenstein, tıpkı prometheus'un tanrılardan ateşi kaçırıp insanlara sunması gibi hayatı insanlardan alıp ölüye sunmak ister.
    #283488 taro | 2 yıl önce
    0mitolojik karakter 
  4. bilm kurgunun en önemli serilerinden birisi olan alien'ın yaratıcısı 'un dizginleri yeniden ele alıp 2012 senesinde çektiği filmdir.

    ilk filmin öncesine ışık tutan prometheus'da scott, aslında ilk filmde bıraktığı izlerin üzerinden tekrar tekrar geçiyor ve çok da yeni şeyler söylemiyor bize; ahlak ve kapitalizm, filmi kapattığınızda ilk filmde olduğu gibi üzerine düşüneceğiniz alt metinler olarak yer alıyor filmde; ancak ilk filmin tersine bu kez din vurgusunu çok daha fazla kullanıyor. aslında bakılırsa prometheus seri içerisindeki tüm filmlerden bir şekilde besleniyor; daha doğrusu alien artık öyle güçlü metinlere sahip bir seri haline gelmiş ki, prometheus'u izlerken her filmden bir bukle hatırlatıyor izleyene. gene ilk filmden hatırlayabileceğimiz çarpık doğurganlık ilişkisi, prometheus'da da kendisine yer buluyor; tek değişen doğurganlığın yeniden kadına yüklenmesi ilk filmin tersine, ancak şekildeki sıkıntı devam ediyor.

    filmin felsefi alt yapısının en önemli parçası varoluşun amacı nedir sorusunun etrafında şekilleniyor. aslına bakılırsa film doğrudan genel bir amaç sorgulaması yapmıyor da, soruyu önmli karakterlerin hikayesi etrafında eğip bükerek, belirli bir kalıba oturtarak soruyor, cevap arıyor ve varoluşun amacı, "yaratıcının amacı nedir"e geliyor bir noktada. sonuçta da eleştirilerin tersine -bence- cevabını veriyor:
    "yaratıcı insanoğlunu neden yarattı? yapabildiği için." david'in de dediği gibi, ne kadar da çok hayal kırıklığı yaratıyor değil mi, belki de biz hayata çok fazla anlam yüklüyoruz...

    dünyanın farklı bölgelerinde buldukları mağara resimlerinde aynı figürlerin, aynı güneş sisteminin tasvir edildiğini çözen ve resimlerdeki figürlerin insanları yarattığına inanan, onlara "engineer" adı veren bir gurup bilim insanı wayland corp. aracılığıyla, yaratıcılarıyla karşılaşacaklarını düşündükleri gezegene gider. bu hikaye etrafında şekillenen film, alien serisinden alışık olduğumuz "android" david üzerinden kapitalizmin kirli oyunlarını acımasız şekilde insanların üzerinde gene kapitalizmin amacına uygun şekilde (aynı ilk filmde olduğu gibi) uyguluyor.

    senaryo ağılıklı olarak derdini david ve doktor shaw üzerinden anlatırken, makine olmadığı için ruhu yok, bu yüzden hayat amacı da olmamalı gibi bir çıkarım yapmaya sürüklendiğimiz david ve dünya tarihinin en önemli buluşuna imza atan doktor shaw arasında ahlak anlayışlarındaki farklar dışında varoluş amaçlarına tutunma konusundaki hırs noktasında bir fark yok gibi.

    shaw, haç takan, ancak mühendislerin insanları dizayn ettiğine inanmayı "seçen", bir nokta da filmde de belirttiği gibi darwin'İ silen; david ise mükemmeliyetin getirdiği mutluluğu, "ruh"u olmadığı için anlayamayacak olsa da, amaca giden yolda her yol mübahtır diyen karakterler. lakin ne shaw'ın garip inanç dünyası, ne de david'in çarpık ahlak anlayışı filmin dönüp dolaşıp "e bizi mühendisler yarattıysa, peki onları kim yarattı" sorusuna gelmesini engelleyemiyor. yani scott sorular sormakta fakat cevap aramıyor, kaçamak cevaplar veriyor gibi. filmi de kimileri için kırılgan yapan bu.

    filmin sağlam bir kadrosu var; idris elba, Charlize Theron, Noomi Rapace ve hiç kuşkusuz serinin en iyi "android" performansını izlediğimiz Michael Fassbender. arızalı karakterlerin üzerine cuk oturduğunu düşündüğüm Sean Harris bonus, the road'dan sonra gene tanınmayacak halde karşımıza çıkan ve filmin en ironik anlarına imza atan guy pierce'da sürpriz. nedir o ironi derseniz;servetini, hayatını yaratıcısını bulmak için harcayıp, bulduğunda da sümsüğü yediği gibi ölen Peter Weyland'ın ağzından çıkan son sözler; wayland engineer'a soru soracak ve merakını giderecek, belki de ölümsüzlüğün sırrını öğrenecektir ama işler beklediği gibi gitmez, konuşmaya çalıştıkları engineer elinin tersiyle yapıştırır wayland'a. weyland'ın son sözleri de "onlardan öğrenecek hiç bir şey yok" olur.

    film, ucu açık ve devamı gelecek bir şekilde biterken, maceranın devamının çok daha ilginç olacağı izlenimi yaratsa da, macera alien covenant'ta en azından benim (şimdilik) bildiğim kadarıyla prometheus'un bıraktığı yerden devam etmiyor.

    sonuç olarak, net yargıları olmayan felsefi bir alt yapıya sahip, ancak eleştirel anlamda serinin diğer filmlerinden çok da aşağı kalmayan ama dönemin şartları düşünüldüğünde diğer filmlerin yarattığı dehşeti de yaratmayan bir film prometheus. kaliteli oyuncu kadrosu, Michael Fassbender'ın muazzam performansı, Charlize Theron'un aurası , scott'un gerilim yaratırken mekan kullanımındaki başarısı, nefis görselliği ve başarılı atmosferiyle de tekrar izlenmeyi hak ediyor diye düşünüyorum.
    #51638 fly | 8 yıl önce
    0film 
  5. adaletin, özgürlüğün, eşitliğin savunucusu olan ve bunların uğruna 'a başkaldıran, "ilk devrimci" olarak da anılan titan.

    tanrısal düzene ve Zeus'un zulümlerine karşı yaptığı bu başkaldırının ardından zeus tarafından çok büyük işkencelere maruz kalmıştır. uzun yıllar süren işkencelerden kendisini kurtaran 'e söylediği söz de insanlık tarihindeki zalimlere ve zulümlere vurgu niteliğinde:

    "Zeus tahtından düşmedikçe benim işkencelerimin sonu yoktur."
    #104344 carmen | 7 yıl önce
    0mitolojik karakter 
  6. Mağara Bob'ı adam edemeyen ilkel uzaylı. Senin neyine vatanını terk etmek, galaksiler gezegenler arası seyahat etmek mk. Böyle mekiğin bozulur ebeninkini tersten görürsün.
    #104665 Sabbracadabra | 7 yıl önce
    0film 
  7. çok kötü değil, ama baş yapıt da olamayacak bir 'ridley scott' filmi.

    (bkz: )
    (bkz: )
    #143068 server bey | 6 yıl önce
    0film 
  8. her yunan mitolojik figürü gibi hindistan kökenli olan mitolojik karakter.

    (bkz: )
    (bkz: )

    #283489 bachophile | 2 yıl önce
    0mitolojik karakter