1. 1
    1943 yılının sonlarına doğru, philadelphia askeri limanında demirli olduğu iddia edilen amerikan savaş gemisi** de-173 uss eldridge'ın önce yeşil dumanlar içinde görünmez olması, ardından 600 km kadar açıkta (norfolk civarında olduğunu söyleyenler var) tekrar görünmesi ve birkaç dakika içinde buradan da kaybolması ve ilk yeri olan limanda aynı yeşil bulutlar içinde var olmasını öne süren, amerikan donanması kayıtlarında ise project rainbow olarak belirtilen bir deney olmasına karşın, uss eldridge ile ilgili hiçbir kaydın yer almamasının şüpheleri çığ gibi büyüttüğü, üzerine onlarca kitap ve birkaç kült film çekilmiş olan deneyin adıdır. deneyin varlığı da, yokluğu da ayrı bir dert aslında. eğer böyle bir deney hiçbir zaman yapılmadıysa, donanmaya, gönderen kısmı boş, içinde ise ufolarla ilgili bir kitabın satırlarının altı çizili ve 3 farklı yazara ait olduğu öne sürülen el yazısıyla eklemeler yapılmış halinin birkaç yıl boyunca araştırılması oldukça saçma görünüyor. kafanız karışmasın. elimden geldiğinde açık açık yazacağım. şimdiden kendi fikrimi de yazayım: ben böyle bir deneyin yapılmış olma ihtimalini makul buluyorum ama iddia edilen bütün ayrıntılarına inanmam mümkün değil.

    umarım korkunç uzunlukta bir girdi olmaz (girdiden sonra edit: oldu). fena halde ilgimi çekse de, izin günümü bu girdiyi yazma uğruna feda etmem (feda etti). çaylar, kahveler, çikolatalı kurabiyeler hazırsa, başlayalım, shall we?

    philadelphia deneyini açıklamak için birçok konuya değinmek, birbirleriyle ilişkili birçok kişiden bahsetmek gerekiyor. bu ayrıntılardan ilki, bu iddiayı ortaya atan kişi olan carlos miguel allende (ya da daha çok bilinen adıyla "carl allen"). bu kişi 1940'ların sonunda donanmada er olaak görev yapmış, philadelphia askeri limanı'nda uss eldridge'ın yeşil bulutlar saçarak ortadan kaybolmasını ve birkaç dakika sonra geri gelmesini gördüğünü yıllarca iddia etmiş zat. allende bu iddiasını söz konusu olaydan hemen sonra yapmıyor.

    1950'lerin sonlarına doğru morris ketchum jessup isimli yazarın the case for the ufo (sondaki kaynaklarda resmi de var) kitabı yayınlanıyor (kitabın ilk baskısı 1955'te yapılıyor). jessup aslında çöp bir yazar ama akademik geçmişi var (peru'da ve meksika'da kazılara katılmış, kendisini "astronom ve arkeolog" olarak tanımlayan birisi. hayatı da çok gariptir. başlığını açıp yazmak gerek aslında). bu kitap amerika'da çoksatan* oluyor. jessup'a artık "esrarengiz olayları araştıran adam" diyorlar. gene '50'lerin sonlarında doğru jessup donanma tarafından çağırılıyor. duruma anlam veremeyen jessup, araştırma yapması için donanmanın arşivine gönderiliyor ve neden çağırıldığı açıklanıyor kendisine: jessup'un bu kitabı donanmaya kapalı bir zarfta gönderilmiş. zarfın üzerinde gönderen kısmı boş, zarfın içindeki kitabın birçok satırının altı çizilmiş. ayrıca, kitabın sayfa boşluklarına çok sayıda not alınmış. bu notları tek kişinin yazmadığı, 3 farklı kişinin el yazısı olduğu da anlaşılıyor daha sonradan. söz konusu notlarda, dünya dışı varlıklardan yer değiştirmeye*, insanların aslında basit bir tür olduğundan uss eldridge'e ne olduğuna kadar gırla şey var. jessup zaten oldukça meraklı ve kendisini bilinmeyeni araştırmaya adamış bir insan olduğu için çalışmaya dört elle sarılıyor. jessup donanmanın arşiv bölümünde çalışırken, kendisine birkaç tane daha mektup geldiği biliniyor.

