1. Nazım hikmet ran şiiri. e-postama gönderene kadar haberim yoktu varlığından. Herkesin ayrılışı ne kadar sıradan değilse bu da en fazla o derecede ilginç. Kırılan kalpler, seven, ama sevmenin yetmediğine inanan iki insan. Bazen sevmek zor gelir, bazen daha çok sevememek, bir şekilde biter bitmesi gereken. Bir pencere kapanır, sizin hayatınıza açılan, sizin yanyana başbaşa durup dışarı baktığınız o pencere. Sonra da bir kitap yere düşer. Sizi anlatan bir kitap. Ve kapanır. O yürür veya siz, veya her ikiniz. Yürümeye devam edersiniz.

    Nâzım Hikmet Ran - Bir Ayrılış Hikâyesi

    Erkek kadına dedi ki:
    -Seni seviyorum,
    ama nasıl,
    avuçlarımda camdan bir şey gibi kalbimi sıkıp
    parmaklarımı kanatarak
    kırasıya
    çıldırasıya...
    Erkek kadına dedi ki:
    -Seni seviyorum,
    ama nasıl,
    kilometrelerle derin, kilometrelerle dümdüz,
    yüzde yüz, yüzde bin beş yüz,
    yüzde hudutsuz kere yüz...
    Kadın erkeğe dedi ki:
    -Baktım
    dudağımla, yüreğimle, kafamla;
    severek, korkarak, eğilerek,
    dudağına, yüreğine, kafana.
    Şimdi ne söylüyorsam
    karanlıkta bir fısıltı gibi sen öğrettin bana.
    Ve ben artık
    biliyorum:
    Toprağın -
    yüzü güneşli bir ana gibi -
    en son en güzel çocuğunu emzirdiğini.
    Fakat neyleyim
    saçlarım dolanmış
    ölmekte olan parmaklarına
    başımı kurtarmam kabil
    değil!
    Sen
    yürümelisin,
    yeni doğan çocuğun
    gözlerine bakarak.
    Sen
    yürümelisin,
    beni bırakarak.
    Kadın sustu.
    Sarıldılar.
    Bir kitap düştü yere,
    kapandı bir pencere,
    Ayrıldılar.
    #52143 vemvet | 8 yıl önce (  8 yıl önce)
    0şiir