1. 1
    Sizce bir tank neleri değiştirebilir, nelere sebep olabilir? Çin ve Sovyet Rusya arasındaki bir sürtüşmenin teknoloji için savaşa dönüşmesine sebebiyet veren Rus yapımı, döneminin en güçlü tanklarından biri olan T-62 tankının hikayesinden söz edeceğim.

    Yıl 1969. O dönemin siyasi, kültürel, sanatsal yapısına hem dünya açısından hem de Türkiye açısından göz atalım. 4 Ocak 1969 tarihinde her türlü ırk ayrımcılığının ortadan kaldırılmasına yönelik uluslararası bir sözleşme imzalandı. Türkiye bu sözleşmeye 2001 yılında dahil olacaktı. 12 Ocak 1969 tarihinde Led Zeppelin (led zepılın) ilk albümünü çıkarıyordu. 15 Ocak 1969'da Sovyetler, Soyuz 5 uzay aracını fırlattı. Bu tarihlerde kanlı ABD-Vietnam Savaşı devam etmekteydi. Yine bu savaşın barış görüşmelerine 25 Ocak 1969 tarihinde Paris'te başlandı. 13 Haziran 1969 tarihinde Irak hava kuvvetlerine ait iki jet uçağı yanlışlıkla Hakkari'yi bombaladı. 20 Temmuz 1969'da insanoğlu için çok büyük bir gelişme yaşandı. Bu tarihte ilk kez insanlı bir uzay aracı Ay'a ulaştı. Apollo 11 Ay yüzeyine indi. Astronot Neil Armstrong (niyıl armstrongh) Ay'a ilk ayak basan insan oldu. 5 Ağustos 1969 tarihinde Amerikan Uzay Aracı Mariner Seven (merınır sevın) Mars'ı fotoğrafladı. 15 Ağustos 1969'da Woodstock (vuudsıtak) Müzik ve Sanat Festivali, New York yakınlarında bulunan bir mandırada tam 400 bin kişinin katılımıyla başladı. 1 Eylül 1969'da Libya'da Muammer Kaddafi ve arkadaşları darbe ile iktidarı ele geçirdiler. Tam 42 yıl resmi bir statüsü olmadan Libya'yı yöneten Kaddafi, 2011 yılında Arap Baharı'nın etkisiyle Libya'da çıkan iç savaşta memleketi Sirte'ye saklandı, orada yakalandı ve linç edilerek öldürüldü. 12 Kasım 1969'da Moskova'ya ziyarete giden Cevdet Sunay, Sovyetler Birliği'ni ziyaret eden ilk Türk Cumhurbaşkanı oldu.

    Dünyada bu gibi gelişmelerin seyrettiği dönemde Amerika Birleşik Devletleri ile Sovyetler Birliği arasında soğuk savaş tam gaz devam etmekteydi.

    İkinci Dünya Savaşı'nın sonlanmasıyla birlikte Nazi işgalini defeden Sovyetler, dünya üzerinde söz sahibi olmakta geç kalmamışlardı ve ellerindeki askeri gücü kullanarak dünyaya ultimatom verme konusunda hiçbir zaman çekinmiyorlardı.

    Çin ise kendi içerisinde mücadele vermekteydi. Bir yandan kıtlıkla mücadele etmekte, diğer yandan milliyetçi-komünist mücadelesi ve iç savaşla uğraşmaktaydı. Komünist bir devlet halini alan Çin sonrasında milli birliğini oluşturma konusunda adımlar atıyor ve bu yönde askeri alanda kendini geliştirmeye çabalıyordu. Silah geliştirme programlarına ağırlık vermek isteyen Çin'in büyük bir sorunu vardı. Para! Ülkede nitelikli insan statüsüne uygun çok az kişinin bulunması, bununla birlikte hammadde işleyecek fabrikaların azlığı, teknoloji için gereken sermayenin halkın beslenmesine ayrılması gibi birçok sorun mevcuttu. Ancak, Çinliler pes etmediler ve büyük bir atılım gerçekleştirdiler. Çinliler birçok silahı -ama kopya ama orijinal- bir şekilde üretmeyi başardılar fakat onlara daha fazlası lazımdı. Derken 1950'li yıllarda Çinliler için sonu kârlı biten bir olayın sebepleri oluşmaya başlayacaktı. Sınır ihtilafları...

