geçen sezonu tff 1. lig 2.'si olarak tamamlayıp sözüm ona süper lig'e yükselmiş olan izmir'in gururu.
transfer sezonunu bombok geçiriyoruz ve ne rasmus ankersen'in ne de mehmet sepil'in anlattıklarına inanıyoruz artık. southampton fc'nin de lig yükselmesi ve bu yüzden kasasının deli gibi parayla dolmasını kullanabiliriz belki. en az 5 oyuncunun bize kiralanacağından eminim ben. özellikle asya'daki 20-24 yaş aralığında oyuncuları alıp alıp bize yollayacaklar. ayrıca ülke içindeki piyasada da trabzon'un paul onuachu sevdası yüzünden en az 2 yerli oyuncuyu belki de maaşlarını bile biz ödemeden alabileceğiz (taha altıkardeş'i de böyle kadroya katmıştık geçen sezon). böyle anlatınca maddi açıdan yılarca sürdürülebilecek bir yapıyı henüz şimdiden kurmuşuz gibi görünüyor ama ülkenin en büyük 3. şehrinin en büyük spor kulübü başarı olmadan sadece ve sadece sürdürülebilirlikle devam ederse taraftarını üzer; başka da bi' bok olmaz. onu başakşehir, altınordu falan yapsın. bize başarı, avrupa, lig'te ilk 3 falan lazım.
slovenya kampı her ne kadar yoldaş stanimir stoilov'a göre nefis geçiyor olsa da, hazırlık maçları korkunç geçti bence. kubilay kanatsızkuş'un kendisini geliştirmesine sevinmekle üzülmek arasında kaldım ben. charlton ve fehervar'ı yenememek, championship'in orta sıra takımı luton town'ı ite kaka da olsa yenmek iyi görünmedi. yarın hırvat bilmem kaçıncısıyla son maçı yapıp perşembe de izmir'e dönecek takım. luton maçındaki gollerimiz müthiş olsa da kaleci eksikliği, defans uyumsuzluğu ve orta sahanın üreten değil, sadece sert olması kafamızı çok karıştırmış durumda. transferleri ayrıca yazayım aşağıda ama sol bek ile sağ bekte sorun yaşayacağımızı sanmıyorum. stoper takviyesi olacak bence ama şu haliyle de uzun süreli sakatlık olmazsa ligi götürecek bi' 5 kişi var orada. yoldaş geçen sezonki kurguyu tamamen 5'li savunmaya çekmiş halde. kanat beklerinin içeri giren oyun yapılarından dolayı, top her bizde olduğunda 2 tane 8 numara ve 2 tane 6 numara varmış gibi oynayacağımızdan eminim. kanat bekleri içeriye çok sık girip ara pası ve uzun top atmayı kovalayacakları için pır pır kanat ya da ayıboğan santrafor ihtiyacımız hat safhada. romulo cardoso ve kubilay'la olmaz o iş. romulo bitirici vuruşlara slovenya'da baya çalışıyor belli ki. luton'a attığı gol baya üst düzey forvet işiydi ama fiziği halen berbat halde. ligde kendisine omuz atıp ayağından top alamayacak stopere sahip olmayan takım yok bence şu anda. neyse, transferler geçeyim:
- Djalma Antonio da Silva Filho (djalma silva): temmuz'un ilk günü ael limassol'dan bonservissiz satın alınan sol bek. eylül'de 30 yaşında olacak, 1+1 sözleşmesi var bizde. yıllık 250-500 bin euro civarında alacağını okuduk, duyduk. limassol'da kanat bekinden ziyade sol açık oynamışlığı çok. baya takımı da sahipleniyormuş gibi bir görüntüsü varmış orada. tekniği iyi, hızı meh, sık sık ara pası denemesi güzel. sürekli kanattan akmayan, içeriye kat edip özellikle orta saha kurgusunda rakibi bozan bir oyuncu bu. zaten geçen yıl da ismail köybaşı üzerinden oyun kurduğumuz için yoldaş burayı aynı tip bir oyuncuyla güçlendirmek istemiş gibi duruyor. djlama'nın slovenya'daki hali de iyiydi. duran topları da ona kullandırıyorlardı. kubilay'la uyumu iyiydi ama hızlı bir forvetle nasıl anlaşır, bilinmiyor henüz.
