sesler ve küller

  1. 1
    behçet aysan 'a ait bir şiirdir. şiirden bir bölüm ezginin günlüğü grubu tarafından bestelenmiş ve grubun 1996 yılında yayımlanan ebruli isimli albümünde aynı adlı şarkıda kullanılmıştır. şiirden bazı dizeler "sesler ve küller" şarkısı dışında yine ezginin günlüğü'nün bir eflatun ölüm isimli şarkısında da kullanılmıştır.


    orada duruyorsun, fırtınalar tanığımdır
    terk edilmiş
    beyaz ve nazlı,

    yorgun bir hallacın
    attığı
    yünler
    gibi
    dokunaklı.

    git diyorlar gidiyorsun
    kal diyorlar

    ne bir ses
    ne bir şarkı.

    ey saçlarına ak kuşlar üşüştüren
    yüzünü peçesine saklamış

    ayın altında
    çam dalına asılan

    gümüş
    gölgesi

    göle düşmüş.

    kendine bıçaklar bileyen
    devrilmiş
    kağnı
    gibi
    yolda kalmış
    sevgilim.

    altın benekli
    fundalıklarda

    pusuya düşürülen

    geceleyin gözleri bağlı
    götürülen
    karaca.

    inilmedik ne bir deniz
    çıkılmadık ne bir dağ

    uğranmadık han
    bırakmayan

    yaralı koşma

    sevdalı
    im

    halkım, sevgilim.

    saz yok
    mızrap yok

    hep konmuş
    hem göçebe

    hem balık hem kuş
    hem ingin hem yokuş

    yanık otlar gibi
    kavrulmuş

    esmer ve yoksul.

    iner şafağın alacasında
    karıncalar ordusu
    şehre
    kenar
    mahallelerden
    yürüyerek
    ve trenlerle.

    su satan çocuklarıyla
    kapılarında vagonların

    çamaşırcı
    kadınlarıyla
    iner
    şehre
    sincan'dan
    iner mamak'tan

    battal gazi
    destanı ve
    kan kalesi

    ve kılıcıyla ali'nin

    mızraklı ilmihalle.

    yok başka bir cehennem
    yaşıyorsun işte

    ellerine
    bulaşmış

    kara incirin sütü
    ve kardeşinin

    kanı

    habil ile kabil'in.

    yaşıyorsun
    sarışın

    onurlu ve aşık

    karasevdalar
    içinde
    aydınlık.

    yok senin kayan bir yıldızın

    puslu
    sekendizin

    çolpanın
    görünmüyor.

    bu gökyüzü

    sana
    bana dar

    telli turnam uçamaz
    gelin kuşum konamaz.

    tel örgüyle
    çevrilmiş

    onlara
    mavi ve alabildiğine
    geniş.

    hasretin çırağı
    gurbetin

    kalfası

    ve aydınlıkların
    ustasısın

    sönünce
    mum
    sönünce
    çarağı

    karanlıklara
    çarpan

    pervanem.
    halkım
    sevgilim

    yanar
    güneşte etin kehribar

    bir üzüm
    çıngılı
    gibi.

    çıkrık iner
    çıkar

    çıkrık

    varılmaz

    dibi görülmedik
    korkuyum.

    süngerdedir
    vurgun yemiş

    tütün
    düzer
    inci
    gibi.

    karabük'te
    duman olur

    savrulur

    gıslavet'te işçi.

    yıllar yılı

    bilirim

    döne döne
    yıllar yılı

    aynı
    kitabı okur

    adı acılarbilgisi

    adı acılarbilgisi

    acılarbilgisi.
    #6588 sevgi deniz | 1 yıl önce
     
  2. tümünü göster