2000'lerin başında ankara- tunalı hilmi caddesinde açılmış bir bardı. içki fiyatları talebe göre değişirdi. millet votka redbull söyler, biranın fiyatı düşünce ona abanırdı. "ha indi" derken içeceğinden fazlasını içerdin. enteresan, işleyen bir ticari fikirdi. erken saatte açık olduğunda gündüz vakti, o mekan için olmayacak paraya tekila içebilirdin. bira-tekila derken dışarıda güneş varken yamulurdun. yaşın tutumuyorsa bu saatler idealdi.
sonra ilgi patlayınca boku çıktı. birkaç büyük kavga yaşadı. paranın kokusunu alan başka bir grup mu çöktü ne oldu bilmiyorum, korumalar daha bir pavyon formatına evrildi. sonra korumasının kapıda adam vurduğu söylentileri geldi, kapandı.
sene 1988 falan olmalı. bahçede ablamla oynuyorken annem çağırdı. babam işten gelirken almıştı onu. ilk kez oynayışımız dün gibi aklımda. ablam, annem, babam ve ben. mutfak masasında yemekten sonra bütün gece oynamıştık onu. babaannem gavur icadı diye söylenmişti.
gri tipsiz kutusu için nice renkli hatıranın başlangıcıydı. o değil de sözlük 80'ler dizisi gibi oldu arkadaş...
Bazı tüccarların ve özellikle sarraflarla değerli kâğıt ve tahvil alışverişiyle uğraşanların alım satım ve değişim amacıyla devlet denetimi altında iş yaptıkları yer.
Örnek kullanım: Borsada istediği gibi oynuyordu fiyatlarla. (N. Cumalı)