post traumatic stress disorder

  1. 1
    türkçesi "travma sonrası stres bozukluğu" olan, kısa hali ptsd olarak kullanılan bir çeşit mental hastalık.

    kişinin yaşamış olduğu ruhsal travmanın ardından ağır depresyona bağlı aşırı kaygı, olay anını tekrar yaşama, olay ile ilgili anıların sık sık tekrarlaması, uykusuzluk, kabuslar, yeniden aynı olayı yaşama korkusu, ufak gürültülere büyük tepkiler verme, çevreye ve sosyal yaşama karşı duyarsızlaşma, geleceğe ait beklentilerin yok olması gibi belirtilerle baş gösterir ve yaşam kalitesini yerlere çekebilir.

    genellikle yaşanan travmatik olayın devamında haftalar içerisinde düzeldiği söylenmektedir ancak bazı bünyelerde aylar hatta yıllar sürdüğü bilinmektedir. örneğin 80 yaşın üzerinde 2. dünya savaşı gazilerin bazıları halen bu hastalığın izlerini taşımaktadırlar.

    en sık hissedilen duygu ise "yaşadıklarımı kimse anlamayacak" kaygısıdır. ne yazık ki doğru bir önerme olduğunu düşünüyorum zira yaşananları aktardığım kişilerin büyük kısmı anlamak bir yana tepki dahi veremiyorlar. nasıl tepki verilir ben bile bilmezken, başkalarının ne demesini beklediğimi de bilmemek saçma evet, neyse... siz yine de anlatın, elbet anlayan çıkıyor. dilerim kimse yaşamasın...

    anti-depresanların ya da uyku haplarının kişiyi bitkiye çevirmekten öte bir iyileştirici etkisi bulunmadığını üzülerek belirtmek isterim. örneğin çorba kasesinin yanında duran kaşığın işlevini unutup dakikalarca "bu neden burada" diye düşünüp annemin sesiyle kendime gelmişliğim var. ilaçlar zihni bulandırmaktan öte yavaş yavaş iq düşürüyor kanaatindeyim. ayrıca yaşananları unutmaya çabalamak, görmezden gelmek de bir çare değil. bol bol hatırlamak ise olayı yeniden yaşamak anlamına geldiğinden gereksiz bir paradoksun içinde sürüklenme ihtimali de oldukça yüksek.

    meditasyon ve açık havada yürümek, doğaya karışmak iyi geliyor ancak yaşanan tedirginlik hissini tamamen yok etmiyor. yine de bundan 8 ay önce sokağa dahi çıkmaya çekinirken şimdi şehirler arası yolculuk yapabilecek öz güveni geri kazandığım için daha iyi olabilirim. ancak bir an çok iyi hissederken aniden anlık bir flashback ile bambaşka bir ruh haline bürünme durumu ise en can yakan kısmı. tamamıyla iyileşip topluma karışabilen insanları gördükçe içimi bir umut kaplıyor elbet. yarınlar güzel olmalı...
    #70400 the fool | 1 ay önce
     
    Keltox :
  1. Yarınlar güzel olacak.

    Önemli olan topluma karışabilmek. Bu yüzden insanı zombiye dönüştüren ilaçlar bana mantıklı gelmiyor.

    Yıllar önce okuduğum bir kitapta ptsd nin nedeninin zor durumda salgılanan yoğun endorfin hormonunun (hormon değil, enzim diyen de var) sinir sistemi üzerinde bıraktığı kalıcı hasar diye yazıyordu. eğer bilinç 'tamam, yolun sonu. Buraya kadarmış' olgusunu yakalarsa çekilecek muhtemel acıyı azaltmak için endorfin salgılıyormuş.

    Hatta kitapta aslandan kaçan antilop örneği vardı. Yakalanana kadar hoplaya zıplaya panik halinde kaçan antilop, yakalandıktan sonra daha sakin kalabiliyor diyordu.

    Son zamanlarda baktığım kaynaklar ptsd nin fizyolojik nedeninin bilinmediğini yazıyor.

    Yaşanan zorluk sırasında bir şeylerin kalıcı olarak değiştiği belli. Fakat insan vücudunun alternatif çözüm bulma konusunda gösterdiği yetenek yüksek. Eğer bir ihtiyaç fark ederse, ona uyum sağlayabilecek değişiklikleri gerçekleştiriyor. Ben vücudun bu özelliğine güveniyorum.

    Bir daha yürüyemez denen insanların pes etmeyip yürümesi gibi, üzerine varıp çalıştıkça vücudun alternatif bir yol bulacağına inanıyorum.

    Ne diyordum, yarınlar güzel olacak tabi ki. Vücuduna ve çok özel, sıradışı zihnine güveniyorum.
    *17465 | 1 ay önce