1. 1
    i.hizliresim.com/...

    tam adı "reinhard tristan eugen heydrich" olan alman ss generali*. hitler'in, kendisi hakkında demir kalpli adam demişliği vardır. sanırım (bkz: mustafa kemal atatürk)'ten sonra hakkında en çok okuduğum adamdır. ordudan atılması, nazi partisi'ne yamanması, askeri disiplininin insani melekelerden yoksun olması, doğrudan heinrich himmler tarafından istihbarattan sorumlu tutulması, en az 1 buçuk milyon azınlığın (yahudiler, çingeneler, çekler, slovaklar) kanının ellerinden oluk oluk akması kendisi hakkında bilinmesi gerekenler.

    çok uzun bir girdi olabilir, önceden uyarayım. uzun süredir yazmayı istiyordum "prag kasabı" hakkında. hazır gaza gelmişken, izin verin; akıtayım derelerimi.

    kasabımız, dönemin ünlü tenorlarından ve bestecilerinden richard bruno heydrich'in oğlu olarak 1904'te doğuyor. annesi elisabeth anna maria amalia heydrich de piyanoda efsaneymiş. evde oldukça entelektüel bir ortamda büyüyor. bu sıralarda kemana merak salmış olsa da, özellikle askeri okul zamanlarında bu merakı hobiye dönüşemiyor. 3 kardeşi var aslında ama sadece heinz hakkında geniş bilgiye sahibiz (reinhard'ın 1 yaş küçüğü. reinhard öldükten sonra yahudiler'in soykırımdan kaçmasına yardım etmişliği var. gestapo kendisini felik fellik ararken, çocuklarını korumak için kendisini öldürüyor).

    çocukluğundaki spora düşkünlüğü, askeri okul geleceğinde yararlı olmuş. eskrim ve yüzmede oldukça iyi. ailece yaşadıkları yer "halle" de denilen halle an der saale. birinci dünya savaşı'ndan sonra almanya kaybedince, o zamanlarda küçük bir yer olan halle'de ayaklanmalar ve komünistler ile anit-komünistler arasında şiddetli çatışmalar çıkmaya başlıyor. savunma bakanlığı böyle birçok yer olduğu bilgisini alıp "karşı savunma grupları" kurulmasını istiyor. bunlar aslında bizim bildiğimiz "korucu" gibiler. osmanlı'da da olan köy koruculuğunun adı almanlar'da freikorps (free corps: düzensiz birlikler). bizim minik kasabımız da bunlara katılıyor. yaşı 15. çatışmaları ve sivil itaatsizlikleri "devletin eli" adı altında engelliyor bu freikorps. reinhard da bu düzensiz birliklerle geçirdiği zamandan çok etkileniyor. babası sağcı olsa da, çocuklarına böyle düşünceler empoze etmeyen birisiymiş. yani reinhard'ın "aileden gelen bir baskıyla" korkunç bir militarist algıya sahip olması mümkün değil. bu freikorps, içinde uyuyan aşırı milliyetçi (sonradan kafatasçılığa dönüşecek olan) damara kan pompalamaya başlıyor. ve yahudi karşıtı (antisemitist) olmak için ilk adımını adıyor: alman milliyetçiliğini koruma ve savunma federasyonu'na (deutschvölkischer schutz- und trutzbund) kayıt oluyor. küçük bir aşırı sağcı fidanımız var artık.

    versay antlaşması sonrası almanya'da enflasyon oranları korkunç bir boyuta çıkıyor. heydrich ailesi de bundan etkileniyor tabii. bruno heydrich'in başında olduğu konservatuvar kapanıyor ve aile ciddi maddi zoruluklar yaşamaya başlıyor. önceden gayet saygıdeğer ve zengin olan aile, yoksulluğun kollarına düşüyor.

