hayalet gemi

  1. 1
    i.hizliresim.com/...

    1992-2002 yılları arasında yayımlanmış, sonrasında da tarihin tozlu raflarına gömülü kalmamış (nedenini anlayacaksınız aşağıda) edebiyat dergisi. fena kafa açardı, küçük yaşta okununca hele.

    neden "tarihin tozlu raflarına gömülü kalmamış"? çünkü derginin tüm sayılarına internetten ulaşmak mümkün. ayrıca, öyle "ilk üç sayfasına bakın, sonrasını gidin sahaflarda arayın, göstermiyoruz" gibi bir çakallık da yok. derginin istenilen sayılarını olduğu gibi bilgisayara indirmek bile mümkün.

    derginin bütün sayıları

    bendeki anıları çok derindir bu derginin. (bkz: yekta kopan), (bkz: murat gülsoy), (bkz: sibel k. türker), (bkz: ayfer tunç) gibi yazarlarla ilk tanışmam hayalet gemi sayesinde olmuştu. dergiyle ilgili de biraz bilgi vereyim: önceleri ayda 1 yayımlanıyordu, sonradan (sanırım çok para gitmeye başladı. zira, tutulmuş, isminden söz ettiren bir dergi değildi. satış rakamları masraflarını zar zor karşılıyordu sanırım) 2 ayda 1 yayımlanmaya başladı. konuk yazarlara (zaten hemen hemen her yazar konuk yazardı. birkaç kadrolu yazarı vardı derginin sadece) her sayı öncesi bir konu veriliyordu. ister çizim ister şiir ister kısa öykü ister deneme; söz konusu sayıda yer almak isteyen yazarlar bir şeyler üretip yolluyordu dergiye. dergi yönetimi de bunların arasından seçim yapıp (ya da hepsini alıp; kimi zaman gelen eserlerin tamamı anca bir sayıya yetiyordu) derginin o sayısını dolduruyordu.

    böyle böyle 10 yıl basılı yayında yer almak ciddi bir iş. şimdi düşünüyorum da; penguen'in bile parçalandığı, roll'un battığı bir ortamda, böyle cesur bir işin altına girmek çıldırmakla eşdeğer. gene de, iyi ki hayalet gemi'nin bu çıldırışı süresince kendisine omuz veren bir ablam vardı.
    #57181 lake of the hell | 9 ay önce
     
  2. 2
    90'ların edebiyat dergisi. bu kadar kaliteli bir işin on yıl hayatta kalabilmiş olmasına şaşırıyor insan.

    her sayısı bir tema ile çıkmış, son sayısında ilk sayısının teması tekrarlanmıştır. "artık filmlerin sonuna 'son' yazılmıyor, sanki hiçbirşeyin * sonunun gelmesini istemiyor gibiyiz" sözleriyle açmış kapanış sayısını.

    ayfer tunç, murat gülsoy derler ama bir balku efsanesine, rahmetli balku harikalar kumpanyalarına yuva olmuş dergidir gözümde.

    hayalet gemi'nin yazdığım çoğu şeye bir yerden ilham olduğunu fark ediyorum. okuduklarıma değil, orası enteresan. kısa öyküler, şiirler, frp senaryolarım hayalet gemi havasında oldu hep ya da ben buna inandım. ne fark eder ben inandıktan sonra.

    bu kadar özenli, disiplinli ve özverili işler bulamadım 2000'lerde. ben en son sayılarına, kapandıktan sonra toparladığım kopyalara yetiştim. hep ayrıldığını gördüğüm trenlerde gözüm.
    #58544 son kurtadam | 8 ay önce