hayatımızda bir şekilde merak, rahatsızlık, acıma, tiksinti, korku, nefret, belki de aynı ortamda maruz kalma nedeniyle aslında sevilecek bir yanı olmamasına rağmen nasıl olduysa ilgimizi çeken ve beklenmedik bir şekilde sevgi doğuran karakterlerin tolkien dünyasında izdüşümüdür. hepimizin bir gollum'u olmuştur, belki az biraz yılışık bir akrabanız, belki işyerinizden hafif yalaka bir tanıdık, belki de şimdi soğuduğunuz eski bir dostunuz, bir de böyle okuyun karakteri, atsanız atılmaz, satsanız satılmaz, güler geçersiniz kafanıza pislemedigi kalır, kızarsınız kabuğuna çekilip acıma duygunuzu tetikler, sahip olduklarını kaybedince canavarlaşma ile yıkılma arasında gider gelir, acıyayım mı, yoksa temelli kovayım mı bilemezsiniz, *öldürme fırsatınız olmuştur ama öldürmeye eliniz gitmez, sonradan fırsatınız varken öldürmediğinize pişman olup olmayacağınızdan emin olamazsınız... ah gollum ah, kendini deli ettiğin yetmez etrafına da eziyetsindir ama yine de kıyamaz severiz. "kıymetlimiz", durur orada yolculuk boyunca ne yapalım nedir yani, onun da hikayede işlevi olmuştur ve olacaktır, onu bile kendinden büyük bir şeyin parçası olduğu için severiz. çünkü bakın ilginçtir de, çoklukla andy serkis yüzünden de olsa, gerçek bir lotr fanı illa ki gollum'u da sever, gollum'u sevmemek bir şekilde lotr'a da ihanettir zira, ne acayip değil mi?