bir türlü sevemediğim dergi. bir ara kaan sezyum'un bir yazısı için almıştım ama yok, satın alırken bile tanıdık biri görecek diye beni geriyor.
tam böyle tipik tatlı su solcusu dergisi değil mi ya? abi cihangir, bohemiz, yeşilçam, frida kahlo, abi özgürlük, lgbt, feminizm, veganlık bilmem ne... hayır hiçbirine de karşı değilim ama böyle de zerre samimi gelmiyor yahu. atatürk'ün sadece doğum yılını ve anne-babasının adını bilerek atatürk hayranı olan ve millete ahkâm kesen tiplerin aldığı bir dergi. bir de kafkaokur ve kafa var aman allahım onlardan bahsetmek bile istemiyorum.
not: derginin temel konsepti ve (bu konsepte bağlı olarak) okuyucu kitlesi eleştirilmiştir. içinde yazan kişilerin birçoğunu seviyor ve takip ediyorum.
toprak üstündeki bölümleri odunlaşmayıp yumuşak kalan, ilkbaharda bitip bir iki mevsim sonra kuruyan küçük bitkilerle yapılmış veya bu bitkilerle doldurulmuş.
Örnek kullanım: Ranzalardan birinin üst yatağında bir ot şilte üzerinde, soyunmadan uzanan ve iki eli ensesinin altında düşünen ben. (N. F. Kısakürek)