küçüklüğünün getirdiği sıkıntılar da var göçmenler için.
ülkenin en büyük şehri auckland ve nüfusu 1.5 milyon. ondan sonra 400 bin ile wellington geliyor. yani özelleşmiş bir işin varsa, bu konuda kayda değer 4-5 büyük işyeri var, bir ikisinde pozisyon olsa cv gönderdin, olmadı, bitti. öyle büyük bir ticaret ağı olmadığından benzeri avrupa şehirlerine göre daha az iş imkanı var.
Christchurch'ün de nüfusu wellington'a yakın ama o zaten güney adada, ayrı ülkeye yerleşmek gibi birşey, seçeneklerin daha da daralıyor.
bir de auklend "dünyanın en yaşanabilir şehirleri" listesine tepeden giriyor ama aynı kanada'nın venkuvır'ı gibi, asya kapitalinin kendi ülkesine güvenmemesi, yakın denizaşırı ülkelerde emlak yatırımını garanti görmesi nedeniyle şişirdiği ev fiyatlarından çekiyor. dünyada ortanca gelire göre en yüksek ev fiyatlarının olduğu şehirler bunlar. o "yaşanabilirlik" sıralamaları neye göre yapılıyor merak ediyorum.
başbakanları sosyal demokrat 80 doğumlu bir kadın. (bkz: jacinda ardern). hamileliği sırasında politikada büyük işler yapması, doğum izinleri, ev fiyatları konusunda güzel işlere yeltenmesi, %26'ya varan çocuk fakirliğini yarıya indirme sözü vermesi, son silahlı ırkçı saldırıya karşı sağlam durmasıyla hala puan toplamaya devam ediyor.
ha bir de, insana zararlı hiçbir hayvanın yaşamadığı tek coğrafyadır. dağda kırda çıplak ayakla gezebilirsiniz.