"bulut geçti, gözyaşları kaldı çimende
gül rengi şarap içilmez mi böyle günde?
bugün bu çimen bizim, yarın kim bilir kim
gezecek, bizim toprağın yeşilliğince
bu yıldızlı gökler ne zaman başladı dönmeye
ne zaman yıkılıp gidecek bu güzelim kubbe
aklın yollarıyla ölçüp biçemezsin bunu sen
mantıkların, kıyasların sökmez senin bu işte
seher yeli eser yırtar eteğini gülün
güle baktıkça çırpınır yüreği bülbülün
sen şarap içmene bak, çünkü nice gül yüzler
kopup dallarından toprak olmadalar her gün."
ibn-i sina'nın hakkında şöyle buyurduğu içecektir; "şarap, bilgenin dostu, cahilin düşmanıdır.bir felsefeci tarafından verilen tavsiye gibi acı ama yararlıdır; düşünce adamlarına serbest, aptallara yasaktır. cahili şeytana, bilgeyi tanrı'ya yönlendirir. aynı zamanda din onu bilgeye izin vermiş ve akıl onu zihin yoksununa yasaklamıştır."