1. istanbul'da üst üste oynadığı 2 deplasmanda 1 galibiyet, 1 mağlubiyet alarak yerinde saymış olan izmir'in gururu.

    yoldaş 'un formsuzluğu, kadronun bazı mevkilerdeki alternatifsizlik, büyük ihtimalle yaz kampından sonra takımın taktik antrenmanların üzerine pek düşmemesi (bu yüzden maç maç, rakip rakip ilerleyemiyoruz, hep aynı oyunu oynuyoruz) ve genel anlamdaki defansif beceriksizlikler nedeniyle 13 maçta 21 puan toplayabildik. en az 6 puan daha alabilirdik rahatlıkla. ligin ocak ayı arasından önceki 3 maçta 3 galibiyet alması gerek bu takımın normal şartlarda ama özellikle sakatlar ve orta saha rotasyonsuzluğu da kadroyu kurmanın içine sıçıyor. yoldaş'ı gene de eleştireceğim çünkü ne hatalarından ders alıyor ne de hatalarından geri dönme imkanı varken "evet ya, bunu yapayım ki, kanayan yarayı durdurayım" diyebiliyor. sanırım kendi doğrularının yanlışlandığını gördüğünde, ilk baştaki plandan geri dönmeyi bir çeşit acizlik olarak görüyor. bu yüzden sabit fikirli ve ön yargılı diyorum. ayrıca teknoloji cehaletinin de artık yaşından ileri geldiğini düşünmek istiyorum. eğer bu cehalet bilinçli kararlarından ileri geliyorsa, durum ön yargısından daha beter bir halde ve daha önce de yazdığım gibi, kulübü bilen birilerinin henüz çok geç olmadan hocanın kulağına bir şeyler fısıldaması gerekiyor demektir.

    beşiktaş maçındaki 4-2'lik galibiyetin anahtarı, kaos futbolu ve orta sahada rakibi oynatmamak, sürekli baskı yaparak defanstan oyun kurmalarına onları zorlamaktı. zaten bence ligin en kötü 3-5 defans hattından biri kendisinde olan rakip, topu iyice geriden kurmaya çalıştıkça da sıçacaktı. tek sorun, bizim defansif hataları maçın hemen başında üst üste yapmamız ve rakibe psikolojik üstünlük vermemizdi. bundan sonra biraz zor döndü oyun ama döneceği çok belliydi. ben 80 dakika maçı "illa ki kazanacağız" diyerek izledim mesela. ancak, bugünkü başakşehir maçı bambaşka bir ortama dönüştü çünkü , benim bile stajyer hoca demeyeceğim özelliklere sahip, ileride milli takım teknik direktörü olabilecek çapa gelecek, değerli bir hoca. oyuncularına şunları demiş, ki hem beşiktaş maçını hem de daha önce rezil oynadığımız antep, samsun ve eyüp maçlarını izlediğini buradan anlıyoruz:

    1- "göztepe geriden oyun kurmayı seviyor. 'in ayakları bok gibi ama top onunla illa ki buluşacak. onu adam adama alacaksınız ama çok yakından değil. dennis topu alsın, çevresinde dönerken ve pas vereceği hücum adamlarını ararken, zaten olmayan hızını kullanmaya çalışacak ve bu sırada basacaksınız ona. top kaybı yaparsa, zaten defansı ağır olan göztepe'ye ilk golü rahatlıkla atarsınız": maçın 3. golü böyle geldi. öncesinde de dennis, aynı çağdaş hocanın taktiğindeki gibi, 2 kere berbat yerlerde top kayıpları yaptı ve pozisyonlar yedik. 3.'de deniz türüç saçma sapan bir vuruşla cezası kesti, çağdaş hoca haklı çıktı. bizim yoldaş ise, dennis'i 2 top kaybında bile uyarmadı, ayağında top gevelememesi gerektiğini düşünebildiyse bile oyuncusuna bunu söylemedi. en azından "sefiller" victor hugo'ya dennis'e daha yakın oynamasını ve onu bu baskıdan kurtarmasını söyleyebilirdi. dennis topu her alıp hücuma yüzünü dönmeye çalıştığında victor hugo ondan en az 20 metre ilerideydi. yani, yoldaş çağdaş hocanın dennis taktiğine bile isteye, göz göre göre düştü.

    2- "'i ile adam adama eşleştirecekler. heliton çok geniş bir adam ama havadan o kadar iyi değil, topları öldüremiyor yere inerken. piatek önce itiş kakışla biraz faul alacak, heliton'u hakemin gözünde bitirecek. heliton biraz çekimser kaldığında da, topu indirip pas vermek yerine, kendisi oynayacak. böylece tehlikeli pozisyonlar bulacağız. ayrıca, kornerlerde de adam adama savunma yapmıyorlar, alan savunmasına dönüyorlar. piatek'le birlikte 3 oyuncunun (büyük ihtimalle bunlar , ve 'ydi) ceza sahasının neredeyse dışında bekleyip korner kullanıldığında kaleciye doğru amansızca koşmalarını istiyorum. topa bakmayın bile, sadece koşun. afallayacak ve hataya zorlanacaklar. bu olduğunda top önünüzde kalacak ve kolay gol atabilir hale geleceksiniz": 2 kere oldu bu ve aslında maçı kıran da bu kornerlerde yediğimiz aptalca gollerdi. karbon kopya şeklinde 2 gol yedik böylece ve piatek'in 2. golünde top ona sadece çarptı ve kaleye girdi; aynı çağdaş hocanın düşündüğü gibi. bu sırada, en kötü maçlarından birini oynayan, pozisyon alması sıkıntılı korkunç hatalar yaptı ve adeta rakibin bu 3 atlısına yardım etti. tamamen aynı 2 korner golünü kısa sürede yemiş olan takımın biraz toparlanması için süre ve kenardan destek gerekir. bizim yoldaş hiçbir şey yapmadı. ben 30. dakikada 3 değişiklik falan bekliyordum ama hoca çoktan devre arasına gitmiş kafasıyla kenardan sahaya bakıyordu.