    jessup 1959'da dr. manson valentine adında bir dil profesörüyle buluşmak için sözleşiyor. valentine daha sonraki sorgusunda jessup'ın "kendisine çok önemli bir şey söylemesi gerektiğini" belirttiğini anlatıyor. jessup dr. valentine'la görüşmek üzere gittiği florida'da bir otoparkta, egzozuna (tdk'ya göre doğrusu buymuş) hortum bağlanmış ve hortumun diğer ucu şoför koltuğuna doğru verilmiş, bütün pencereleri kapalı aracının içinde karbonmonoksit zehirlenmesi sebebiyle ölüyor. intihar olduğu kayıtlara geçiyor. jessup'ın neler bulduğu, dr. valentine'a bu kadar önemli ne anlatacağı halen belirsiz.

    jessup'un mektuplarını araştırdığı kişinin carlos miguel allende olduğu ortaya çıkıyor ama allende ortada yok. sürekli eyalet değiştirdiği, mektupları küçük postanelerden donanmaya yolladığı söylentileri ayyuka çıkıyor. bulvar gazeteleri bu olayın dibine ateş attıkça harlanıyor. allende 1970'lere kadar uss eldridge'e neler olduğunu gördüğünü iddia etse de, bu tarihten sonra saklandığı (saklandığı sanılan) yerden çıkıp "gördüklerimin hepsi benim hayallerimdi. böyle bir şey hiçbir zaman gerçekleşmedi" diyor. ardından da charles berlitz'in ünlü the bermuda triangle'ı basılıyor (ilk baskısı 1973 sanırım. resmini en sonda verdim). uss eldridge'ın akibetiyle ilgili de bilgilerin de olduğu the bermuda triangle çoksatan oluyor (berlitz'in "ufocu" olarak tanınan "william l. moore" ile birlikte yazdıkları the philadelphia experiment: project invisibility kitabı da '70'lerin sonunda çıkıyor. onda da philadelphia deneyinin hiçbir zaman yapılmadığı, bütün olanların uzaylılar tarafından gerçkeleştirildiği gibi şeyler dile getiriliyor). o kadar boş bir kitap değil bu, albert einstein'a bağlanan birleşik alan teorisinin (unified field theory - uft) bütün bu olanları açıklayabileceğinden de bahsedilmiş.

    1990'ların sonuna doğru ise (1996 sanırım), uss eldridge'de görev yapmış ve halen sağ olan mürettebat ve 1943-44 arasında geminin kaptanlığını yapmış bill van allen açıklama yapıyorlar (nihayet be!): "böyle bir olay hiçbir zaman yaşanmadı ve hiçbir zaman philadelphia askeri limanına demirlemedik". böylece aslında yapılmadığı dile getirilen deneyin üzerine yapılan birkaç film ve gırla yarı-akademik makale (olayın üstüne bilimsel açıklamalar yapmaya çalışanlar olduğu için yarı-akademik olarak nitelendiriliyor) "sallıyorsunuz olm siz!" böğürtüleri eşliğinde tarihin unutulacak sayfaları arasına gömülüyor.

    bunca yazıp deneyin nasıl olduğunu allende'nin anlatımıyla sizlere aktarmadım. şimdi de olayın nasıl olduğunu, kardeşi tarafından "çok zeki bir çocuktu. kasabanın en yüksek iq'lu 2. çocuğu çıkmıştı ama 9. sınıfta okuldan atıldı" denilen carlos miguel allende tarafından görelim:

