1. 1
    1923'de kurulan sosyal demokrat parti. türkiye'nin ilk siyasi partisidir.
     
  2. 2
    türkiye'nin kurucusuna ait olmasına rağmen türkiye'nin tamamını kucaklamayı asla başaramamış siyasi partidir. onun yerine bir mezhep partisi yahut laik olmayı yanlış algılatanların partisi olma çizgisinde hayatını devam ettirmektedir. kendi içindeki kısır çekişmelerden vazgeçip, hiç bir sol partinin mevcut haliyle bu ülkede %30 oyun üstüne çıkamayacağını kabul edip, ülkenin gerçekleriyle barışması gerekmektedir.

    türkiye islama inanan ancak ettiği duaların, okuduğu ayetlerin anlamını dahi bilmeyen insanların çoğunlukta olduğu bir ülke. yani inandığını söyleyen ama neye inandığını, nasıl yaşamasını gerektiğini, ne yapması gerektiğini kulaktan kulağa oynayarak öğrenenlerle dolu çevremiz.

    chp ise, sanki bir avrupa ülkesinde temiz siyaset peşinde. biz avrupa ülkesi değiliz. önce bunun kabul edilmesi gerekir. ben tekirdağ'da yaşıyorum. yanılmıyorsam türkiye'de 11 ilçe ve 1 büyük şehir olmak üzere 12 belediye başkanlığının tamamında chp'nin kazandığı yegane şehirde yaşıyorum. ancak buna rağmen diyorum ki, chp doğru yönetilmiyor.

    islam öcü değildir. ve bu ülkede yaşayanların kalbine giden yol islamdan geçer. ve laiklik, ilkokulda öğretilen tanımı ile "din ve devlet işlerini birbirinden ayırmaktır". dinsizlik algısı yaratmak değil.
    #1453 larden loughness | 3 yıl önce
     
  3. 3
    şu anki yönetimi hiçbir iş yapmamakta, bunun yerine atatürk'ün partisi kılıfının arkasına saklanarak milletten gereksiz oy almaktadır. mevcut hükümetin ağzıyla konuşmaya devam ettikleri sürece muhalefette kalmaya devam edecekler.
    #19485 thedirector | 2 yıl önce
     
  4. 4
    Mecliste hukukun üstünlüğünü tanıyan ve önemini kavrayabilen tek parti. Hem ekonomik alanda (kredi borçları yapılandırılması, asgari ücret) hem sağlık alanında (asm ve tsm sisteminin sıkıntıları, belirli özel hastanelere sgk üzerinden çekilen peşkeşler) bir sürü proje de geliştirmiş bir parti aynı zamanda. Eğitim, sanayi ve tarım hakkında değişik planları var. Bunları bu memlekette kimse bilmiyor. Bilemez de zaten. Halkı ile iletişim yolları tamamen kapatılmış, laf sokma siyasetine alet edilmiş eski geleneklerinden tam sıyrılamadığı için de zaten samimi bulunamamış bir parti.

    Kılışdar mı? Bir kere adamda liderlik vasfı yok.
    Kılışdar sskyı batırdı.
    Cehape camileri ahır yaptı.

    Kitle bunları biliyor. Adamlar 3 5 tane argüman bulmuşlar her yerde 50 kere tekrarlıyorlar. Tekrarlarlar tabi, bizim insanımız için değil tüm dünyada bu böyle. İnsanları ortak noktada buluşturan bir slogan, akılda kalıcı 3 5 tane argüman. Akıllarda bunlar kalıyor. CHP bunu yapamıyor. Şimdi milletçe alkışlıyoruz nasıl bir slogan? Partiyi sadece muhalif kimliği ve sarkastik bir reaksiyon ile tanımlıyor. Son derece başarısız.

    Havuz medyası diyoruz özgür medya kalmadı diyoruz. o zaman gelin bana HDP'nin yaptığı pr çalışmasını izah edin. Hangi medya grubu destekledi bunları. Sosyal medya, sözlük, blog, afiş bilumum maliyeti diğerlerine göre çok aşağıda platformda yaptılar çalışmalarını ve chp'den oy alabildiler. Batıda farklı doğuda farklı konuştular. CHP niye yapamıyor bunu? Hani gezideki mizah?

    Bu gaz bir harika dostum bile milletçe alkışlamaktan daha iyi bir slogan.

    Bakın şuan parti içindeki sıkıntılara, teşkilat yapılanmasındaki sorunlara hiç değinmedim. Diğer partilerde kralı var çünkü. İletişim konusunda o kadar başarısız bir parti ki, MHP gibi hiçbir proje geliştirmeye tenezzül etmeyen, toplumsal olaylarda sadece yazılı metin yayınlayan bir parti gibi sadece ideolojin üzerinden oy alıyorsun. Kendi seçmenin bile bilmiyor seni. Bu şekile oy falan değil babayı alırsın!

    Belki de artık bitmesi gereken bir parti. Yeni bir parti tüzüğü, yeni bir lider, yeni bir logo. Bilemiyorum ne kadar faydalı olur.

    Ne diyeyim artık. Başkanlık sistemi ile beraber iyice çift kutuplu bir sisteme evrilirken artık ülke yönetimi üzerinde zerre kadar söz hakları kalmayacak.
     