    Çin ve Sovyetler Birliği sınırlarında düzenlemeye gidilmesi gerektiği görüşündeydiler. Ancak somut adımlar atmak yerine 1950'li yıllardan 1960'ların
    sonuna kadar sınır ihlalleri, küçük sürtüşmeler ve gerginliklerle bu konu uzamıştı. Yine bu dönemde baş gösteren Küba Füze Krizi sonrasında Çin lideri Mao Zedong (maı sıdong), Sovyet lideri Nikita Kruşçev'i suçladı ve iki ülke arasındaki ilişkiler kopma noktasına geldi.

    İki tarafın güvendikleri unsurlar farklıydı. Çün kalabalıktı, Sovyetler Bieliği ise teknolojik açıdan oldukça üstündü. 1964 yılına gelindiğinde Mao Zedong (maı sıdong), 1860 tarihli Pekin Anlaşması'nın Çin aleyhinde olduğunu öne sürecek ve Ussuri Nehri üzerinde yer alan Zhenbao (khsenbao) adasını talep edecekti. Sovyet lider bir kilometrekareden daha küçük bu ada ve birkaç sorun çıkaran toprak sebebiyle sürtüşmelerin devam etmesini istemiyordu. Çin ile aralarındaki gerginliği sona erdirmek için bu toprakları başlangıçta Çin'e vermeyi kabul etti. Mao Zedong, bu kararın ardından yaptığı konuşmada Sovyetler Birliği'nin ana toprakları olan Sibirya, Kamçatka ve Uzak Doğu topraklarını işgal edeceklerini söyledi. Bu konuşmanın şaka yollu mu söylendiği yoksa ciddi bir temele mi dayandırıldığı tartışma konusudur. Ancak, Sovyet lider bu konuşmadan sonra -belli ki öfkelenip- daha önce üzerinde anlaşılan toprak düzenlemesinden vazgeçtiğini belirtmişti. Herhangi bir Çin saldırısında nükleer silah kullanacağını da sözlerine eklemeyi ihmal etmemişti.

    İpin ucu tam da bu açıklamaların ardından kopmuştu. İki tarafta karşılıklı olarak sınır ihlalleri ile birbirini suçlamaktaydı. Çinliler, topraklarını işgal ettiğini düşündükleri Sovyetler Birliği'ni sınırda yaşayan halk aracılığı ile son derece barışçıl bir şekilde prostesto ettiklerini iddia ederken, Sovyetler ise tam tersine askerlerine bağırıp çağrıldığını belirtiyorlardı.

    Sovyetler Birliği, bu karmaşıklığı bir nebze önlemek amacıyla sınır muhafızlarına uzun sopalar kullanmasını söylemişti ki protestocu Çinliler'i dürtüp uzaklaştırmak esas amaçtı. Çin ise daha uzun sopalar kullanılması için sınır halkına telkinlerde bulunmuştu. Hatta çinliler bir süre sonra dövüş sanatlarında ustalaşanları sınıra göndermişti. İki ülke arasındaki bu garip ilişki bir süre böyle devam etti. İki tarafta sıcak çatışmadan kaçınıyordu. Ancak, takvimler 2 Mart 1969 tarihini gösterdiğinde tüm durum, ciddi bir hâl alacaktı.

    Çinliler, Sovyet sınır muhafızlarının Çinli sivilleri katlettiğini öne sürerek Zhenbao adası üzerinde bulunan Sovyet sınır muhafızlarına saldırdı. Sovyetler bütük kayıp vermişti. 58 ölü, 94 yaralı ve devamında Zhenbao adasının Çinlilere kaptırılışı. 15 Mart 1969 tarihinde adaya topçu bombardımanı başlatan Sovyetler bu küçük adayı darmaduman etmişlerdi ancak, Çinliler inatçıydı ve adadan çekilmeye pek niyetleri yoktu. Sovyetler bunun üzerine sönemin teknoloji harikası olan T-62 tanklarından dört tanesini Zhenbao adasını almak üzere adaya doğru gönderdi. Bu küçük mesele için tankın nitelikleri gayet yeterliydi. Buz tutmuş Ussuri Nehri üzerinde ilerleyen dört T-62 adaya yaklaştığında tanklardan birisi tuzaklanmış bir mayına isabet etti ve hareketsiz bir şekilde buz üzerinde kaldı. Diğer üç tank geriye çekilirken, Çinli bir asker tankın üst kapağını açıp içine el bombası atma niyetindeydi. Tankın kapağını kaldırdığında kendisine doğru yönelmiş bir adet namluyla karşılaştı fakat silah tutukluk yapmıştı ve Çinli askerde el bombasını tankın içerisine bırakabilmişti. Çinliler tankı ele geçiremediler çünkü Sovyet keskin nişancısı buna izin vermiyordu. Ertesi gün Sovyetler, hem ölülerini hem de tankı almak için girişimde bulundular fakat bu sefer de Çinliler buna müsaade etmediler.

