1964 doğumlu avustralyalı aktördür. tam adı russell ira crowe'dur. kendisi gladiator, a beautiful mind gibi müthiş filmlerdeki performansı ile tanınmıştır. gladiator 'deki performansı ile en iyi erkek oyuncu akademi ödülüne layık görülmüştür. 2014 yılında oynadığ the water diviner filminin kadrosunda ünlü türk aktörlerden cem yılmaz ve yılmaz erdoğan'ın da isimleri bulunmaktadır.
1964, yeni zelanda doğumlu, "maximus" rolüyle bütünleşmiş oscarlı aktör.
milliyetçi yönü baya ağır olan crowe'un, canlandırdığı roller üzerinden kendi kişiliğinin de biçimlendiğini düşünmek zor olmayacak bence. eğitimi "lise terk" olan crowe, 1980'li yıllarda küçüklü büyüklü birçok filmde yer almış olsa da, onu tanınır kılan filmleri 90'lardakilerdi. kendisinin en başarılı filmleri olarak gördüğüm, 90'larda yer aldığı filmlerin en iyileri proof, the sum of us ve the insider'dı. the insider'dan hemen sonra da gladiator geldi zaten. ezilmişlerin sesi olan "maximus" rolü üzerine nasıl yapıştıysa, 1 yıl sonraki john nash* ve 5 yıl sonraki james j. braddock* rolleri pek kolay unutuldu. geç gelen şöhretten sonra deliye dönüp para saçan ya da oldukça kötü seçimler yaparak kariyerini berbat eden oyunculardan biri olmadığı için kendisinin büyük bir hayranıyım.
cinderella man sonrası kariyeri sanki düşüşe geçmiş gibi görünüyor ama aslında daha da seçici olmayı öğrenmiştir. a good year gibi başarılı bir romantik dramda da, yaşı yüzünden yıkıcı eleştirilere maruz kaldığı robin hood gibi aksiyonda da başarılı olabileceğini göstermiştir. bu robin hood, benim için en iyi robin hood uyarlamalarından biridir. kevin costner'lı kıytırık robin hood: prince of thieves'in oscar adaylığı bile bulunurken, 2010 yapımı bu yeniden çevrimin değeri kolayca göz ardı edildi. kendisinin robin hood'u canlandırırkenki yaşına takılanlar (46 yaşındaydı o zaman) filmin başarılı atmosferini ve robin hood karakteriyle crowe'un uyuşan kimyasını hiç saydı.
3 oscarlı müzikal les miserables'da canlandırdığı "javert" rolü ile birlikte "yılda 1 filmde oynama" kuralını bozmuşa benziyor. ayrıca çizgi romanlara düşkünlüğünü de, kal-el*'in babası jor-el rolü için seçmelere kendiliğinden katılmasından anlayabiliriz. henry cavill de kendisinin büyük bir hayranıdır. "n'olur crowe filmde babamı oynasın" diye az dil dökmemiş yapımcılara. son dönemki en iyi işi ise, absürt komedide oldukça başarılı bulduğum the nice guys. doğal şapşallığı konu edinen filmin galasında da komiklikler, şakalar yapmış.
yönetmenlik deneyimi de var crowe'un. 2 belgesel ve 2 kısa film çektikten sonra 1915 çanakkale savaşı'ndaki anzak askerlerini geriye dönüşlerle anlatan the water diviner'daki "ayşe" rolüne rus bir kızcağız yerine türk bir aktris bulaydı, daha iyiydi tabii. gene de, cem yılmaz ve yılmaz erdoğan'ı da filmin kadrosuna dahil etmesi, sanırım hepimizi mutlu etmiştir. gişesi kötü olsa da, türkiye'de sevilen bir film oldu the water diviner. crowe'un, üzerinden yaklaşık 3 yıl geçmesine rağmen, başka bir film yönetmemesini garipsiyorum ben. oyunculuğu ikinci plana iteceği günler geliyor olmalı bence.
magazinel bilgileri yazmayıvereyim bu sefer. crowe'un korkunçlu bi' görüntüsü yle bitireyim bu girdiyi.
son not: sonradan hatırladım, eklemem lazım bunu da: roman uyarlamaları arasında değeri bilinmemiş olarak kalan, akademi'nin nasıl olduğu bilinmeyen bir şekilde 2 oscar'la ödüllendirdiği master and commander: the far side of the world'ü henüz izlememiş olanlara şiddetle tavsiye ederim. nefis bir aksiyon filmi bu. paul bettany ile crowe arasındaki uyumu a beautiful mind'la birlikte sevmeye başladıysanız, bu filmi de seversiniz.