2 gün önce yeni albümleri the living dead 'i satışa sunmuş alman babalar.
son 6 yılda 5 albüm, 2 de derleme albüm yapan bu grup elemanlarının yaş ortalaması (son 2 albümde gruba katılan klavyeci marcus kniep hariç) 50'nin üzerinde. healed by metal'i arada sırada döndürerek baştan sona dinlemeye halâ devam ediyordum ben. yani benim için halâ dumanı tütüyordu albümün. the living dead de, healed by metal gibi, deli gibi gaza getiren fear of the living dead'le açılıyor. ardından cayır cayır, nefis bas riffleri bulunan blade of the immortal geliyor. burada solist chris boltendahl'ın (bkz: lemmy kilmister) benzeri vokali ve şarkının manowarvari marş temposu kanınızı kaynatacaktır. bu iki şarkı bile, zaten akşamdan kalmış bünyeler için enerji içeceği etkjisi yaratırken, albümün geri kalanı da bu kadar sert ve hızlı devam ediyor. when death pases by'daki çift crosslu, ciğer söken ritim, hymn of the damned'teki yarım dakikalık, iç okşayan solo, fist in your face'teki aksak ritim ve tabii ki albümün en eğlenceli şarkısı olan (köklü digger hayranları için "ne gerek vardı buna?" tepkisine sebep olan) zombie dance'in kemanlı girişi (aslında klavyeyle yaratılmış bir ska ritmi bu) albümün aklımda kalanları oldu.
grubun tamamına; ama özellikle solist chris'e var gücümle "long live the digger!" diye bağırmak istedim albümü dinlemeyi bitirdikten sonra. ömrünüz de, digger'lığınız da daim olsun babalar.