cem yılmaz'ın her şey çok güzel olacak'tan sonra, pek yakında'dan önce çektiği ve bunlarla aynı tarzda olan filmi. diğer iki film gibi bu film de çok güzeldir, hatta bence aralarında en iyisidir. cem yılmaz'ın böyle başarısızlık öyküleri çok tatlı oluyor.
filmin finali ise harika. sürpriz son diye bu denir.
cem yılmaz filmografi'sinin en değerli parçasıdır bana göre. lakin hak ettiği değeri görememiştir o ayrı. böyle bir filmi yapan bir kişi aynı zamanda ali baba ve 7 cüceler gibi bir saçmalığı neden ve nasıl yapar anlamak mümkün değil.
daha sonraları anlam genişlemesine uğramış bir kelimedir. baş aşağı kapalı duran üç kap ve bunların birinin altında saklı küçük bir objeyi bulma oyununu oynatan eliçabuk insanların unvanıdır.
türk sinemasının, 21. yüzyılın ilk yarısındaki yüz akı yapımıdır. cem yılmaz üzerinde 80 li ve 90 lı yılların özgün kumaşını taşıyan değerli bir anlatıcıdır benim için. o yıllardaki çocuklar pek bir içine kapanık görünürdü. fakat açıp dinleyecek decoderin şifresini kırdığınızda muhteşem bir evrenle karşılaşırdınız. yılmaz'ın bu filmdeki usta anlatımında ömer vargı'dan da öğrendiklerini atlamamak gerekir. yerel bütünselliğe şahaser kurgular ekleyip, kaybeden ama yeniden kalkan insanların öyküsüdür hokkabaz. bu şahaser film neden avrupa'nın en değerli festivallerinden eli kolu ödüllerle dönmedi uzun uzun düşündüğüm olmuştur.
yukarıda sanki film vizyona gireli iki hafta olmuş gibi övmüşüm. içimizden çıkan bir şeyi övmeye çok hasret kalmışım. malumdur ki uzun zamandır içimizden övülecek bir şey çıkmıyor.