Oyunculuklarıyla, hikayesiyle, hissettirdikleriyle haneke'nin en iyilerinden.
"Aşk nedir, nerede başlar ve biter? Aşk için ne kadar ileri gidebilir ve neleri göze alabilirsiniz?" sorularına yine ters köşe bir üslupla yanıt arayan haneke, "ben olsaydım ne yapardım" empatisiyle canımızı acıtıyor bir kez daha. Bu kez kentli aile olarak yaşlı bir çiftin mahremiyetine giriyor haneke ve hiç alışık olmadığımız bir gerçekle yüzleştiriyor bizi.
Yönetmenin beni en etkileyen filmlerindendir "aşk" ve haneke'ye bir kez daha aşık etmiştir.
bu filmin en vurucu yanı her sahnesinin çok gerçek olmasıdır. evdeki herhangi bir eşyanın yerinden tutun da, karakterlerin verdiği her tepkiye kadar gerçektir. bu yüzden hem çok can yakar hem de çok vurucudur. evin içinde baştan beri var olan sessizliğin evrilişini izleriz bir bakıma. aşk için göze alınan ve vazgeçilen şeyin onun ta kendisi olması yürek burkucudur. haneke'yi seviyorum.
die liebe ist ein wildes tier sie atmet dich sie sucht nach dir nistet auf gebrochenen herzen geht auf jagd bei kuss und kerzen saugt sich fest an deinen lippen gräbt sich gänge durch die rippen lässt sich fallen weich wie schnee erst wird es heiß dann kalt am ende tut es weh
amour amour alle wollen nur dich zähmen amour amour am ende gefangen zwischen deinen zähnen
die liebe ist ein wildes tier sie beißt und kratzt und tritt nach mir hält mich mit tausend armen fest zerrt mich in ihr liebesnest frißt mich auf mit haut und haar und würgt mich wieder aus nach tag und jahr läßt sich fallen weich wie schnee erst wird es heiß dann kalt am ende tut es weh
amour amour alle wollen nur dich zähmen amour amour am ende gefangen zwischen deinen zähnen
die liebe ist ein wildes tier in die falle gehst du ihr in die augen starrt sie dir verzaubert wenn ihr blick dich trifft