    dönelim küçük kasabımıza. reinhard 18'ine geldiğinde donanmaya (reichsmarine) katılıyor. donanmada geçirdiği 6 yılda üstlerinden birçok başarı nişanı alıyor, bu süre içinde birden fazla gemiyi komuta etmesi isteniyor. 6. yılında da asteğmen oluyor. ancak hem astlarına hem de üstlerinin dikkatini çeken iki özelliği var bu dönemde: hırsı ve küstahlığı. hırsı, özellikle komutasına verilen savaş gemilerindeki eğitim talimlerinde üstlerinin gözlerinin parlamasını sağlıyor. askeri disiplin olarak gördükleri bu hırsın reinhard'ın içindeki küstahlığın benzini olduğunu da sonradan fark ediyorlar. gene askeri disiplin içinde pek falso vermeyen reinhard, astlarına karşı çok sert uygulamalarda bulunuyor. astlarına verdiği emirlerin (emrin ortalama uygulanma süresi ne olursa olsun) saniyeler içinde yerine getirilmesini istemesi, astlarının başarılarına karşı küçümser tutumu ve astlarıyla ilgili bilgi isteyen üstlerine karşı ketum olması; minik kasabımızın büyüme dönemindeki önemli özellikleri. bu sıralarda, kuruluşunun hemen hemen 10. yılına yaklaşmış nazi partisi (nasyonel sosyalist işçi partisi: nationalsozialistische deutsche arbeiterpartei) adolf hitler önderliğinde yükselişe geçmiş durumdaydı. ama gücü eline almak için büyük burhan*'ın almanya'yı da etkilemesi gerekiyordu. nitekim bu da 1930-1932 arasında olacak, alman ekonomisi çökecekti. nazi partisi'nin 1930'da %18 olan oy oranını hitler'in almanya başbakanı olduğu 1933'te %44'e getirmesinin temel sebebi bu aslında: açlıkla, sefaletle boğuşan halk "kurtarıcınızım ben sizin" diyen hitler'e oy vermiştir. ayrıca hitler'in politik rakiplerini "güzel dille" saf dışı etmesi de önemli tabii. reinhard ise, 1930'da bütün bunların tam olarak farkında değildi.

    bir partide tanıştığı lina von osten askerlik kariyerini değiştirecekti. lina ile ilişkiye başlayan reinhard, daha önce başka bir kadını nişanlanma umuduyla kandırması sebebiyle askeri mahkemeye sevk edildi. aslında genel olarak alman ordusunun genelinde böyle durumlar olabiliyordu ama kandırılan söz konusu kadının babasının askeri mahkemenin başkanı ile yakın arkadaş olması, reinhard'ın donanma hayatını tek duruşmada bitirdi. donanmadan atılan reinhard'ın kariyer hedefi kalmamıştı. askerlikten başka bir şey bilmeyen, aşırı sağ fikirleri ve aşırı milliyetçiliğiyle övünen küstah ve hırslı bir adam olarak kalakalmıştı. lina ona nazi partisi'ne katılması önerisini, donanmadan atılmadan kısa süre önce söylediğinde şaşırmış olan reinhard, önündeki seçeneksizlik sonucu partiye üye oldu.

    nereden nereye, di' mi? belki de sadece donanmadaki küstahlığı, aşağılamaları ve hırsı sebebiyle anılıp tarihin tozlu sayfaları içinde unutulmuş biri olarak kalacak olan bir askerin sosyal hayatındaki ikiyüzlülüğü sebebiyle geldiği ve geleceği yerlere bak. hayat gerçekten tesadüflerle dolu. lina'nın nazi partisi'ne üye olmadığı bir paralel dünyada reinhard da unutulacaktı belki. devam edelim.

    nazi partisi'ne üye olan reinhard, kendisini henüz yüz karası olarak görmeyen askeri irtibatlarından destek alarak dönemin ss (koruma timi: schutzstaffel) mareşali olan (reichsführer: führer'den sonraki adam işte), kendisinin üstünde sadece hitler olan, en yüksek rütbeli ss subayı heinrich himmler ile buluşuyor. bundan sonrasını hızlı geçsem de olur aslında. konunun nereye gideceğini az çok anlamışsınızdır. himmler bizim küçük kasabımıza, önce (bizim mit'in de kurulma gayesi olan) karşı istihbarat görevi veriyor. berlin'de nazi partisi merkezi'nde bir ofis kuran reinhard, partinin bütün politik düşmanları hakkında istihbarat topluyor (şantaj, ölümle tehdit, parmak kırmak; ne ararsanız var tabii). 1 yıl sonra himmler kendisini binbaşı (sturmbannführer) yapıyor. binbaşı olan reinhard, biriminin de adının değişmesiyle birlikte artık terör estirmeye başlıyor. himmler'in münih'i kontrol altına almasıyla birlikte bütün güç hitler'in eline geçiyor. 1933'te de tüm almanya'ya hakim oluyor führer. toplama kamplarının ilk kez bu yıllarda kurulduğunu biliyorsunuzdur.

