kulzos

  1. 342
    Daha dün gibi buraya ilk gelişim. Birbirlerini uzun zamandır tanıyan insanlar vardı burda, daha doğrusu herkes birbirini tanıyor gibiydi. Derme çatma duvarları olan, parasızlıktan kapısı penceresi bile taktırılamamış mütevazı bir ev gibiydi. Sevdim burayı içindeki sığınmacılarla birlikte. Çünkü herkes bir şeylerden kaçıp da burada inzivaya çekilmiş gibiydi.

    Sonra zamanla kalabalıklaştı burası, elbirliğiyle kapıları, pencereleri, duvarları tamamlandı. Hatta çiçekler bile ekildi bahçesine. Artık mutfağında tarçınlı kek pişen gerçek bir yuva gibiydi burası. Ve ilginçtir ki bahçede hiç yabani ot da çıkmıyor.
    Bahçıvanlar çalışkan galiba.

    Edit: duygusal bir anımda yazdığım bu girdiyi yalakalık olarak değerlendirmiş bir yazar. Hem kızdım hem de üzüldüm doğrusu. Hayatımda ilk defa biri beni yalakalıkla yaftaladı. Çok şaşırdım. Nefret ettiğim bir şeyle itham edildiğime mi üzüleyim yoksa sadece öylesine söylenen güzel şeylerin çıkar ilişkisi olarak değerlendirilmesine mi? Karşılıksız sevgi, iyi niyet, nezaket ya da sadece duygularla hareket etme yok mu sizin hayatınızda. Çok yazık.

    Kimseye yalakalık yapmadım hayatım boyunca, yapmam, insanları kendinizle karıştırmayın lütfen.
    #91511 petra von kant | 2 ay önce - düzeltme: 2 ay önce
     
  2. tümünü göster