sen şişesinde boğulan sulardan çık, ben kovuklarında meşelenen mantar tıpası. tıpatıp aynısı, ikindi güzelliğinde patlayan çiçek tarlası, kıyılarını ve köşelerini özlediğim zaman, her ağustos biraz daha artar sancısı.
biz kimseyi sevmedik bir başkası diye. kimse kırılmadı kalpten. bulutlar gömdük toprağa gözlerimizle, bir şimşek bile çakmadık, gürültü yapmadık. bileklerimden kanayan bir kaç hatıra, üstelik kendime anlattığım yalanlara inandığım kadar saf şeyler. keşke birimiz ölseydide öteki yas tutsaydı. sen gömdüğüm bulutlarda yüz. ben sundurmanın altında iki duman nefes.