1. Vladimir Arsenyev'in anılarından yola çıkarak yazdığı, aynı isimli kitabından uyarlanmış filmdir.
    İlk çevrimi, 1961 yılında Sovyet yönetmen Agasi babayan tarafından yapılmıştır. (youtube'da Türkçe Altyazılı olarak izleyebilirsiniz)

    Kurusowa ikinci çevrimini yapmıştır. Tanınması da Kurusowa sayesinde olmuştur.
    Film Japonya- Sovyetler Birliği ortak yapımıdır. Hatta Kurusowa'ya bu kitabı uyarlama teklifi Sovyetlerden gelir. Kurusowa, kitabı sinema sektörüne girmeden önce okumuştur zaten ve bunun muhteşem bir fikir olduğunu söyler. böylece 4 yıllık çılgın bir çalışma başlar. Filmin çekim süreci öyle sancılı olmuştur ki, Sibirya soğukları, yönetmen koltuğundaki Kurusowa'nın bile vücudunda ömür boyunca sürecek izler bırakmıştır. şu röportajda okuyabilirsiniz.

    Filmin en ilginç özelliklerinden biri, hem Moskova film şenliğinde, hem de Oscar'da ödül almasıdır. İki düşman devletin ve iki düşman ideolijinin temsili kabul edilebilecek bu ödülleri alması, belki de filmin tüm bunların üstünde, tüm insanları buluşturabilecek ortak bir dile sahip olmasındadır. Kurusowa'nın epik anlatımı hikayeyi unutulmaz kılmıştır evet fakat hikayenin kendisi, bize söyledikleri onu daha da özel yapar. modern dünyanın insanı, doğaya yabancılaşmıştır ve aslında bu yabancılaşma onun içinde derin bir yara olarak varlık gösterir. (Şehirde yaşayanlar için bu durum daha da travmatiktir, Öyle ki gittiğiniz kafede saksıda yeşermiş çiçek görmek size sevinç verir, alışveriş merkezlerinde ya da lüks restoranlarda sağa sola serpiştirilen yapay çiçek ve ağaçlar bu yüzden oradadırlar. farkında olmadan çevrenizde yeşil alan, yoksa bile bir yerlerde ot falan görmek istersiniz. ) Aynı şey sevgi, birlikte yaşam, dostluk, güven, özveri gibi kavramlara yabancılaştıkça onlara duyduğumuz derin özlem için de geçerlidir. Dersu Uzala bu yaraların üstüne öyle bir basar ki, gözlerinizden gelen yaşın Dersu'ya duyduğunuz hayranlıktan mı, yoksa yaranızın acısından mı olduğunu bilemezsiniz.

    Dersu Uzala'dan öğrendiğim ve hayatımda uygulamaya karar verdiğim çok şey oldu.
    Öncelikle, bu hikayenin anılardan yola çıkarak yazıldığını, yani gerçekten böyle insanların yaşamış olduğunu unutmamak gerek. Dersu da, onunla derin bağlar kurmuş olan Arsenyev de sandığımızdan daha gerçek. Fakat onları çevremde aramaya başlarsam yanılırım çünkü filmin ve Kurusowa'nın bize söylediği gibi, modern dünya, hele de kapitalist dünya, onların yaşaması için hiç de uygun değil. Bu yüzden, onları aramak yerine, olmak istediğim kişiyi aramaya karar verdim ve bu filmden ilham aldım. Yıllardır, bazı alışkanlıklarımı (bazen hayal kırıklığı yaratsa ve bazen kayıplar verdirse de, çokça çevremdeki insanlar tarafından anlamsız bulunsa ve bazen insanlar zekamdan şüpheye düşse de) ısrarla sürdürmeme vesile olan bu filmden aldığım ilhamdır. Belki bir yerlerde, aynı ilhamla hayatına yön vermeye çalışan insanlar vardır ve belki bu insanlar, yaralarımızı sarabileceğimiz ve şimdilik hayalini kuramadığımız bir dünyanın da kurucuları olurlar.

    #135058 uyurgezer | 6 yıl önce
    0film, roman