hayaldi, gerçek oldu. ama hayal ettiğimiz gibi bir gerçek ortaya çıkmadı ne yazık ki. ve eğer kadro dışı bırakılmaya devam edilecek idiyse, gitmesi kalmasından çok çok daha iyi bir seçenek. hem kendisi için, hem de fenerbahçe için. ve öyle de oldu. kendisi de kariyeri değil, istanbul'da kalıp para kazanmaya devam etmeyi seçti gibi duruyor.
özil'in geçmişi tartışılmaz. kimsenin haddi değil. fener kariyeri ise her şeye rağmen o kadar kötü geçmedi. ancak o varken geçmişinde nani ve rvp gibi yıldızlarla sorun yaşamış, çin'de hulk ile sorun yaşamış, vitor'u başa getirmek soruna davetiye çıkarmakla eş anlamlı idi. vitor basın önünde mesut bizim kaptanımız derken, arka planda "fake star" demeyi ihmal etmiyordu. öyle ya da böyle vitor gittikten sonra da mesut takımın kralı olarak görülmedi. yani bir takım afişlerde ronaldo ve messi'nin yanında fotoğrafı yer alan, sosyal medya'da takipçi sayısı dört büyüklerin toplam takipçi sayısından fazla olan mesut, kendisine farklı davranılmasını arzuluyordu. ama takımın başındaki isimler aynı düşüncede olmadı hiç. emre hariç.
mesut, eski on numaralar arasında en iyilerden birisi. ve belki de son örneği. artık yeni on numaralar mesut gibi değiller. takımda mesut gibi bir on numara var ise, takımı da ona göre dizayn etmek gerekiyor. tahtaya önce onun adını yazmak ve etrafını donatmak gerekiyor. önüne, sağına, soluna, mesut'un paslarını içeri atabilecek adamlar koymak gerekiyor. arkasına, mesut'un arkasını toparlayacak adamlar koymak gerekiyor. tüm bunları sağladığınızda ise mesut, mesut oluyor. ama modern futbolda artık böyle bir dünya yok. çünkü hiçbir takım artık tek bir adama odaklanarak takım kuramaz. kuracak olur ise, o adamın sakatlanması durumunda ortada kalır.
öyle ya da böyle, fener'den bir mesut geçti. ne taraftarın ne de onun hayal ettiği gibi de olmadı. dilerim bundan sonrası kendisi için daha iyi olur. ali koç'un da dediği gibi, aklını futbol'a verirse, neden olmasın.