    hızlanalım. 1934'te nazi partisi'nin askeri gücü olan sa (taarruz birliği; sturmabteilung) ile ss'in arası açılmaya başlıyor. ss sa'yı parçalıyor adeta. çoğu yerde her iki timin ya da birliğin 1945'e kadar devam ettiği yazılsa da, aslında 1934'ten sonra ss sa'yı himayesi altına almış durumda. nazi partisi'nin güdümündeki almanya ordusu çevresindeki ülkeleri emerken, reinhard da 1938'e kadar iç ayaklanmaları ve yeni işgal edilen bölgeleri kontrol almak için kullanılıyor. reinhard son olarak, 1939'da çekoslovakya'yı da işgal eden hitler'in görevlendirmesiyle, 1941'de bohemya ve moravya (aslında şimdiki çekya) bölgesinin valisi oluyor. selefi konstantin von neurath'ı (müthiş bir diplomatmış. ilgilenirseniz, araştırabilirsiniz) "güzel dille" ikna edip yerine gelen reinhard'ın ilk görevi "prag'da yaşayan halkı almanlaştırmak" olacaktı. önce çekler'in karne taşımaları ve toplumdan dışlanmaları (iş bulamama gibi) başlıyor. prag'ın cehenneme benzeyen ortamında alman olanların bile sokağa çıkma yasaklarıyla gözleri korkutulmuş, azınlıklar evlerine kapanmış. çekoslovak hükümeti ingiltere'ye sürgün edilmiş ancak uslu durmamışlar tabii. burada çekoslovakya direnişçileri ekibini eğitip prag'a yollamaya başlamışlar. küçük bir istihbarat grubu olarak başlayan bu vatanseverlerden prag'a dönebilenler olmuş. ingiltere'den aldıkları şifreli mesajlarla burada da istihbarat görevlerini sürdürmüşler. önce hitler'e suikast görevi verilmiş kendilerine ama hitler'in berlin'den dışarı çıkmadığı, bu grubun da prag'dan çıkma ihtimalinin hemen hemen hiç olmadığı gerçeğiyle kısa süre içinde yüzleşilince, hedef reinhard haline gelmiş. bu sırada, reinhard bohemya ve moravya halkının "aşırılıklara" başlayabileceği üzerine kırsal kesimdeki azınlıkları katletmeye başlamış.

    direnişçilerin yerel ayağını yönetenleri (ingiltere'den aldıkları talimatları kendilerine getiren istihbaratçıların kendilerine "üç kral" dedikleri kişiler bunlar. "üç başkan" da diyebiliriz) öldüren reinhard, "bu direniş artık bitti, evlerinize dönün ve uslu durun" vaazını vermiştir. direnişçi istihbaratçıların kendisine suikast düzenlemesi noktasında kararlarını bu olay vermiştir. 1942'de berlin kırsalındaki bir malikanede wannsee konferansı'nı düzenleyen reinhard, burada yahudi sounuyla ilgili "gaz odaları" fikrinin alınmasında önayak olmuştur. ilk fikir "sağlıklı erkekleri kısırlaştırmak" ve "yüksek dozda kimyasal madde enjekte etmek"ken, "maliyet açısından zararlı olacağını" düşünülüp bundan vazgeçilmiştir. son fikir "aralıksız egzos gazı verilen odalarda bu sorundan kurtulmak" olarak alınmıştır.

    reinhard, hitler'le görüşmek ve hem bu "son karar"ı bildirmek hem de fransa'ya tayini ile ilgili bilgi almak için berlin'e arabayla gitmek üzereyken, anlattığım çekoslovakya direnişçilerinden jozef gabcik (Jozef Gabčík) aracın önüne atlamış, otomatik silahını araca doğrultmuş. silah tutukluk yapınca reinhard araçta ayağa kalkarak silahına davranmış. direnişçilerden jan kubis (Jan Kubiš) aracın arkasına doğru koşarak el yapımı bir bomba fırlatmış. aracın altına yuvarlanan ve orada patlayan bombadan sonra kubis ve patlamadan yaralı kurtulan reinhard arasında kovalamaca başlamış. bir süre karşılıklı silah sesleri duyulmuş ve kubis kaçmış. reinhard pazar alanında yere yığılmış. bir çek kadının reinhard'a yardım etmesi, yoldan geçen bir posta arabasının reinhard'ı alıp askeri hastaneye götümesi ve yolda reinhard'ın, aracın çok fazla sallanması sebebiyle kan kaybının arttığı da söyleniyor. ama bunlar masal da olabilir tabii. hastanede 8 gün kalan ama iç kanaması durdurulamayan reinhard heydrich 1942 haziran'ında ölmüş.

    heydrich ile ilgili birçok ayrıntı var. kronolojik olarak anlatmaya çalışınca birçoğu aklımdan çıktı tabii. onları da madde madde vereyim, olur mu?

