yıllarca titanik filmi yüzünden hakkını yediğim muhteşem oyuncu. adamın izlediğim ilk filmi titanik olunca bende bi önyargı ve antipati oluştu ister istemez. adını her duyduğumda "meh, ben sevmiyorum dicaprio'yu, güzel değildir o film" tepkisi veriyordum. sonra eşim olacak insan girdi hayatıma ve her fırsatta "dicaprio izlenmez mi yea", şöyle iyi oyuncu, böyle iyi oyuncu diye diye gittik the departed (bkz: köstebek) izledik.. amanın o da ney! bu adam harbi aktörmüş ya la. sonra gelsin the basketball diaries, gitsin the beach, blood diamond, ah o shutter island yok mu o shutter island, body of lies, inception.... hangi birini sayayım. koydum artık onu da brad pitt'le aynı köşeye, bi film çekse de izlesek diye bekliyoz.
hamiş: yıllarca hakkını yediler yediler, sonra gittiler en vasat filminde oscar verdiler adama.. hamiş 2: kim takar oscar'ı.
oscar'ı alması dünya çapında şenliklerle 40 gün 40 gece kutlanan aktör. herkesin içine dert olmuştu zira. o gece tüm dünya nefesini tutmuş leonardo'nun oscar aldığı anı bekliyordu. yıllardır alıyodu, alacaktı, almalıydı, az kalsın oluyodu diye uykusuz geceler geçirdi insanlar. huzura erdik sonunda