en azından türkiye'deki sözlüklerin atası, forum kültüründen sözlük kültürüne geçişteki ilk ve en büyük adım.
kendini yenileme noktasında hem çok kötü hamleler yaptı hem de kötü yönetildi. işin maddi boyutu korkunç bir noktaya ulaştığı için (2009'daki haber e göre aylık geliri 100 bin lira civarıymış) "sözlük kendi aramızda kalsın" demek olmuyor tabii. sedet yönetimi bunu 2009'a kadar kısmi olarak denemiş olsa da, sonraki dönemde illa ki büyümenin önünde duramayacaktı. yönetimin el değiştirmesine rağmen, amatörlükten kırılan adımlar atılması sebebiyle (halâ idari yapının sözlüğün içine sokulamaması, moderasyonun profesyonelleşememesi, reklam gelirine katkısı iyi olduğu için çoluk çocuğun yazdıklarının engellenmemesi gibi) inci sözlük denilen bok çukurunun yanında adı anılmaya başladı. buna üzülmem gerekirken kahkahalar atıyorum.
ayrıca, yazarlarını sanki nimetmiş gibi görüyor algısını yaratmaya çalışmak için oldukça geç kalan sözlüktür. hiçbir yönetimsel eleştirinin okunmadığı, hiçbir içerik değişikliğinin sorgulanmasına izin verilmediği, kullanıcı sözleşmesi değişikliklerinin bile el altından, habersizce yapıldığı bir ortamda bilginin değerini konuşmak, tabii ki, futbol maçı izlerken antonio vivaldi konuşmak kadar alakasız görünecektir.
klonlarının kendisine başkaldırıp kendisinin özündekilere benzer işler ortaya koymaya başladıkları bir internet ortamında, en azından adının bundan sonraki nesil tarafından unutulmasını odin'den diliyorum.