Bir rivayete göre kendisi bir gece tabiri caizse alem yaparken tedbili mekan gezen padişah kapısını çalmış ve padişahın karşısına günlük kıyafetiyle çıkmıştır. Padişah kendisine bu ne hal diye sorunca "Asıl siz beni rahatsız ettiniz gece gece" dediği söylenmektedir. Padişah yanında Şeyhülislam Yahya efendi ile beraberken yarın divana gel diye kendisi hakkında ferman buyurmuştur. Divana gel demek o dönemler idam cezası olarak ön görülmüştür. Nefi o gece sabaha kadar padişahı öven ünlü Kasidelerinden birini yazıp idam cezasından kurtulmuştur.
İkinci bir olayda ise kendisi halkın karşısında hiciv yaparken çok yakın bir yere yıldırım düşmüş bu uğursuzluğun kendisi nedeniyle oluştuğu iddia edilerek hiciv yapması yasaklanmış ve hapse atılmıştır.
Hapiste günleri geçen Nef'i burda affedilmişken ve affedilme haberi zenci bir katip tarafından kendisine iletilmişken katibin ten rengini hicvederek "teninizin rengi kağıda damlamış" dediği için bu şansını da yitirmiş ve boğularak öldürülmüştür.
Siham-ı Kaza Türkçesi Kaza okları olan eseri ise babasını hicvettiği bir şiir olarak bilinmektedir.
Son olarak;
Tahir Efendi bana kelp demiş
İltifadı bu sözde zahirdir
Maliki mezhebim benim zira
İtikadımca kelp tahirdir.
Kelp köpek demek olup. Tahir efendi zamanın şeyhülislamlarındandır. Şafi mezhebine göre köpek necis ve pis olarak sayılmaktadır. Maliki mezhebine göre ise köpek temizdir.