- nazım sangare: 30 yaşındaki sağ bek. karagümrük'ten bedelsiz olarak kadroya kattık. sözleşmesi djalma gibi 1+1. 2021-22 sezonunda fenerbahçe ile iyi bir performans ortaya koyduktan sonraki çapraz bağ sakatlığı onu baya geriye attı. sonraki 2 sezonda sadece 4 maç oynaması, geçen sezon karagümrük'te öyle ya da böyle 25 maça çıkmış olması baya sıkıntılı bence. transferi açıklandığında "hastre" diyen çok tribündaş vardı. haberi çıktığında bile "umarım olmaz" diyorduk ama oldu. ogün bayrak'ın bu ligin topçusu olmadığını biliyoruz ama nazım da bu ligin topçusu olduğunu unutmuş durumdaydı. slovenya kampında yoldaş onu her zaman 11 başlattı. belli ki güveniyor ve kampı da iyi geçirdiğini gözlemliyor. çizgi beki olarak iyi olabilir ama rotasyonda kalması içimizi rahatlatacak. kendisinin iş ahlâkından eminim ama vücudunun artık bittiğini düşünüyorum. sezon boyunca 3-4 gol yedirmekten fazlasını çektirmezse bize, kendisini iyi anarız. gene de, ogün'ün iyi hali ile kendisinin kötü halini dengeleyerek sağ bekte büyük bir sorun yaşayacağımızı düşünmüyorum.
- ekrem kılıçarslan: geçen sene tam da bu günlerde sözleşmesini feshettiğimiz kaleciydi. 6 ay kadar kendisine kulüp bulamamış, 11 ocak'ta keçiören'le anlaşmıştı. gene aldık. sözleşmesi 1+1 gene. büyük tartışma yarattı. özellikle mateuszs lis'in transferinin yılan hikayesine dönmesinin alternatifi olarak kadroyu katıldığını düşünüyorum. maaşı da azdır zaten ve göztepe'yi de biliyor. tek artıları bu. facia yan top performansı, karşı karşıya pozisyonlarda açı kapatma zaafı ve kalenin köşelerine uçamama sıkıntılarını 1 sezon boyunca izlemiştik. yoldaş'ın arda özçimen'i as kaleci olarak düşündüğü de medyaya servis edildi ama buna da inanmıyorum ben. arda, ali artuner'den sonra altyapıdan yetiştirdiğimiz her kaleci gibi potansiyelini yakalayamamış olan evlatlarımızdan biri olarak kalacak. rotasyon olabilir ekrem, arda sakatlanırsa diye kadroda tutulabilir. ekrem'in 3. kaleci olarak alınmasına bile fena sinirliyiz halâ çünkü neler yapabileceğini biliyoruz.
- koray günter: 2 hafta sonra 30 yaşına basacak olan stoper. verona'dan kiralık geldi. galatasaray dortmund'dan kendisini bonservisiyle satın aldığından sonra kariyeri kötü gidiyor bence. diz sakatlığını atlattıktan sonra genoa ve sampdoria yapabilmesi önemli ama çok yönlülüğünü kaybettiğini düşünüyorum ben. pozisyonlar arası geçişi vardı eskiden ve sağ bek-ön libero arasında konuşlanabilen bir stoper olarak müthiş bir potansiyel vaad ediyordu. şimdilerde ise klasik bir italyan stoperinden fazlası değil. gene de rotasyon açısından iyi bir hamle olduğunu düşünüyorum. heliton ve taha ile birlikte oynayan 3. stoper olamayacak bence ama gene de 3. stoperi yedekleyebilecek iyi bir türk alternatif kendisi. verona'ya kiralık ücreti ödenmedi diye biliyorum.
