1. Ürettikleri politikaları milli-gayri milli çizgisi ve salt güvenlik eksenine oturtmuşLardır.

    Ellerine fırsat geçse Mussolini faşizmiyle kuzey Kore diktası arası bir yönetim sergileyebilirler çünkü kendileri dışında herkes vatan hainidir.

    Bu aşırı güvenlik paradoksu Nereden gelmektedir diye soracak olursak, Türkiye'deki İslamcılığın yükselişi karşısında Cumhuriyet kazanımlarının kaybedileceği korkusu ve bürokrasideki seküler düşünceye sahip Kemalist veya Kemalizme yakın insanların tasfiyeye uğratılacağı paniğidir. bu iki ana sebep etrafında muhafazakâr bir eksene kaymışlardır.

    söylemleri de x'i size yaptırmayacağız, x'i size sattırmayacağız türünde olmuştur; savunmada kalırken atak yapacakları politikalar üretememişlerdir.

    Fakat bir şeyi engelleyememişler korktuları her şey başlarına gelmiştir. Şimdi bu ekibin sıkıntısı Kemalizme yük olmak dışında başka bir şey değildir çünkü Kemalist düşünce devlet kurumlarından tamamen silinmiştir buna rağmen hâlâ koruyacak bir şeyleri kalmış davranmaktadırlar.

    Atatürkçü Düşünce bugün halktadır ve muhalefete inmiştir, bu arkadaşların bunu anlayıp boş Hamasi nutuk atmak yerine tıpkı zamanında ahmet Taner Kışlalı, Doğan Avcıoğlu, Mümtaz Soysal, niyazi berkes, Bülent Ecevit'in yaptığı gibi Kemalist düşünceyi beslemenin yollarını aramaları lazımdır.

    Ulusalcılık bitmiştir boşuna üzerinde inat edilmemelidir.
    #282303 migfer tokmakel | 2 yıl önce (  2 yıl önce)
    0düşünce akımı