1. 1
    yok böyle bir şey. hem de çocuk egemen aile kavramının tartışıldığı bu devirde. çocuk sizin sahibiniz oluyor. ona göre. niyeti olanlar ayağını denk alsın.
    #50895 laedri | 2 yıl önce
     
  2. 2
    Tahmin edilenden daha büyük bir sorumluluktur. Lütfen bu sorumluluk öncesinde en az 10 kez düşünün. Çocuğunuzun büyüdüğü zaman size karşı kahkahalar atarken gece yatağında ağlayarak ölümü dileyebileceğinin farkında olun.
    #50896 midnight | 2 yıl önce (  2 yıl önce)
     
  3. 3
    9 yıllık evli biri olarak hala düşünme aşamasında olduğum eylem. Çok sevdiğim yeğenimle beraber iki saat vakit geçirince dahi başım ağrıyor. çocuğun güvenliği, eğitimi, maddi ihtiyaçları konusunda hala kendime güvenemiyorum. Herkes anne baba olmak zorunda değil,
    #54019 yazan deve | 2 yıl önce
     
  4. 4
    (bkz: anlayamazsınız)
    #54033 tcseckin | 2 yıl önce
     
  5. 5
    Daha önce yazilanlarin aksine cocuk sahibi olmak dünyanın en güzel hediyesidir. Merak etmeyin kimse kimsenin sahibi olmuyor. Sadece öncelikleriniz değişiyor. Yaşam tarzinizda bazi ayarlamalar yapmanız gerekiyor, onun haricinde insanın bencilliğini yenebilecek baska bir sey düşünemiyorum.

    Bir birey yetiştirmek, onu yoğurmak, ona şekil vermek, ona birşeyler katmak dünyanın en anlamlı işlerinden bir tanesi.

    Haaa zor mu tabiki zor, ama düşünsenize anne babanız bu zorluğu düşünüp çocuk yapmama yolunu seçseydi siz burada bu girdileri yazabilirmiydiniz?

    Ayrica bakınız #52702
    #54048 11001 | 2 yıl önce (  2 yıl önce)
     
  6. 6
    sorumluluğunu alamayacak bireylere yasaklanması gereken durum.

    ayrıca bkz: #52820
    #54070 the ancient one | 2 yıl önce
     
  7. 7
    öyle çok büyük sorumluluk falan değildir. aslında evet büyük sorumluluktur ancak "bu lanet dünyaya çocuk getiremem" falan değildir. tüm hayvanlar gibi insan ırkı da neslini devam ettirmeye programlıdır. ha sen dersen ki ben dünyaya çocuk getirmeyeceğim, neslim devam etmesin. o zaman 3'er 5'er çocuk yapıp salan adama laf söylemeye de hakkın yok. o zaman ülkenin ve dünyanın geleceğini o çocuklar tayin eder.
    ya da sen de kendi çocuğunu yetiştirip bir ihtimal dünyanın bir "idiocracy" geleceğinden kurtulmasına faydan olabilir.

    çocuk sevgisi, ona nasıl bakacağız, nasıl yetiştireceğiz, ihtiyaçlarını nasıl karşılayacağız vs. bunlar elbette büyük şeyler. dediğim gibi, dünyayı düşünemeyenlere teslim edip gitmeye hakkımız yok.
    #116956 baca karasi | 7 ay önce
     
  8. 8
    (bkz: çocuk peydahlamak)

    en kısa zamanda evlenip "yat ulan garı aşaaa!" deyip ilk yapacağım eylem.
    #122140 timoteus | 5 ay önce
     
  9. 9
    muhtemelen asla normal yollardan tadamayacağım duygu. ama bir yeğenim var, onla hallediyorum bu işleri. tek başına bi adama evlat verirlerse edineceğim :)
    #122143 mangetsu | 5 ay önce
     
  10. 10
    annelik/babalık duygusunu tatma arzusu sonucu doğar çoğu bebek.
    bencilliğin, kutsanmış halidir.
    hep tek taraflıdır.
    #126467 lafz | 5 ay önce
     
  11. 11
    çığrından çıkmış bir dünyaya getirilmesi risk teşkil eden durum.
    #126471 bir basina | 5 ay önce
     
  12. 12
    Gözlemlediğim örneklere göre çok da düşünülerek ve planlayarak yapılmayan eylem. Nasıl olsa bir şekilde büyür, Allah rızkını verir vs. düşünceler sonucunda olabiliyor.
    #126473 rekoba | 5 ay önce
     
