kendi kaleminden hikayesi; "bu öyle değil. hannelise, alliance française'de, sıra arkadaşım bir kızdı, liechtenstein dükalığı diye ufacık bir ülke vardır ya, işte oralı. temiz, tendürüst bir kızcağız. pek beğeniyorum, boş saatlerde uzun uzun çene çalıyoruz. o sıralar yves montand'ın söylediği les grands boulevards türküsü, yeni çıkmış, kahvelerdeki bütün otomatik pikaplarda o. hannelise fransızcayı güzelce öğrenmeyi, aklıbaşında bir koca bulup evlenmeyi tasarlıyor. o zamanlardaki ben bu işe hiç yaramam, yine kopamıyoruz kolay kolay. o kadar ki zenciler birbirine benzemez romanımdaki hilde'de, hannelise'den çok şey bulunabilir. işin bir de dedikodusu oldu, şiirdeki gare d'orl'ean paris'te gerçekten mevcut mudur değil midir, parmaklarına doladılar. paris'li değilim, hele o tarihlerde şehri yarım yamalak biliyordum, bir öğlesonu hannelise'yi beklerken üzerinde kocaman saat olan binayı gördüm, kız gelince neresi olduğunu sordum, orlean garı dedi, onun yalancısıyım. yalnız sonradan artık devredışı bırakılmış bir gar olduğunu, çalışırken de bu adla anıldığını öğrendim. bu da claude'un lafı. 1963'te üçüncü paris hayatımda, söylüyor. (n. akıman'ca ingilizceye çevrilmiştir.)"
yağmurdan çıkıp geleceksin hannelise yağmur gözlerinden çıkıp gelecek bir öğle sonu paris'te hannelise bir kahvede grands boulevards türküsünü çalacaklar
paris ve yapraklar sararmış etrafımda seine'e kanat vurup bir rüzgar geçiyor gare d'orleans'da saat şimdi üç diyecek yağmurdan çıkıp geleceksin hannelise
gözlerine bakıp sanki mavi deyeceğim sanki çocuk diyeceğim aydınlanacaklar balığa çıkmış bir ihtiyar rıntımda suya atıp söndürecek cigarasını bir öğle sonu paris'te hannelise bir kahvede grands boulevards türküsünü çalacaklar
insan kendisine rağmen yaşayamaz kalbimiz beyaz derken biz siyah diyemeyiz diyemeyiz hannelise sen mutlaka lichtenstein dükalığından bahsedersin yapraklarını döker ıhlamur ağaçları katedralin önünde ben içimde müstesna bir ateş bahçesi donatırım bembeyaz bembeyaz hannelise
ağaçlar çocuk gibi ellerini çırpar hep uzaktan saint augustin kilisesi'nin çanları gare d'orlêan'da saat şimdi üç diyecek yağmurdan çıkıp geleceksin hannelise