içinde dahil olduğum gruptur.ilk zamanlar üç şeker içip, uzun zamandır şekersiz içince nedense tat almaya başlıyor insan.üstelik çaydan kıstığınız şeker, diğer yiyecek ve içeceklerde de kendini belli eder.
12 yaşımdan bu yana dişçi koltuklarından kurtulamadım. sürekli çay tüketen bir toplumuz. şekerli çay, dişleri sürekli şekere maruz bırakıyor. bu nedenle 17 yaşımdan bu yana şekerli içeceklerden sakınırım. şekerli çay, kahve, meşrubatlar, uzak durmaya gayret ediyorum. çayı kahveyi şekersiz içmek ne bir eziyet, ne de bir marifet. isteyen istediği gibi içer.
Herkes çayı şekersiz içtiğine göre şovumu artık çayı balla içerek yapmayı planlıyorum. Eskiden çayı şekersiz içmenin bir havası vardı, çayı şekersiz içenler istiklal'e kravatla çıkardı.
Benim bu. Sırf kilo alıyorum, şeker zararlı ayağına bir anda kestim şekeri, ki günde 10 tane falan çay içtiğim dönemler. Çaycı getirdi çayı, şekerleri tepsiye geri koydum, al bunları bundan sonra getirme dedim. Adam da getirmedi zaten, ben de isteyemedim bir daha kendime yedirip. O değil, canım çekse de, çay ocağı da uzak, alamadım da gidip hiç kendim... biraz bala göt bıraktım yani.
Lakin şekeri hâlâ tam kesemedim, arada krize girip kaşık kaşık nutella yemeler, bir kerede üç tane dido gömmeler, tek seferde milka paketini mideye indirmeler. Ölücem anasını satayım bi gün...
İçtiğim çayı değiştirerek başarmıştım, çaykur altınbaş sayesinde çayda şekeri bıraktım. günde 8-10 su bardağı çay içip her bardağa iki küp şeker atan adamdım. Şekeri bıraktığım ay 3 kilo verdim.
Kim azınlıktaysa ona yükleniyor insanlar. Eskiden ortamda çayı şekersiz içen biri olduğunda metroseksüel muamelesi yapılırdı. Şimdilerde şekerli içenlerle dalga geçiliyor. Neticede çay yahu, isteyen istediği gibi içer.
tamamen sağlıklı olan davranıştır. şeker sağlığa zararlıdır. mümkün olduğunca az kullanmaya dikkat edin bırakamıyorsanız. doğal yoldan almaya bakın. pirinç, patates vs
neden tartışma konusu olduğunu anlayamadığım insan tercihi. ama biraz çay olayına girmek lazım. şurada 70-80 yıl öncesine kadar çay yurt dışından gelen lüks bir tüketim maddesiydi. herkesin kolayca erişip bugünkü gibi bol bol tükettiği bir şey değildi. sonra 1940'ların başında rize'de çay tarımı başladı. hem de öyle hızlı başladı ki dağ taş çay oldu. yerli çay pahalı değildi. herkes içebilirdi. ama insanlar alışık değildi. bu acı suyu cazip hale getirmek için bolca şeker eklenmesi gerekiyordu. bizim çayı şekersiz içilmez sanmamız çayın yaygınlaştırma çalışmasında yardımcı eleman olarak şekere yüklenilmesindendir. çay kültürümüz ince bellide, tavşan kanı ve iki şekerlidir. tek tiptir. halbuki çay o kadar yenidir ki memleketimizde çay içilen yerlerin bir kısmının adı hala kahvedir. çayı sömürgelerinden getirten ve yüzyıllardır tüketen insanlar ise kişisel tercihlerine göre çayı şekerli, şekersiz, sütlü, limonlu içme seçeneklerini yargılanmadan kullanabiliyorlar. standart olarak sunulan çayı farklı bir şekilde içmek buralarda insanların yargılanmasına yol açıyor. içtiğimiz çay üzerinden bile kamplaşmayı becerecek kadar gergin bir millet olduk. sonra birileri ötekileştirme filan deyip şikayet ediyor. çayı şekerli için, şekersiz için, arada bir süt katın için, arada bir bir dilim limon ekleyin. rahat olun, hepsi güzel, hepsi çay. sanılanın aksine aralarında bir rekabet de yok.
Rafine şeker denen zehirden kurtulmanın ilk adımı. "Sadece" çaya attığınız şekeri keserek vücudunuzda baş köşeye kurulmuş yılların göbeğini eritebilirsiniz.
çayın tadını bilen insandır. benim gibi günde ortalama 5 kupa çay içen insan için günde 2 şeker dahi kullansa. 5 kupa * 2 şeker* 30 gün = 300 küp şeker tüketmekten sakınmış olacaktır.
Günde 20 bardak çay ortalaması ile oynayan bunu da her çaya 3 şeker atarak perçinleyen bir tür olduğumdan dolayı mecburen dönüştüğüm kimse.
Ama asla ona buna "siz nasıl şekerli icebiliyorsunuz" cümlesini kurmadigim gibi sekeri de iade etmedim pek. O kadar hızlı bırakıp gidiyorlarki şekeri vermek icin seslenmeye çekiniyorum. Islanmasin diye de konsantre ve haliyle uyuz oluyorum bu sefer de. Cay kaşığı icin de aynı şey geçerli. En iyisi tanıdık yerde icmek. Tek bardak-sek içim. Ha güzel mi güzel, alışıyor musun alisiyorsun, tad alıyor musun hem de alâsını. Sigara da ayri bi iyi gidiyo yanında ayrıca. He bu arada İyy siz nasil hala şekerli içiyorsunuz kuzum