bir futbol takımını bir araç kabul edersek şoförü olan kişi teknik direktördür. ancak günümüzde nedense değeri ve önemi bir türlü anlaşılamayan ve en ufak başarısızlıkta ilk feda edilen adam da, eğer konu özellikle futbol ise, odur.
bu unvanda kişiler futbol takımlarının alt yapılarında da bulunur. ve bu unvandaki kişilere o alt yapılarda asgari ücret falan öderler. sonra da alt yapıdan adam çıkmıyor diye hayıflanırlar. bunun rakamları büyütülmüş halini ise a takımlarda görmek mümkündür. takımlar nedense bir türlü istenildiği kadar çok oyuncuyu parlatıp satamazlar. ve bunun sebebini çözemezler bile.
ben teknik adamın neden önemli olduğunu geride kalan sezonda kendi takımımdan örnekler vererek açıklamak istiyorum.
ferdi kadıoğlu diye bir oyuncu vardı fenerde sözleşmesinin sonuna gelmiş. yıllardır orada burada denendi durdu ama bir türlü beklenen çıkışı gösteremedi. e nasıl göstersin? sürekli hocası değişen bir okulda hangi öğrenci başarılı olur? sürekli hocası değişen bir okul olsa, çocuğunu oraya gönderir misin? neyse, sonra vitor diye bir adam geldi, ben üçlü oynayacağım dedi, sol kanata da ferdi'yi koyacağım dedi. yani on numara ve merkez orta saha olan, ama fenerde onca süre kanat forvet oynatılmaya çalışılan ferdi'den winger back yapmaya karar verdi. herkes "yav he he" dedi içinden ya da dışından. olmaz o iş dedi. ama oldu. vitor gitti, yerine gelen kartal onu sol beke çekti. lan olur mu derken o ferdi a milli takıma sol bek olarak alındı. sözleşmesi yenilenmeli mi diye düşünülen ferdi'nin güncel piyasa değeri 10 milyon euro üzerine çıktı. cocu'nun getirdiği, cocu sonrası bir çok farklı hoca ile çalışan, "ya bu çocukta bişi var ama işte...." noktasında kalıp kaybolup gitmek yerine, fenerbahçe'nin geleceği için önemli bir oyuncu haline geldi. bunu sağlayan ise, bu sezon onunla çalışan ve onu ve genel olarak takım oyununu toparlayan iki farklı hoca oldu. bedavaya elden kaçıp gidecek ferdi, fenerbahçe kadrosunda değerli ve genç bir oyuncu olarak kaldı. tek örnek ferdi mi peki? osayi örneğin? aynı şeyler onun için de yazılamaz mı? ya bu çok güçsüz dediğimiz rossi kartal'ın elinde parlamadı mı? bu kim niye gelmiş dediğimiz crespo'yu şu an atletico madrid istemiyor mu? bir hocanın, örneğin erol bulut'un, eldeki değerleri nasıl soldurduğu ve değersiz hale getirdiği ortada iken, bir başka hocanın aynı adamları nasıl parlatmayı başardığı ortada değil mi?
teknik adama verilen maaş, hiçbir zaman kayıp değildir. çünkü size getirdiği kupa ya da kupalar olmasa bile, iki üç tane oyuncunun parlayabileceği, bütün oyuncuların değerini yükseltebileceği bir takım oyunu ortaya koyması, kupa alamasa bile size gelir elde etme şansı sunacaktır. haliyle teknik adamı sadece onbir oyuncuyu belirleyen adam gibi düşünmek hatadır. öteki türlüsü asgari ücretle çalıştırdığın alt yapı hocasından messi çıkartmasını beklemek olur sadece...