  13. 13
    sizden bir parçanın daha dünyaya gelmesidir. henüz yaşamadığımdan manevi olarak nasıl hissettirdiğini detaylıca bilemiyorum, ancak oldum olası bebekleri çok sever aşırı sevimli bulurum. sizin korumanıza, ilginize yüzde yüz ihtiyacı olan, yaşken eğitebileceğiniz, sonsuz bir sevgi duyabileceğiniz bir parçanız oluveriyor. özellikle anne olanlar için eminim ki hiçbir şeyle kıyas edilemeyecek bir deneyim bu.
    her şey iyi güzel de, bu müthiş sorumluluk sizi korkutmuyor mu? ya bu el kadar bebeği iyi yetiştiremezsem, ya bir şeyleri yanlış yapıyorsam, başına bir şey gelirse ve onu koruyamazsam, çünkü o çok savunmasız. bu sorular aklımda dönüp duruyor. uykusuz geceler, bütün planların bebeğe/çocuğa göre yapılmaya başlanması, hatta şu an hamile bir arkadaşımın deyimiyle eve bir yabancının gelmesi, her şey çok fazla düşünmeyi ve o doğru zamanı bulmanızı gerektiriyor.
    siz her şeyi tahlil etmeden dan diye çocuk sahibi olduysanız ve her şey iyi gittiyse ne mutlu. ama henüz bu konuda beklemeyi tercih eden arkadaşlarınızı zorlamasanız? bu hepimizin ortak yarası çünkü. şöyle hayatın anlamını buldum, böyle ertelenmeyecek bir şey, öyle harika diye diye iyice yorulduk düşünmekten. bi salın bizi anneler?
    #126487 mondaysyndrome | 5 ay önce
     
  14. 14
    Bayadır istediğim fakat geleceğinden emin olamadığımdan girişmediğim eylemdir. Bana göre Çocuklar şirin ve sempatik ancak baya masraflı varlıklar dünyaya getirmek mesele değil dünyada adam akıllı kimseye minnet etmeden ve sıkılmadan yaşayabilmesini sağlamak mesele bu yüzden yapmama kararı aldığım durumdur.
    #126491 tranecriss | 5 ay önce
     
  15. 15
    işte böyle bir şey . Viralmidir gerçekmidir bilmiyorum ama benim gerçek olduğuna inanmak için iki sebebim var
    #126541 11001 | 5 ay önce
     
  16. 16
    Berrak ve olgun bir zihin, fazlaca ekonomik yeterlilik ve doğru zamanı gerektirdiğini düşündüğüm olay. şu ülkedeki bir sürü insan gibi, manasız bir çocukluk geçirmiş biri olarak özellikle maddi imkanların yeterli olmasının ilk sıralarda olması gerektiği kanaatindeyim.

    hayat kararıyor, bitiyor gibi cümleler duyuyorum, ki haklılık tarafları çok baskın. Lakin bunun sebebinin Türkiye de yer alan çocuk yetiştirme stili ile alakalı, anne ve babalar çocuklar belirli bir yaşa gelene kadar neredeyse tüm çocuğa ait detayları üstlenip, çocuğa sorumluluk vermekten kaçınıyorlar. yani iki yaşındaki bir bebek kendi başına her yeri kirleterek yemek yiyebilir, ama sonuçta yiyebilir. Ya da belirli bir yaşa gelince sofraya oturabilir ama onun yerine onun yemek yemesi çok büyütülüp ayrıksı bir hale getirilerek sorun ediliyor.

    Ekonomi olayı ise şöyle, doğru yerden alışveriş ediyorsan para mutluluktur mottosuna istinaden, ekonomik sıkıntıların getirdiği kasvetli havanın olmaması, en basitinden istediğin zaman bırakabileceğin eğitimli bir bakıcı dahi çok büyük bir kurtarıcı. maddi yeterlilik hem ebeveynler hem-de çocuk için sağlıklı bir ortamın en mühim sebeplerinden biri, yukarıda söylendiği gibi rızkı falan ile gelmiyor o çocuk.

    Doğum sonrası annenin yaşadığı bir buhran dönemi var, şu an ismini hatırlamıyorum ama kendilerini yalnız ve depresif hissettikleri zaman dilimi, işte bu dönemin yaşanmaması veyahut hafif atlatılması için, annenin belirli bir süre geçtikten sonra kariyerine dönmesini ya da sosyal yaşantısını aktif tutması gerekiyor. Annelik bir özellik, bir kişilik değil. bunun ortasını ayırt edemeyen insanlarda ciddi ciddi o bahsedilen "yaşam kararıyor, mutsuzum" nidalarını duymak çok olağan. Aynı şeyler erkek içinde geçerli.


    bu tarz yaşanmadan bilinmeyenler hakkında ahmak kesmek kolay gibi, ama gözlemlerim aşağı yukarı bu noktada buluşuyor. hamilelik süreci, o sırada vücudun anatomisi, o çocuğun getirdiği muazzam sorumluluk, ya başımı alıp gitmek istersem o zaman ne yapacağım vicdan muhasebesi karşısında diğer aklım ise, şöyle 27-28 yaşına geldiğimde, hâlâ oldukça diri ve sağlıklı iken, tutku duyduğum, genetikleri sağlam, baba olma sorumluluğunu alabilecek bir adamdan, refah ve mutlu bir ortamda çocuk dünyaya getirmek. Kırk fikirli olmadığım zamanlarda, çocuğu ile arasında çok yaş farkı olmayan genç anne modellemesini düşünmeyi seviyorum.


