-
ırkçılıkla ilgili harika bir film.
filmi 4-5 kez izledim. ilk ikisinde filmi, sonrasında ise en beğendiğim oyunculardan biri olan edward norton'ı izledim. filmde gerçekten insanüstü bir oyunculuk performansı sergilemiş.
filmde daha önce birçok filmde gördüğümüz gibi siyah-beyaz ve renkli kısımlar var.
-- spoiler --
filmi bitirdiğiniz zaman; size ''ne çabuk bitti.'' dedirtecek kadar akıcı, aynı zamanda ırkçılığın ne kadar berbat bir şey olduğunun çok güzel işlendiği bir film izlediğinizi fark edeceksiniz.
ırkçılık insana sadece ayrım, dışlama yaptıran bir olgu değildir. ırkçılık; aynı zamanda diğer insani duyguları da körelten bir hastalık gibidir.
-- spoiler --
filmde de derek'in ırkçı olduğu dönemdeki vicdanı ve acıma duygusuyla, ırkçı olmadığı dönemdeki vicdan ve acıma duygusu arasındaki farkı belirgin bir şekilde görebiliyoruz. örneğin; ailesine düşkün bir insan olan derek'in masadaki o hararetli tartışmada kendisini kaybedip annesine, erkek kardeşine ve kız kardeşine nasıl davrandığını gördük.
-- spoiler --
ayrıca filmde bir fikir daha aklımızın bir köşesine yazıldı: bir insana kendi fikirlerimizi empoze ederken dikkat etmeliyiz. biz o fikrin yanlış olduğunu anlayıp, o fikirden vazgeçtikten sonra, o fikri aşıladığımız kişi o yanlış fikri savunmaya devam edebilir.
filmle ilgili en sevdiğim sahne ;
-- spoiler --
derek'in cameron'ı yumruklayıp, kardeşini alıp götürdüğü sahnedir. ayrıca; hapishanedeki siyahi arkadaşla olan diyalogların hepsi ayrı ayrı harikaydı. özellikle de sevişme seslendirmesi beni çok güldürmüştü.
-- spoiler --
american history x dediğiniz zaman herkesin aklına gelen bir sahne vardır ki herkes gibi benim de içimi cız ettirmiştir. sahnenin devamındaki, benim ''edward norton'ın piç gülüşü'' diye nitelendirdiğim gülümseme de bu efsane sahnenin sonuna cuk oturmuştur. www.youtube.com/...
benim tavsiyem; izlemediyseniz mutlaka izleyin, izlediyseniz tekrar izleyin.
son olarak: her şeyin bir bedeli vardır. -
en büyük bahtsızlığının shakespeare in love, saving private ryan, life is beautiful ve the truman show gibi filmlerle aynı yıl vizyona girmesi olduğunu düşündüğüm efsane film.
-- spoiler --
insan bazı şeylerin değerini kaybedince anlıyor. ve de, en acısı, teoride körü körüne savunduğun bilginin pratikte sıçtığını görmek insanı fena yıpratıyor.
sonuçta, danny'nin de dediği gibi,
"hate is baggage. Life's too short to be pissed off all the time. It's just not worth it."
"We are not enemies, but friends. We must not be enemies. Though passion may have strained we must not break our bonds of affection. The mystic chords of memory will swell when again touched as surely they will be by the better angels of our nature."
-- spoiler --
Life is beautiful ile "en özgün senaryo" için yarışmaları da güzel bir ironi olmuş bence. -
bütün kaliteli taraflarının yanında, düşünsel anlamda yeterince doyurucu bir film olmuş. özellikle derek ve yahudi adamın yemek masasındaki konuşma sahnesi harikaydı. sarf edilen sözcükler gerçekten çok iyi düşünülmüş ve hararetli bir tartışma yaratılmış. oyunculuklar da bu hararete müthiş uyum sağlamış.
diyaloglar genel anlamda başarılıydı ve çoğu yerde güldürebiliyordu. ayrıca siyah-beyaz görüntü tekniği amacına güzel hizmet ederek konu bütünlüğü başarıyla sağlanmış.