asıl adı felix kjellberg olan teknoloji yönetimi mezunu isveçli youtuber. eskiden hep oyun videoları çekerdi şimdi ise arada yalnızca sohbetini ve güzel sevgilisini bizlere gösterecek videolar da çekmekte. 2013 yılında youtube'un 1 numaralı ismi idi, hala da sanırım öyle. 49 milyondan fazla takipçi kolay toplanmıyor, akparti seçmeninden daha fazla.
(17.01.17 editi: takipçi sayısı 52 milyonu geçmiş durumda)
isterseniz hayat hikayesini gelin kendi ağzından izleyelim (videoda çalan şarkı da benim hayatımın belli bir kısmını çizmiştir.) ya da dinleyelim,
adımın latince anlamı "mutlu", ve hayatım da çoğu zaman mutlu geçti, çok az ağlardım. anasınıfındayken bi kere okula saçım toplu ve etek giymiş giyerek gidip herkese kız olduğumu söylemiştim, muhteşem görünüyordum (yazı: gay değilim). anasınıfında hep çizim yapardım, öğretmenler bi gün sanatçı olağımı söylerdi, evet gerçekten haklılardı (alaylı bir şekilde çizdiklerini göstererek, "şu çizdiğim muhteşem şeye bakın"), ama ben genelde oyunlardaki karakterleri çizerdim, yoshi, sonic, donkey kong, mario, kirby. küçükken oyunlar en sevdiğim ilgi alanımdı, hala da öyle. ailem bana konsol almadı, çünkü çok fazla oynuyordum ancak ne zaman hasta olsam annem bana super nintendo kiralardı, ne yazık ki küçükken çok fazla hasta olurdum, çok çok fazla, çok üzücü(alaylı bir şekilde güler). gençken kısaydım, ve lunaparklardaki oyuncaklara binemiyordum, ama açıkçası zaten korkuyordum. yine de her zaman çok gülen ve mutlu bir çocuktum. (but once a pewds had/head ?) daha sessiz ve içe kapanık biri oldum. okulda çok iyiydim, ancak her şeye karşı ilgimi kaybettim. arkadaşlarımı kaybettim, ailemle bağlarım koptu, yaratıcı olmayı bıraktım, bunlar başıma çok iş açtı ama bunlara rağmen en iyi hatıralarımın bazıları oyun oynarkendi. gençlik yıllarımın sonuna doğru kabuğumu kırıp okuldaki notlarımı düzeltmek için son şansımı kullandım. kendime aptal olmadığımı ispatlamak istiyordum. fizik sınavlarımın birinde 200 öğrenci arasında en yüksek notu aldım, üniversiteye ilk tercihimde kabul edildim ve her şey çok iyi görünüyordu. tekrar yaratıcı olmaya başlamıştım ve photoshopla uğraşıyordum, sadece eğlence olsun diye yapıyordum ancak bi sanat galerisinde eserlerimi sergileme imkanı buldum, ve bu benim için büyük başarıydı. kazandığım parayı yeni bir bilgisayar almaya harcadım ki photoshopta daha iyi çalışabileyim. ayrıca yıllardır istediğim bir şeyi daha almış oldum (gaming videos ?). youtube'a video yükleyerek başladım, ve izleyicilerimin geri dönüşleri çok hoşuma gitti. her sabah video yorumlarını okumanın heyecanıyla uyandım, çoğu kişi bana bir gün youtube'da daha iyi yerlere geleceğimi söylüyordu. açıkçası buna hiç bir zaman inanmadım, bi o kadar da aksini söyleyen vardı ama yine de farketmiyor, bu işi sadece eğlence için yapıyorum. en sonunda internetten italyan bir kızla tanıştım*, inanılmaz derecede güzeldi ve yaz boyu zamanımızın her dakikasını birbirimizle konuşarak geçirdik. o zamanlar limanda çalışıyordum ve yaz sonunda onu ziyarete gidebilecek parayı biriktirmiştim, ingilizcesi iyi değildi ben de italyanca konuşamıyordum, hayatımda yaptığım en çılgınça ama aynı zamanda da en iyi şeydi. buluştuğumuzda birbirimize son derece uyumlu olduğumuzu farkettik. o zamanlar youtube benim için çok büyük bi şey değildi ve ordan hayatımı kazanabileceğimi düşünmüyordum. hiç param kalmamıştı ve marzia ile birlikte nasıl kalacağımıza dair hiç bi fikrim yoktu. marzia benimle yaşamak için isveç'e taşındı, küçük bir evde beraber kalmaya başladık ve videolarımı ordan çekiyordum. gayet güzeldi, mutluyduk ve youtube kanalım gittikçe büyüyordu, hala nedenini anlayamıyorum. ilk çektiğim videoda konuşmaya bile utanıyordum ancak hayranlarıma teşekkür ederim, gittikçe daha rahatladım, olmak istediğim kişi olmaya başladım ve en büyük fark ise tekrardan gençliğimde her zaman olduğum mutlu kişi oldum, adıma yaraşır bir şekilde yaşamaya başladığımı söyleyebilirim.