1. bu girdi ben askerden döndükten beridir bekliyor. paylaşsam mı paylaşmasam mı diye çok düşündüm hala daha da düşünüyorum. ancak bu yazacaklarımın askerlik görevini yapmış herkes tarafından bilindiği ve bir sır olmadığı için paylaşma kararını aldım.

    sorun1) nitelikli personel eksikliğinin oluşudur. hepimizin bildiği gibi ve davaları derken ordunun içini boşalttılar resmen. tasfiye olan bu personellerin yerlerini çok yüksek miktarlarda dış kaynak muvazzaf subay ve astsubay alımı ile doldular. yani bu kişilerin asıl mesleği askerlik değil, adam ya da kadın kpss'ye giriyor, yeterli puanı alıyor, spor ve sözlü mülakatı da geçerek 1.5 yıl sürecek olan subay ya da astsubay eğitimini tamamlıyor. bu personellerde sıkıntı da burada başlıyor. bu personellerin çok önemli bir kısmı vatan sevdalısı ya da askerlik mesleğini sevdiği için değil, ekonomik şartları sivil şatlarından daha iyi olduğu için seçiyor. adamın umrunda değil yani askerlikmiş, vatanmış...

    sorun2) fi tarihinden kalma prosedürler ve disiplin cezaları. personeller sorumluluk almaktan kaçıyor maalesef daha doğru bir şekilde ifade etmek gerekirse korkuyorlar. çünkü prosedürlere harfiyen uymazsan sicilin lekelenir ve ömrün boyunca adam akıllı koşulların olduğu bölgelerde görev yapamazsın. başka bir bölüğe işini halletmesi için süpürge mi verdin? tutanağı yaz imza attır. masa sandalye mi lazım oldu? tutanak tutmadan alamazsın. ayna kendiliğinden düşüp kırıldı mı? yaz tutanak... tutanak babam tutanak. bu işlerin böyle olması israfın önüne geçiyor orası ayrı ama sırf bu kağıt kürek işlerinden dolayı yapılması gereken işler uzadıkça uzuyor. velevki kendiliğinden düşüp kırılan ayna için tutanak tutulmadı sorumlu personel kimse sicili "devlet malına zarar vermek"ten lekeleniyor. peki bu kadar mı? tabiki hayır.

    terör ve sınır bölgelerini bilmiyorum ancak geri kalan bölgelerde askerler nöbet tutarken silahlarında mermi olmuyor. peki askeri bölgeye olası bir terör saldırısında ya da eli silahlı gözü dönmüş bir sarhoş v.b. durumlarda asker olaya nasıl müdahale edecek? nöbetçi asker nöbetçi çavuşu ya da onbaşıyı çağıracak durumu anlatacak. nöbetçi erbaş durumu nöbetçi subay ya da astsubaya bildirecek. bu nöbetçi subay ya da astsubay nöbetçi amirine gidecek durumu izah edecek. nöbetçi amir izin verirse yine aynı silsile yoluyla nöbetçi erbaş'a emir verilecek ve nöbetçi erbaşta, nöbetçinin silahına mermi verecek, bütün bunlar olurken o nöbetçi çavuş aynı zamanda ani müdahele mangasına da haber verecek. ölme eşşeği ölme... o sırada saldıran artık her ne boksa çoktan askere/askerlere yapacağını yaptı...

    demek istediğim umarım daha iyi anlaşılmıştır.