    #126550 ursuila | 5 ay önce
     
  17. 17
    ekonomik koşulları sağlamadan dünyaya çocuk getirmemek en mantıklı olanı. "iyi ama rızkıyla geliyor "düşüncesiyle çocuk yapan aileler oldukça , daha çok bişeylerden eksik çocuklar dünyaya gelecek. hayata 1-0 geriden başlayacaklar
     
  18. 18
    yanlış ifade edinildiğini düşündüğüm eylem. bilinçaltıyla ilgili olan bu ifade şekli özgüvensiz, ilgi budalası, beceriksiz çocukların fotoğraflarını canladırıyor beynimde. çocuğa s-a-h-i-p olmayın, sadece yetiştirin.
    #126719 worldquick | 5 ay önce
     
  19. 19
    En gerçek en güzel olay.. Hayallerde bu kadar güzelse gerçeği yaşamak nasıl olur düşünsenizeee
    #126734 sebasmitian | 5 ay önce
     
  20. 20
    sahip olunmuyor bir kere. O kendi kendine dallanıyor, keşfediyor, her yaşta bir adım uzaklaşıyor senden, rahim, meme derken tek tek bağlarını kesiyor. Arada tutamasam da onun birey oluşuna saygılı şekilde büyüttüm onu. Özgüvenli, kendini ifade eden, cesur bir birey var karşımda. Bilmiyorum başarılı mıyım ama çabalıyorum. Çok başka bir aşk..

    Böyle dünyaya çocuk getirmek bla bla diyenleri de anlamıyorum pek, bu kişisel bir tercih, kimse kimseyi anne ya da baba ol diye zorlayamaz ya da ayıplayamaz, kontrolsuzce bir sürü doğurup kendine de çocuğa da zarar verenleri tenzih ederim. ( hastanede suriyeli genç kadın gördüm, benden 10 yaş küçük, ama 20 yaş büyük görünüyor, yılmış hayattan, 5 çocuğu var, bir de 6.sı için tüp bebek tedavisi istiyordu doktordan, aklını mı kaybettin dedim, o ne ya, amaonun söz hakkı yok kı bunun için öte yandan)

    Bu konuda tespitini pek yerinde bulduğum film İdiocracy, zeki çiftler hic dogurmaz ya da tek çocuk yaparken düşük zekalı, ya da eğitimsizler bol bol doğuruyorlar, gün geliyor tüm dünya gerizekalılardan üreyen veletlerle doluyordu.:) Günümüzde dünyada işte o gelişmek yerine çoğalmayı seçenlerin bizim için uygun bulduğu liderlerle yaşıyoruz. Biz derken Amerika'da da aynı bu.

    #128011 putridum | 4 ay önce
     
  21. 21
    bazen o kadar hak etmeyen kişi çocuk sahibi oluyor ki... hayatın adaletine gerçekten sövesim geliyor. çok büyük sorumluluk getiren bir şey bu, o çocuk sevimli tatlı bir bebek olarak kalmıyor... senin benim gibi kocaman insanlar oluyor. o yüzden bu bilinçle çocuk sahibi olup, çocuğu güzel bir şekilde, gösterişten uzak yetiştirirseniz insanlık tarihine bir imza atmış olursunuz.
     
  22. 22
    Bugün 14 aylık oğlumun ben cam sehpaya elimle tıkırdarken başıyla ritm tuttuğunu gördüm. Her geçen gün değişik bir özelliği ortaya çıkıyor. Yetiştirmek kavramı hikaye yetiştiğine şahit olmak demeliyiz çünkü tercihleri kendisi belirliyor. Biz oyuncak aldık o oyuncakları etrafa savurup iyice dağıttığına kanaat getirince mutfakta küçük el aletleriyle oynuyor sandalye sürüklüyor yerleri silmeye çalışıyor. Sahip olduğumuz şey anı yaşarken biriken anılar, onlu anlar biriktirip ilerde hatırlamak üzere saklıyoruz. Sahip olmak konu bile olamaz hiç birşeye sahip değiliz.
    #128227 benseno | 4 ay önce