    "ben o zamanlar philadelphia askeri limanında bir askeri savaş gemisinde erdim. yanımızdaki gemi uss eldridge'ti: dönemin en iyi savaş gemisi olduğu söylendiği için gemideki işlerimi bitirdikten sonra kendisini izliyordum uzun uzun. bir gün gene gemiyi izlerken, gemiden önce mavi ışıklar çıktığını gördüm (elektrik akımı), sonra da yemyeşil bir duman bulutunun gemiyi hızla sardığını gördüm. kısa bir süre sonra bu bulut aralandı ve gemi ortadan yok oldu. ayakta uyuyakaldığımı düşündüm ama yerimden de kıpırdayamıyordum. birkaç dakika sonra geminin eski yerinden gene yemyeşil bir bulut tabakası daha yükselmeye başladı. gözlerimi kapatıp açtığımda gemi karşımda duruyordu ama garip bir şekilde: güvertesindeki askerlerin bazıları metal zemine batmış/yapışmış, belleri kırılmış, deforme olmuşlardı. iskeletleri görünenler bile vardı. korkunçtu. donanma bunu hep sakladı."

    biraz da öyküleştirerek yazmaya çalıştım ama allende'nin önce donanmaya, sonra da jessup'a gönderdiği mektuplarda yazdıkları hemen hemen böyle. girdinin sonunda mektuplarının da linkini de vereceğim. oradan da okuyabilirsiniz (kaynakça çok abartı oldu. mektupları da o kadar araştırmama rağmen bulamadım. birini bulabildim sadece, onu da buraya koyayım: 1 .

    birkaç oldukça uçuk teori ve yan hikaye de var. en hollywoodvari olanı ise şu: askeri limanın yakınlarındaki bir birahanede (taverna diyorlar) uss eldridge'in bazı askerleri içiyormuş. yeni gelen birkaç askerle münakaşa çıkmış ve kavga etmeye başlamışlar. birahanedeki diğer insanlar kavga eden askerlerin bir görünüp bir kaybolduklarını ama kavga etmeye devam ettiklerini görmüşler. kavga bitip askerler ayrılınca hepsi kusmaya başlamış. nerede olduklarını hatırlamadıklarını, neden kavga ettiklerini bilmediklerini söylemişler. henüz izleyemedim ama 1984 yapımı the philadelphia experiment filminde de bu sahneler var galiba. hollywood sever böyle şeyleri zaten.

    girdiyi yazabilmek için 20-30 sekme açtım, bilgisayarın ram'i "beni artık azad et" diye yalvarıyor. girdiyi burada bitireyim. ufo mevzuları ve uss eldridge'in başına geldiği öne sürülen olaylar yaklaşık 30-40 yıl boyunca amerikalılar'ın gökyüzüne baktıklarında huzur değil, korku duymalarına yol açmış. ama hem dönemin yetersiz bilimsel açıklamaları hem de halkın ilk bakışta akla yatkın olmayacak olaylara karşı müthiş ilgisi bu deneyin ve genel olarak ufoların ciddiyetsizlikle karşılanmasına neden olmuş. şu anda da durum bundan farklı değil açıkçası.

    kaynaklar ve incelenmelikler:

    1- deneyin wiki sayfası ("wiki yaae, ne bakcam" demeyin. bütün ayrıntıların güzel bir özeti mevcut)

    2- manhattan project wiki sayfası (philadelphia deneyinden hemen önce manhattan deneyi vardı. amerikan ordusu manhattan deneyi'nin gerçekleştiğini hiçbir zaman tam anlamıyla yalanlayamamıştır. zaten manhattan deneyi olmasaydı, philadelphia deneyi de olmayacaktı. bu yüzden manhattan deneyi önemli)

    3- morris ketchum jessup'ın yazdığı the case for the ufo (ilk baskı)

    4- project blue book wiki sayfası (philadelphia deneyi ile ilişkisi, ilk bakışta oldukça önemsiz gibi görünebilir ama öyle değil işte. amerikan hava kuvvetleri pilotlarının ufo karşılaşmalarıyla ilgili geniş bilgi var burada. jessup'a the case for the ufo'yu yazdıran önemli etkenlerden biri de bu proje)