    sorun3) yetersiz koşullar. askeri birlikler tim>manga>takım>bölük>tabur>alay>tugay>tümen>kolordu>ordu>ordu grubu olarak en küçükten en büyüğe doğru sıralanır. tugaydan itibaren birliklerin başında paşalar olduğu için imkanları ve koşulları genelde iyidir. ancak alay ve daha alt gruptaki birliklerin hali... ben türkiye'nin okulunu saymazsak kendi sınıfının en büyük alayında görev yaptım. binalar 70'lerden kalma, ısınmıyor, havasız, suları içilmiyor, tesisatlar kötü, her gün tuvaletler tıkanıyor. yemekler dışarıdan geliyor, yemek demeye bin şahit ister (bir kere yemeğin içinden salyangoz çıkmıştı, kıl falan normal kalıyordu artık) 10 yıl önce koğuş yanmış geçici bir süre için yemek hanenin 4/3'ünü koğuşa çevirmişler askerler orada yatıyor. koğuşlarda duş yok, tuvalet yok. kışın insanın ciğerine işleyen o soğuğunda 50 metre ötedeki konteynır'a gidip duşunu yapıp tuvaletini yapıyorsun. yeni gelen askere bedeni kalmadığı için büyük kamuflaj veriliyor, 3 numara büyük bot veriliyor bazılarına küçük veriliyor. büyük ya da küçük kamuflaj bot alan asker şanslıysa devreleri ile değiş tokuş yaparak kendisine uygun kıyafeti alıyor olmayanlar ise bekledikçe bekliyor. yazarken içim daraldı lan. yeni celp dönemlerdinde alaylarında doktor olmadığı için başka alaylardan gelen çavuşlarla görüştüğümde durumun onlarda da pek farklı olmadığını gördüm. o ihtiyaç olmayan onca beton yığınına, anka parka yatırım yapılacağına bunlara yatırım yapsalardı sorunun büyük bir çoğunluğu çözülmüştü bile.

    sorun4) er ve erbaşlar yetersiz eğitiliyor. askerlik süresi 6 ay oldu, bedelli askerliği parası olan herkes yapıyor artık. bunun sonucunda asker sayısı azaldı. artık bir görevi 6 erin yapması gereken işi artık 4 hatta bazı birliklerde 2 kişi yapıyor. askelerin görev yükü aşırı artmış durumda. görev dediysem de aklınız başka yere gitmesin, mıntıkaya çıkacak, nöbet tutacak, sağı solu kazacak yani. bazı birliklerde askerler gündüz 2 gece 2 saat nöbet tutuyor. şimdi bu asker ne zaman birliğin gündelik işlerini halledecek ne zaman askeri eğitim alacak? zaten silah için mühimmat hakkı ya 3 ya 5. yahu ömründe 5 kere mermi yakmış adamla savaşa mı girilir? sırf bu işler aksamasın diye askerlerin yarısı intikale bile çıkmıyor, yani olası bir savaş durumunda asker olduda bir ormanlık alanda/arazide kaldı ya da bir yere intikal etmesi gerekti, ne bok yiyeceğini bilmiyor ki asker! bizim uzman çavuşların söylediğine göre jandarmada durum daha da vahim, mıntıkayı bile uzman erbaşlara yaptırmaya başlamışlar(uzman onbaşı, uzman çavuş)


    sorun5) askeriyede önemli olan işleyiş değil görüntüdür. bence en önemli sorun bu. bu sorunu daha anlaşılabilir olması için örnekleyerek anlatacağım. bir paşa ya da üst rütbeli başka bir komutan bir birliğe denetlemeye geleceğini en az bir ay önceden haber verir ve o birlike askerlerin hayatı zehir olmaya başlar. her yer sabunla yıkanır, ağaçlar yeşil boya ile boyanır, asfalttaki çatlaklar kapatılır. ranzalar, dolaplar, masalar, araçlar tamir edilir... ulan bunların yapılması için illa denetleme mi olması gerekiyor? normal gündelik işlerin arasına sıkıştırsan ve hazır hale getirsen bütün eksikleri zaten bu kargaşaya ihtiyaç kalmayacak. bir de denetlemeyi yapacak paşadan ya da başka bir personelden askerler kaçırılır. nedeni ise birlikteki askerler iyi eğitilmediği için denetleme sırasında "göte gelmeyelim" diyedir.

    hani türk ordusu daima hazırdı?

