1. Kişisel ve sosyal dönüşüm için açık kaynak bir araç seti ya da İnsan yapımı iklim değişikliği. Bu değişikliği yapmak isteyenler “Geçmişin hikayeleri ve inançları üzerine inşa edilmiş bir dünyada yaşıyoruz Ve o içinde yaşadığımız sistem artık tıkandı. bizi destekleyebilecek yeni bir sistemi yeniden inşa etmek için…” diye devam eden cümleler ve benzerlerini kurarlar.

    Hiç düşündünüz mü farklı bir kimlikken, inançlarınız diğerlerininki ile nasıl örtüşüyor? Fransız sosyolog Emile Durkheim demiş ki “herkes bireysel bilince sahipken toplumla da dayanışma içerisindedir. Benzersiz bireylerin sosyal gruplarda birlikte hareket edebilmesi ortak bir bilinci paylaşması ile mümkün. Toplum sözleşmelerine boyun eğmezsem, kıyafetimle ülkemde ve sınıfımdaki geleneklere uymazsam, kışkırttığım grup tarafından içinde tutulacağım sosyal izolasyon, zayıflatılmış bir biçimde de olsa, cezayla aynı etkilere neden oluyor.” Yani birey ortak olmayı öğrenir: komşuları gibi giyinmeyi, konuşmayı ve davranmayı…

    Kolektif bilinci tarihsel referanslar yoğun bir şekilde yapılandırır. Ritüeller, töreler ve semboller de kolektif bilincin önemli bir anahtarı olan ortak duygunun güçlenmesine hizmet eder. günümüzde siyasi ve ideolojik ihtiyaçları açısından devletin tabanı kontrol aygıtı haline gelmiştir. Ayasofya’da kılınacak namaz öncesinde hutbe okuyan zatın mimbere kılıçla çıkması ritüeli örneği gibi… toplumun küçücük de olsa bir kesiminde istanbul’u yeniden fethetme coşkusunu hissettirmiş midir? hissettirmiştir. Milli bayramlar, dini bayramlar, kurtuluş günleri, fetih günleri, kutsal geceler de ortak duyguyu güçlendiren ritüellerden, eğitimse araçlarındandır. Hayalindeki yönetim anlayışını kanıksatmak isteyen hükümetler de önceden beri süregelen milli bayramları çeşitli bahanelerle uygulamadan kaldırır alternatiflerini organize ederler. 23 Nisan Ulusal Çocuk Bayramı haftasında kutlu doğum haftası kutlamaları gibi. ne hikmetse Her yıl 10 gün öne kayan hicri takvim hiç edilip 23 Nisanı içine alan haftaya sabitlenmişti. Yeterki toplumsal hafızayı silmek istesinler!... düşünceleri ve eylemleri sürekli olarak dış baskılar tarafından yönlendirilen kamuoyu üzerindeki etkidir.

    tüm devrimciler de gelenek üzerindeki egemenlik mücadelesinde, kolektif bilinçle radikal bir dönüşüm sağlama yoluna gitmiştir. bu yolda kolektif bilinç Bireyin eğitilmesinde dış baskı aracı olarak kullanılır. Che Guevara da komünizmi inşa etmek için yeni ekonomik temel ve “yeni adam” yaratma ihtiyacı duymuş. Kişiler arası örgütsel sosyal kalıpları kökünden sökmüştür. Yine Atatürk de cumhuriyet’i kurduktan sonra hayalindeki ülke için halka yeni bir ortak bilinç kazandırmanın yeni enstrümanlarını-kurumların yapısını, eğitim sistemini değiştirirerek- geliştirmiş.

    Carl Jung ise bu kavramı bilinçdışı edinilen bilinç olarak şöyle tanımlamış: bireyin farkında olmadığı, kendiliğinden ama yine de o bireyin davranışları, arzuları ve dürtüleri üzerinde kontrol sağlayan mitolojik motifler, fikirler veya imgelerin kombinasyonları. Bu durumda da bireyin ‘neden’ yaptığını bilme farkına vararak bilinç kazanması mühim hale geliyor.

    Kolektif bilinç, kamuoyunda düşünceleri ve eylemleri sürekli olarak dış baskılarla yönlendiren bir etkidir. Bu nedenle ne izlediğinize, ne dinlediğinize ve ne okuduğunuza dikkat edin.
    #190266 esinti | 5 yıl önce (  4 yıl önce)
    2sosyoloji terimi