    3- "rakip eğer biraz çaresiz hissederse, bize doğru uzun top oynayacak. ba ve opoku bu topları ezer ama ezemezlerse diye sağ ve sol beklerin de onlara yardıma gelmesini istiyorum. bırakın kenarlar boş kalsın. zaten göztepe sağ ve sol beklerinin çizgiye inmesini isteyene kadar siz gene eski pozisyonlarınıza dönersiniz. ilk savuşturulması gereken bu hava topları olacak": bu da işledi çünkü maç henüz 10 dakikada 2-0, 37 dakikada da 3-0'a gelmeden önce de saçma sapan uzun top oynayıp ba ve opoku'yu ligin hava topu kazanma liderleri yapmaya çalıştık. opoku 5'te 4, ba da 10'da 5 hava topu kazanmış maç boyu. bizim ve 'un toplamı ise 17'de 4'te kalmış (%25'ten bile az demektir bu. adamların eşleştikleri savunmacılar %50'nin altına düşmemiş. yani, yemiş, bitirmişler bizimkileri). bu hava topu mevzusunun cortlayacağını ben maçtan önce arkadaşlara söylemiştim. "ba ve opoku çok yüksek iq'lu değiller ve havadan top geçirmiyorlar. belki de rakibin defans hattının tek iyi yapabildiği iş bu. umarım yoldaş sürekli hava topu attırmaz bizimkilere" demiştim ve maç 4-0 olduktan sonra bile aynı hazin hikayeyi izledik de, izledik. yoldaş'ın ön yargılı olduğunun net örneklerinden biriydi bu. sonraki maçlardaki rakiplerimiz doğrudan bu saçmalığı analiz edecektir.

    beşiktaş galibiyetinden hemen sonraki 1 deplasman galibiyeti bizi izmir'e nefis yollayacaktı. şimdi ise, beklenen ölçüde puan alıp beklenmeyen ölçüde büyük bir moral bozukluğu ile dönüyoruz. bu 3 haftada ads, hatay ve rize ile oynayacağız. yoldaş'ın kadroda revizyon mu, rotasyon mu; ne bok yapacaksa bir an önce yapması gerekiyor. öncelikle kendi hatalarını görmeli ama o kısmı es geçiyorum. bokele'nin yedeğe ve hatta ilk 18'den uzağa bir yere çekilmesi ile yerine ligin başında müthiş hazır görünmüş 'in gelmesi gerek. yer yer aksıyor ama o durum yanındaki bekle ilgili. de, da bu ligin futbolcuları değil. taha oynayabildiği kadar oynayacak. aynı durum için de geçerli. mental açıdan baya berbat bir oyuncu. her ne kadar "attacking full back" olarak bizi gururlandırıyor olsa da, köybaşı'nın süre bulması gerekecek. dennis'in de biraz kızağa çekilmesi gerek ama yerine oynayabilecek da, da sakat. , beşiktaş maçında penaltı verilmesi gereken ama korner verilen pozisyonda çapraz bağlarını kopardı ve sezonu kapattı. yerine victor hugo oynuyor işte. belki oraya çekilebilir ama bilmiyorum. başka dmc oynayabilecek tek oyuncu . fena da görünmedi bugün oyunu girdikten sonra. tsubasamız ise, halâ ülkeye de, deplasman şehirlerine de, yoldaş'ın oyun sistemine de alışamadı. her maç yedek başlamalı bence. romulo ve juan'ın performansları düşüşte. hele romulo yokları oynuyor ama sahada kalmasını önemsiyor hoca sanırım. ise, "chelsea'den geldim ben" havasına çok kolay kapılabilecek bir profil. ilk 11 çıkmaması gerek ama elimizde başka forvet olmadığı için mecbur kesik yemesi gereken biri varsa, yerine 11'de olacak.

    yoldaş'ın bir an önce kendisini toplaması, her maç sonunda artık ezbere söylediği "genciz biz" masalını bırakıp hatalarının sonuçlarını görmeye ve hatalarını çözmeye uğraşması gerek. bunu tek başına yapabileceğini sanmıyorum ben. bu yüzden de hocaya güvenim eksilere inmiş durumda antep maçından beri. gene de, bu kadar berbat performanslar gösteren takımın ligin tepesini zorluyor bir halde olması, gelecek için umut vermeye devam ediyor bana. umarım ocak ayı arasına 3'te 3'le girereiz, zirveden kopmayız çünkü bizi neredeyse 60 yıldır (tam olarak 57 yıldır) bekleyen bir atletico madrid var ufukta halâ.

    #292470 lake of the hell | 4 ay önce (  4 ay önce)
    0spor kulübü