- isaac solet: 21 yaşındaki afrikalı cılız ön libero. yoldaş'ın bulgaristan'ı göztepe'ye taşıma macerasının bir halkası belki de. slavia sofia'dan satın alma opsiyonuyla birlikte kiralandı. stoper oynayabilse de, bulgristan'da 4-4-2 ya da 4-3-3'ün ön liberosu olarak çakılı oynuyordu gerçekte. geçen yıl yoldaş'ın adeta şapkadan tavşan çıkardığı anthony dennis'in yedeği olabilir. ikisi de benzer oyuncular ama solet biraz daha hızlı ve ne yaptığını dennis'in dengesizliğine göre daha iyi gösterebiliyor. bulgarlardaki kontratı 2026'da bitecek. bizde iyi oynarsa, seneye yazın alırız diye düşünmüş olabilirler, ki romulo'yu da böyle aldık zaten. biraz kapalı kutu ama çok riskli görünmüyor şimdilik.
bitmiş transferler bunlar. gönderilenler arasında ise; adeta kulübü maaşıyla sömürmüş olan mame diouf, birkaç maç dışında hiçbir şey gösteremeyen fıratcan üzüm, köybaşı'nın kariyer performansını vermesi nedeniyle formayı alamadığı için morali bozulan yunus emre gedik, iyi bir alt lig stoperi olmaya birkaç yıl daha devam edecek tarkan serbest ve kendisinin potansiyeli halâ iyi bir durumda olan kenneth obinna mamah var. hepsinin gönderilmesi doğruydu. ama köybaşı ile sözleşme imzalanıp atınç nukan'ın gönderilmesi içime oturdu benim. bandırma ile anlaştı hemen zaten. kadroda tutulabilirdi 1 yıl daha. en azından koray-atınç yedek stoper hattı da güven verirdi bize.
girdinin başında bahsettiğim southampton'ın bize paslayacağı asyalı gencolar ve trabzon'dan gelecek en az 2 oyuncu haricinde, özellikle istanbul takımlarının kadrolarında oynatamayacakları yabancıları bize önerdiklerini okuyoruz her gün. bir de sekou mara var. pır pır forvet olarak southampton'ın 2 sezon önce 12 milyon euro bonservisle bordeaux'dan aldığı, halâ 22 yaşında olan senegal uyruklu fransızla 1 aydır ilgileniyoruz. lis ile de aynı durumda ama lis'i özellikle fransa'dan isteyen çok sayıda kulüp olduğunu da biliyoruz. bonservisiyle satılmazsa izmir'i seçebilir gene kiralık olarak. 10 numara pozisyonunda da yalçın kayan'a bel bağlamayacağımızı, david tijanic'i ve ramon pascal lundqvist'i de rotasyonda düşünmeyeceksek gönderilmeleri gerektiğini biliyoruz. asyalı gencoların 2'si 10 numara zaten. belki de antrenmanlarda görüp maçlarda pek görmediğimiz lundqvist ve tijanic kendilerine kulüp arıyordur, bilmiyorum. her mevkiye en az 1 transfer geleceğinden eminim ben.
bombok bir fikstürle başlayıp ağustos sıcağında önce antalya, ardından alanya ile deplasmanda oynayacak olmamız korkunç. arada da avrupa macerasındaki durumuna göre bize kaldırıp gelmiş olmamasını umduğumuz bir fener maçı var gürsel aksel spor ve sağlıklı yaşam merkezi'nde. 5. haftayı bay geçmemiz de kötü çünkü ilk 4 haftada 1 puan almış olarak bu araya girersek, eylül ayına baya kötü bir psikolojiyle girmiş olacağız takım olarak. sıcaktan etkilenmememize bağlı olarak antalya ve alanya'yı yenersek, o zaman ocak'a kadar yapılan ve yapılmayan transferler pek umrumuzda olmaz. 100. doğum gününde avrupa vizesi almış bir göztepe bekliyorum ben ama bu kadro yapılanması ile küme düşmemek ilk ve gerçekçi hedef gibi görünüyor şimdilik. yeni formalar da 1650 liradan satışa çıkarak "oeh" dedirtti. kırmızı damalı gibi olan forma hariç, 2 forma da berbat dizayna sahip. 4. sürpriz formanın ocak ayında satışa sunulacağı söylendi, ki hepimiz bunun 100. yıl forması olacağını ve çubuklu olacağını biliyoruz. 2500 lira da olsa onu almak gerek.