    5- carlos miguel allende'ye farklı bir bakış (ipe sapa gelmez ayrıntılar var gibi görünüyor ilk bakışta. özellikle linkin sonları dikkatinizi çekebilir çünkü "donanma allende'ye bu kadar değer vererek büyük zaman harcadı" eleştirisinde kendi düşündüklerinize paralel fikirler bulabilirsiniz belki)

    6- charles berlitz'in ünlü the bermuda triangle 'ı (evet, bermuda şeytan üçgeni ile ilgili -bilimsel veriler hariç- en geniş açıklamalara sahip kitap olma değerini halen koruyor)

    7- joseph dunninger wiki sayfası (joseph dunninger bir sihirbaz. amerikan donanmasına dovsing (dowsing olarak da biliniyor) de denilen sudaki metalleri araştırma yöntemi ile yardımcı olmuş birisi. "philadelphia deneyi acaba gerçekten oldu mu?" diye kendisinin de düşünceleri mevcut. ilginizi çekerse araştırabilirsiniz)

    8- degaussing ships ("degaussing" ya da bizdeki adıyla degauss, bir manyetik alanı nötralize etmek demek. gauss sayısını da bulan carl friedrich gauss'un buluşlarından biri. uss eldridge'in yok olmasına verilen en mantıklı cevaplardan biri de bu. denizdeki mayınların (su mayını da deniyor) bulunması ve yok edilmesi degaussing ile mümkün olmuştu)

    9- quantum teleportation (zurnanın zırt dediği yer. ışınlanma bir gün mümkün olacaksa, kuantum teleportasyonu sayesinde olacak. geniş bilgiler var bu linkte. uss eldridge'in bu yöntemle yer değiştirmiş olmasını mümkün bulan bilim adamlarına da rastlamak mümkünken, bu link oldukça iş görecektir)

    10- the montauk project (x-men'i seviyorsanız, montauk projesi'ni de sevmemeniz için sebep yok. zamanda yolculuk, özel güçler kazanma gibi konulara kafayı taktıysanız, biraz da nefes almak için bu linke bakabilirsiniz)

    11- birleşik alan teorisi (einstein'ın başımıza açtığı işlerden biri. philadelphia deneyi ile ilgili bağlantılar da bulabilirsiniz ilgili linkte)

    12- safsata videosu (böyle "real philadelphia experiment, really!!!" şeklinde gırla video var. bu video, onlar arasındaki hem profesyonelce hazırlanılmış hem de hiçbir şey anlatmayanlarından biri. 2 saat boyunca konuşup zaten doğru düzgün somut kanıtı bulunmayan bir olay hakkında hiçbir şey anlatmamak gerçekten ahmakça. tıklayıp tıklamamak size kalmış. ben örnek olsun diye koyayım istedim. dikkat, 2 saat sürüyor)

    13- history channel belgeseli (tost makinesi çekim, evet ama temel kaynak olarak buradan faydalandım. size de izlemenizi öneririm. "böyle saçma şey mi olur?" diye araştırmamış adamlar, gemi kaptanını bulup konuşturmuşlar mesela. belgeseldeki "robert a. gorrman" isimli elemanı dikkatli dinlemenizi öneririm. kendisi kadar bu konuyu araştıran ve akademik bir kariyeri bulunmayan insan olduğunu sanmıyorum. söylediklerini bu açıdan çok önemli görüyorum)

    okurken siz de, benim araştırırken yaşadığım gibi, küçük de olsa bir aydınlanma yaşamışsınızdır umarım. olayın "güverteye yapışmış iskeletler" saçmalığında olmadığını savunmaya, böyle bir olayın askeri belgelerden kolaylıkla silinemeyeceğine karşı çıkmaya devam edeceğim ben. buraya kadar okuduysanız, iyi sabır varmış sizde de. teşekkür ederim.
    #72679 lake of the hell | 2 yıl önce