süper lig'in 14. haftasında deplasmanda kardemir karabükspor'u biraz önce 1-0 yenerek 24 puana ulaşmış izmir'in gururu.
berbat bir maç oynadık. özellikle ilk yarı hiçbir varlık gösteremedik; hatta kaleye tek şutumuz vardı. karabük bize bilenmiş, bu çok belli oluyordu. onların en büyük sıkıntısı ise, yetenekli oyuncularına topu atıp harikalar yaratmalarını beklemek. ilk yarı bu formül gazla çalıştı, ikinci yarı ise oyunun temposu düşünce, son 5 dakika hariç, varlık gösteremeyen bir karabük izledik.
maç boyu kaleyi tutan tek şutumuz gol =) maçın ilk yarısı, süper lig'te şu ana kadar oynadığımız en kötü futbolu oynadık. beto*'nun kurtardığı penaltı olmasa, ikinci yarıda iyice kontrolden çıkabilirdi maç. 1-0'a dua etmemiz lazım. kayseri deplasmanı da böyleydi ve 1-0 yenilmiştik. şimdi ödeşmiş olduk bence.
bahattin şimşek etliye sütlüye bulaşmayan bir hakem. ikinci yarıda andre poko ve gabriel torje'nin, sırasıyla halil ve selçuk'un bileklerine basmalarında uyudu. poko'ya sarı değil, kırmızı kart göstermeliydi. torje'nin pozisyonuna ise, faul bile çalmadı garip bir şekilde. adı süper olan ligin hakemleri böyle ne yazık ki. bunları yazınca "yenmişsiniz, halâ ağlıyorsunuz" diyenler olabilir. 1 saat sonraki derbinin ardından göreceğim sizi.
adım adım 30 puana doğru gidiyoruz. haftaya da malatya deplasmanı var. malatya'nın da karabük gibi oynayacağını düşünüyorum ama bu sefer, karabük maçındaki gibi ite kaka değil, baştan sona hak ederek kazanacağımızı umuyorum. bugün şanslıydık ama berbat hücum yaptığımız da unutulmamalı.