  5. 5
    başkanlık referandumu sürecinde iktidar tarafından hızla muhalefet yeteneği elinden alından hdp'den boşalan terör destekçisi konumuna itilen ve bunun karşısında evetçileri yanına çekebilecek argüman üretebilmeyi başaramayan parti. aslında din ve devlet düşmanı nişanı çoktan verildi partiye ama evet kampanyasında hem pkk hem fetö destekçisi gösterilmesi karşısında metanetini koruması da sonucu kabullenme mi, işleri değiştiremeyeceğinin kabulü mü, anlamak zor.

    hayır kampanyasını zaten hayır verecek insanlara değil de, kararsızlara ve evetçilere yönlendirmemesi ise büyük hata. bunun nedeni de muhtemelen kabullenmişlik. kaldı ki, elinde propaganda aracı da yok, bugün hangi gazeteyi, hangi kanalı açsanız chp'yi terör ve din karşıtlığıyla özdeşleştiren bir köşe yazısı veya tartışma programı görebilirsiniz.

    aslında propaganda sürecini bu kadar silik geçiriyor görünmesi iyi mi kötü mü karar veremedim. eni sonu kemal bey işleri eline yüzüne bulaştırdığı için geri planda kalması şimdilik doğru bir strateji gibi duruyor.
    umuyorum, referandum sonrası genel başkanını değiştirecek parti olur.
    #28358 cnr16o3syd18o5eo9o3 | 2 yıl önce
     
  6. 6
    ‘’Ortanın solu’’ sloganının parti içinde yarattığı büyük çalkantıya ve gruplaşmaya karşın, büyük sermayenin CHP içinde kalan sözcüleri partiyi terk etme gereği duymamışlar, hatta ‘’ortanın solu’’ sloganını savunmuşlardır.

    1973 seçimlerinde CHP, 12 Mart Muhtırası sonrasının ve üç yılık olağanüstü dönem uygulamasının koşullarından faydalanmıştı. CHP, 12 Mart baskı ortamını sertçe eleştirerek parlamenter demokratik sistemin işlerliğine istikrar kazandırmayı vaat etti, seçim kampanyasında genel af sloganını ön plana çıkararak sosyalist ve devrimci kesimlerde hatrı sayılır bir yankı uyandırdı. Partinin seçim bildirgesinde, 12 Mart rejiminin ‘’büyük yabancı sermaye ile işbirliği yapan tekelci sermaye’’nin ekonomideki egemenliğini daha da geliştirdiği, bu yönelimin değişmemesi halinde ‘’dar gelirli halk toplulukları kadar küçük ve orta işletmelerin de zarar göreceği’’ anlatılıyordu. Diğer yandan Bülent Ecevit, CHP’nin ‘’halktan kopuk devlet partisi’’ imajını başlıca bileşenlerinden biri olduğunu düşündüğü otoriter laik tutumunu, dini, manevi/özel hayat alanında serbest bırakan bir tutma dönüştürerek, hem sözkonusu imajdan kurtulmayı, hem de Müslüman kitlelerin en azından sempatisini kazanmayı amaçlıyordu. 12 Mart döneminin özgün koşularında bu mesaj, son derecede heterojen taleplerle harekete geçen kitleleri, ortak bir coşku temelinde bir araya getirmeyi başardı. Böylece parti, hızla bilinçlenmekte olan işçiler başta olmak üzere bütün demokratik güçlerden ve tekelciliğe karşı kesimlerden oy aldı.
    #68623 zil 130 | 1 yıl önce
     
  7. 7
    son zamanlarda karakterinden iyice çıktığı için oy vermekten vazgeçtiğim parti. partiye kürtçüleri almaya başladıktan sonra zaten bir ayar olmaya başlamıştım zaten. bu da son nokta oldu
    #80750 kerem | 1 yıl önce
     
  8. 8
    şöyle bişiy okumuştum dün: "seçmenlerinde öyle bir zihniyet var ki, atatürk gelse genel başkan seçilemez." baya güldüm.

    artık sabri'yi yedeğe çekip, ronaldo'yu sahaya sürmenin vatki gelmedi mi? (messi'yi sevmiyorum, dünya kupasında da görüyoz işte.. ronaldo olsun)
    #98182 morgase | 11 ay önce
     
  9. 9
    Demokrasinin teminati(!) Olan partide kurultay için imzaların salt çoğunluğa ulaşmaması gerekçesi ile kurultayın yapılmaması kararı alınmış.
    Gerçekten nasıl demokrasi teminatı olunur gösterilmiştir. Parti içi kavgalar ile koca CHP'nin içi tamamen boşaltıldı. Madem korkunuz yok kurultayı yaparsınız seçim sonrası da güven tazelersiniz ama kurultaya gitmeme kararı ile iyice güveni kalmayan CHP seçmenini de kaybettiniz. Yerel seçim kale olarak gördükleri birkaç yeri kaybetsinlerde akılları başına gelsin. Parti içi muhalefet kanadı ise imzaları ucu ucuna denk getiriyorsa hiç uğraşmasına gerek yok bıraksın bu işi zaten imza veren 30 kişi de sonradan imzalarını geri çekmiş.

    Oy verip güvendiğimiz Parti'nin ne kadar kokuşmuş bir hale getirildiğini seçmen daha güzel gördü bir sonraki seçimde barajda görüşmek üzere kk.
     
  10. 10
    Kılıçdaroğlu'nun koltuk benimdir, benim kalacak tavırlarına devam etmesi halinde sırtımı döneceğim partidir.
    #105156 enchuken dimario | 10 ay önce
     
  11. 11
    Seçmeninin verdiği mesajı anlamamazlıktan gelen, Kısacası seçmenini siklemeyen parti. Yerel seçimlerde seçmeni muhtemelen mesajı bu kez de sandığa gitmeyerek vermeye çalışacak ancak partinin başındaki genel başkan önderliğinde bunlar bu kez de seçmeni bir sonraki seçimde sandığa döndürmek için savaşacağız gibi sudan bir sebeple koltuklarında oturmaya devam edecekler.

     
  12. 12
    Düzen partilerinin başını çeken sözde parti.

    Şu sıralar kafaları karışık. Daha da karışır inşaallah.
    #106082 ali haki edna | 9 ay önce