bazen içindeki kıvılcımın yangına dönüşmesini alev almasını beklersin bu hiçbir ihtimalde gerçekleşmez. ta ki içindeki yağmur ormanlarını gezene kadar. o ıslak ağaçlar sadece içinde siz varsınız diye yanmaya başlar. evet beklediğiniz o kıvılcımın yangına alev'e dönüşmesi sadece sizi bekler. sizi yakalamayı. her tarafa koşarsınız her yolu denersiniz çıkamazsınız o yangından her taraf yangınlarla sarılmış. bir el bir kurtarıcı beklersiniz. o kurtarılma umudu sürekli içinizde bulunur. yangınlar yaklaştıkça kurtarılma umudunuz sönmeye başlar. iki elinizi kafanızın arasına alır ben buradan nasıl kurtulacağım diye düşünmeye başlarsınız. insan kendinden nasıl kurtulur ki. bir insan kendinden en uzağa kaçtığında bile ensesinde değil midir yalnızlığı. aklınıza bir fikir gelir. kazmak. evet kendinizi kazmak. bu ateş'lerden kazarak kurtulmayı düşünürsünüz. kazarız git gide derinleşiriz. kendimizde öyle bir derinleşiriz ki. tanıyamazsınız kendini. yeni bir bene ulaşmışsındır. yabancılaşırsın, en tanıdığımız ben en yabancı tanınmayan kimsesiz olmuştur.
ben diyorsun ve bu sözcükle gurur duyuyorsun. ancak ister inan , ister inanma bundan daha yüce olan şey, bedenin ve onun büyük zekasıdır. bedenin ben demez, ben olarak işler. friedrich nietzsche
insan kendisi olmaktan yorulur mu? işte ben bunlardan biriyim. ben olmak istemiyorum artık, benim yerime başkası geçsin, kendi benliğimi ona devredeyim. ben de bensiz kalayım istiyorum.