    iddia ediyorum amerika ordusunun imkanlarının 10/1'i tsk'da olsa dünya üzerinde bizim ordumuzla baş edebilecek bir tane ordu kalmaz. şu imkanlarla bile bu ordu dünyanın en caydırıcı ordularından birisi olan tsk'nın güzide personellerine şapka çıkarmamak elde değil! ordumuzda meğerse yıllardır şapkadan tavşan çıkarılıyormuş da biz bilmiyormuşuz.

    velhasıl, ordumuzun ciddi bir reforma ihtiyacı var. ne olur nasıl olur bilmiyorum bu kurmay subayların işi ancak bunun tamamiyle profesyonel orduya geçmekle olabileceğini düşünmekteyim.
    #278293 biri beni silksin | 3 yıl önce
    0kamu kurumu 
  2. eğer doğru anladıysam şapka kullanımını terk etmiş olan ordu.

    ben şahsen subaylarda şapkanın daha otoriter ve daha şık olduğunu düşünmekteyim. bere aynı duyguları vermiyor gibi.
    2kamu kurumu 
  3. şöyle enteresan bir oluşum;

    koğuş duvarında normal şartlarda içerdeki oksijen miktarının ve metrekarenin 26 kişiye yetecegi yazan bir levha var. komutan imzalı.

    acil durumlarda aynı koğuşta 38 kişi kalabilirmiş. imza komutan. kırmızıyla yazılmış.

    fakat biz aynı koğuşta 56 kişi kaldık. artık oksijen durumunu siz düşünün.

    hayır yani bari dalga geçer gibi o duvara ı levhayı asmayın lan.
    #93480 bideli | 7 yıl önce
    1kamu kurumu 
  4. eskiden bu ifadeyi duyunca beynimde "ordu" canlanırdı... şimdiyse bir zamanların bir "sigara markası" (hala satılıyor mu bilmem)

    bildiğin algım değişmiş, bunda emeği geçenlerin gözlerinden öperim.
    #124324 timoteus | 6 yıl önce
    0kamu kurumu 
  5. Milli savunma bakanlığı ile 15 şubat 2019 saat 17:00 a kadar başvurulabilecek ve akabinde memur alımı yapacak olan kamu kurumu
    #124357 tranecriss | 6 yıl önce
    0kamu kurumu 
  6. 17 kasım 2020 tarihinde 'de yayınlanan yönetmeliğe göre subay sınıfları aşağıdaki gibidir.

    -

    muharip sınıflar: Piyade, süvari, tank, topçu, hava savunma, kara havacılık, istihkâm, muhabere, istihbarat

    yardımcı sınıflar: Ulaştırma, ikmal, harita, bakım, mühimmat, personel, tabip, eczacı, diş tabibi, kimyager, veteriner, mühendis, askeri hâkim, hukuk, maliye, öğretmen, bando, sağlık, din işleri

    -

    muharip sınıflar: Deniz, deniz piyade, deniz istihkâm, istihbarat

    yardımcı sınıflar: İkmal, tabip, eczacı, diş tabibi, mühendis, askerî hâkim, hukuk, öğretmen, bando, sağlık, din işleri.

    -

    muharip sınıflar: Pilot, seyrüsefer, silah sistem, kontrol ihbar, hava trafik, istihbarat, uçak bakım, mühimmat ve mühimmat tahrip, piyade, istihkâm, muhabere, hava savunma

    yardımcı sınıflar: Ulaştırma, ikmal, personel, tabip, eczacı, diş tabibi, veteriner, mühendis, askerî hâkim, hukuk, maliye, öğretmen, bando, sağlık, din işleri
    #243879 laz ziya | 4 yıl önce
    0kamu kurumu 
  7. kuruluş tarihi m.ö 209'dur.
    0kamu kurumu 
  8. size bir sır vereyim mi?
    başkomutanı, recep tayyip erdoğan'dır.
    #124390 fly | 6 yıl önce
    0kamu kurumu