kulzos bilgi merkezi

modlog:

    başlık: "ülke ekonomisi"


    girdi:
    id: 12110

    içerik:
    ev ekonomisine benzer. yahut herkesin anlayabilmesi için evden örnek vererek açıklanabilir.

    öncelikle dış borç, devletin yahut özel sektörün yahut şahısların olsun, o evin öteki evlere olan borcudur. yani, devlet evin babası, evin çocukları da halk dersek, çocukların dışarıya, başka evlere borcu varken, babanın dışarıya borcunun olmaması durumu değiştirmez. borç, o evindir yine.

    peki dış borç nasıl oluşur?

    şimdi bir köy evi hayal edelim. çiftlik. ekiyorsun, biçiyorsun. kendi yiyeceğini içeceğini üretiyorsun. arada bir de dışarıdan gelen ziyaretçilerin oluyor. başka evlerden. onlar senin evinde kalmak için hem para ödüyorlar, hem de ürettiğin tarım ve hayvancılık ürünlerinden alıyorlar. o hayvanların derisinden ürettiğin paltodan alıyorlar. ama senin üretimin bundan ibaret. kendi kendine yetecek kadar gıda üretiyorsun, biraz tekstil, biraz turizm. fakat ailen yüksek standartlarda yaşamak istiyor. bu yüzden diğer evlerden araba alıyorsun, e arabalar su ile gitmiyor, yakıt da alıyorsun, teknoloji üretimin yetersiz, e bol bol teknoloji ürünü de alıyorsun. bazen bunu karşılamaya gücün yetmiyor. işte o noktada, krediyle çözüyorsun işi. dış borç oluşturuyorsun. bunu yapan baba olmuş, anne olmuş, çocuk olmuş, fark etmiyor. çünkü o o evin borcu.

    nasıl oluyor da evin içindeki kaynak bitiyor ve borç almaya geçiyorsun. diyelim ki senin evinde dolaşan 100,000 lira para var. bu para ister babada, ister annede, isterse çocuklarda olsun, bir şey değişmiyor. çünkü para aynı evin içinde dolaşırken paranın kimde olduğu önemsiz. ama sen evin içinde dolaşması gereken parayı başka evlerden aldıklarına harcayınca, evin içinde dolaşan para gün ve gün azalıyor. bir noktada bitiyor.

    bu durumda babanın seçenekleri sınırlı. eve kaynak sokması lazım. ilk çözüm özelleştirme dedikleri nane. baba evin içinde kendi işlettiği minik işletmeleri satmaya başlıyor. yetmezse, diğer ev halklarına gayrimenkul satışına izin veriyor. ne oluyor yani, evdeki eşyaları, evin arazisinin parçalarını, odalarını satarak kaynak yaratıyor. ev halkı mutlu. içeride para dolaşıyor. üretim yerine evdeki satışlarla kaynak sağlanmış, kimin umurunda.

    elbet bir gün, satılacaklar bitiyor. bu durumda ne yapıyor baba? evdekiler dışarıdan bol bol alışveriş yapmasınlar diye vergi oranlarını arttırıyor. diyor ki, az rahat durun amk! e babacım, sen alıştırmadın mı bu ev halkını üretmeden tüketmeye. noldu şimdi?

    dediğim gibi, ülke ekonomisi ev ekonomisi gibidir. anlamayanlara anlatanlar, biz ihracatı yüzde bilmem kaç arttırdık diye anlatırlar. peki ithalat? gelir gider dengesi? cari açık? onlar ne oldu? sen özelleştirme gelirlerini üretime değil günü kurtarmaya harcarsan, ondan sonra çocuklarının yastık altındaki parasına göz dikersin. yapma babacım. yapma.

    ülke ekonomisi için en basit model bu. ülkenin içinde dönen para artarsa, ülke kalkınır. bunu yapmanın yolu da güney kore gibi dünyaya bir şeyler satmayı başarabilmektir. ha bunun yerine en iyi yaptığın şey olan tarım ve hayvancılıkta ithal eden konumuna düşersen, turizmi baltalarsan, tekstili bitirirsen, satılacak mallar bittiğinde sen de bitersin.

    ülke ekonomisi, belediye yönetmeye benzemez. 80 yıllık cumhuriyet tarihinde yapılmayan cari açığın onlarca kat fazlasını 15 yılda yaparsan, elinde patlar.

    silinme sebebi:
    başlık uçmuş