    Olay en nihayetinde bir tank için verilen mücadeleye dönüşmüştü. İki taraf tankı almak için elinden geleni yapıyordu. Komünist Askeri Doktrini'ne göre ne kadar kayıp verilirse verilsin bir savaşta sonuca gitmek için her şey yapılmalıydı ve o savaş sürdürülmeliydi. Sovyetler haklı olarak en güçlü silahlarını, dönemin teknoloji harikası olan T-62 tankını düşmana kaptıramazdı. Çinliler ise bu tankı ele geçirip silah endüstrisinde kullanma amacındaydılar. 17 Mart'ta bir girişim daha deneyen Sovyetler Çin topçusunun atışlarıyla başarısız olmuştu. "Madem tankı geri çekemiyoruz, o zaman onu havaya uçuralım da düşman faydalanamasın" mantığıyla hareket eden Sovyetler 21 Mart günü tankı havaya uçurmak için patlayıcı uzmanı bir ekip devreye soktu fakat yine başarılı olunamadı. Çinliler ise tankı parça parça söküp kendi taraflarına götürme gayretindeydiler. Yoğun piyade ateşi korumasında bunu ancak bir yere kadar yapabildiler. 2 Nisan 1969 tarihinde Sovyetler, tankı tamamen gözden çıkarmıştı ve bu sefer tankı değil, üzerinde yer aldığı buz tabakayı patlatmayı denediler. Bu kez başarılı olan Sovyet gücü, tankı Ussuri Nehri'nin dibine gönderebilmişti. Artık bu teknoloji harikası silah düşmanın eline geçemezdi. Sovyetler bu düşünce ve rahatlıkla geri çekilmişlerdi.

    Çinliler ise yine pes etmediler, azmettiler ve T-62 tankını buz gibi suyun içine onlarca askerini yetersiz ekipmanlarına rağmen gönderdiler. Sonunda başarılı olmuşlardı. 29 Nisan 1969 tarihinde Ussuri Nehri'nin dibinden tankı kurtardılar ve Lyshuen'de (liysişuon'da) bulunan tank fabrikasına T-62 tankını çektiler.

    Mayıs ayının ortalarında tankın Çinlilerin elinde olduğunu haber alan Sovyetler harekete geçti. Çantalar dolusu patlayıcı ile fabrika etrafında yakalanan bir Çinli, amacının fabrikayla beraber tankı yok etmek olduğunu ve Sovyet ajanı olduğunu itiraf edecekti.

    Nihayetinde uzun yıllar süren sürtüşmeler sonucunda ortaya çıkan T-62 tank krizi Çinlilerin işine yaramıştı. T-62 tankının incelemesini yapan Çinliler, ilerleyen dönemlerde ilk kez kendi tanklarını üreteceklerdi.

    Bu olaydan çıkarılabilecek çok şey var. Bunlardan birisi teknolojinin her toplumda aynı oranda gelişmediği ve geri kalmış toplumun teknolojik atılım için, çağa teknolojik yönden ayak uydurabilmek için gelişime zorlanacağı hususudur. Bir diğer çıkarım ise toplumların bireyi rahatça feda edebileceğidir. Donacaklarını, hipotermi sonucunda ölebileceklerini bile bile onlarca bireyi, buz gibi suyun derinliklerine toplumsal gelişime katkı sağlayıp bir tankı yüzeye çıkarsınlar diye göndermek buna en somut örnektir, bu olay içerisinde. Dahası küçük ve basit olaylar için onca insanın ölümüne göz yuman toplumlar ve onları yönetenler, teknolojik ve bilimsel gelişim için, kalkınma için yine onlarcasının ölümüne göz yumacaklardır.

    yararlanılan kaynaklar;

    wikipedia.org : tr.m.wikipedia.org/...

    vpn'sizler için wikizero.com : www.wikizeroo.net/...
    #132069 benjalin frankmin | 3 ay önce (  3 ay önce)