    - kendisi ss ve sa ayrımında önemli görevler alıyor. ss, her ne kadar sa içinden çıkmış bir tim olsa da, sa'nın 3 milyonu aşkın askerinin üst rütbelilerinden ürküyordu. bu üst rütbelilerin birçoğunun öldürülmesi, hitler'in talimatı ve himmler ile heydrich'in elleriyle olmuştur. 200'e yakın üst rütbeli sa öldürülmüş, sa'nın başına da hitler'in güvendiği adamlardan viktor lutze getirilmiştir. garipliğin daha da beteri ise, uzun yıllar sa'ya liderlik etmiş; hatta hitler'le bilrikte sa'yı kurmuş ernst röhm istenmeyen adam ilan edilip önce tutuklanmış, ardından da hapishanede infaz edilmiştir. infazı gerçekleştirenin heydrich olduğu da söylenir çoğu yerde. (araştırmak isterseniz, olay nacht der langen messer [night of the long knives: uzun bıçakların gecesi] adıyla geçer)

    - wannsee konferansı, kariyerindeki en uzun süren ve en önemli kararları aldığı toplantıdır. konuşulan fikirlerin acımasızlığı ile askeri disiplin ve hitler'i memnun etme güdüsü altında ezilmenin ne demek olduğunu ölürken anladığını düşünüyorum. detaylı bilgi almak ve okumak için wiki sayfasına bakabilir; "okumak uzun sürer, izlenecek bi' şey yok mu?" diyorsanız da 2001 yapımı conspiracy filmini izleyebilirsiniz.

    - kendisini anlatan filmlerin ortak noktası, heydrich'in hırsa düşkünlüğü ve taviz vermezliğidir. gerçek hayatında bu özellikleri kazanmasının, çocukken katıldığı freikorps ile bağlantılı olabileceğini açıklamıştım. yazmayı unuttuğum bir nokta daha var: heydrich partide yükselirken, kendisi hakkında "o aslında yarı yahudi, taşdığı kan bizim kadar asil değil" diyerek sıklıkla suçlanmıştır. sa'ları bu suçlamalardan sorumlu tutarak hitler'in sa'yı parçalamasının önünü açan da kendisidir. önce himmler'e bu safsatalardan sıkıldığını açıklamış, himmler de hitler'e bu görüşünü ileteceğini söylemiştir. sa'nın sadece heydrich'e yönetilen bu suçlama sonucu parçalanması fikri tam anlamıyla mantıklı görünmese de, hitler'in heydrich'i "himmler'den sonraki en iyi komutan" olarak görmesi de unutulmamalı.

    - 1938-1942 arasındaki yahudi soykırımı'nı planlardan biridir. yahudilerin taşınması, tamamen izole ama "efektif" olarak kullanılmaları (iş güçlerinden faydalanma) ve en sonunda da katledilmeleri ile ilgili hitler, himmler, hermann göring ("nerede kaldın sen?" dediğinizi duyar gibiyim) ile birlikte bütün sorumluluğun sahibidir. yahu, (bkz: anne frank)'in anılarında da vardı bu: heydrich, richard wagner hastası bir adam. babası da wagner'ın tarzına benzer besteler yapmış bir besteci. toplama kamplarında geceleri yahudilerin iş verimi düşmesin, depresyona girip kendilerini öldürmesinler diye hoparlörlerden wagner çalınması emrini veren insanoğlu da ta kendisidir. buraya kadar iyi geldim ama şu anda "ne büyük götmüşsün sen" diye bağırdım evde. heydrich'in hırsının ve kibrinin boyutlarını göstermesi açısından wagner örneği sizin için de çarpıcı olacaktır.

    aklımda çok daha fazla yazacağım şey vardı ama akan kanım kurumuş durumda. kaynakları vereyim ve gidip sakinleşeyim biraz. buraya kadar okuduysanız, teşekkür ederim.

    kaynaklar ve incelenmelikler:

    kaynak 1

    kaynak 2

    kaynak 3 (cia'li =))

    kaynak 4

    kaynak 5

    6 - the participants: the men of the wannsee conference (kitabın linki de vardı ama bulamadım şimdi. aklıma gelir de bulursam, sonra eklerim)

    7 - 1941-1942 avrupa'sı

    8 - wannsee konferansı'nın yapıldığı malikane

    9 - valisi olduğu bohemya ve moravya

    10 - ölümünden sonra yüz maskı/ yüz maskesiyle hazırlanmış kendi adını taşıyan pulu

    11 - mezarlıklarda gezmekten hoşlananlara

    12 - eski fotoğrafları var burada

    13 - berlin'e yakın bir askeri mezarlıkta gömülü olan mezarından kalanlar (evet, mezar taşı yok)

    14 - cenaze töreninden bir kare

    not: yazım yanlışlarını elimden geldiği kadar düzelttim. okunmayacak kadar değiller sanırım. girdiyi bilgisayarda yazıp buraya geçirdiğim için düzenlemesi de, yazması kadar uzun sürdü. hatalar çoksa, kusura bakmayın.
    #64027 lake of the hell | 2 yıl önce