bir fotoğraf, gerçekler ve toplumun güzellik anlayışı

  1. 1
    Direnişteyiz.org'da hayri tunç'un kaleme aldığı ve tam da söylemek istediklerime nokta atışı yapmış yazıyı paylaşmak istiyorum sizlerle.

    Başlık sığmadığı için kısalttım, tam hali: bir fotoğraf, gerçekler ve toplumun güzellik anlayışı üzerine kısa bir not.

    "Son bir kaç gündür özellikle sosyal medya ve ana akım basın üzerinde “İran Şahı Nasıreddin Kaçar’ın eşi” adıyla bir kaç fotoğraf gösteriliyor. Fotoğraflarda toplumun güzellik anlayışının dışında, kadın elbiseleri içinde biri var ve alt metinde alaycı bir şekilde “İran Şahı’nın güzel karısı” “143 kişi buna aşık oldu” gibi ibareler kullanıldı.

    Aslında fotoğrafları ilk gördüğüm andan itibaren yalan olduğunu düşünmeye başlamıştım ancak, yalan olmasının dışında insanların sistemin güzellik anlayışına bakışına da hayretle bakıyordum. Bir kadının bıyıklı olmasını öyle kötü bir şeymiş gibi anlatıyorlardı ki, bazı yorumlarda hakaretler, iğrenç sözler geçiyordu. “Topluma dayatılan güzellik anlayışının, ırkçılıkla birebir ilişkisi var” demişti araştırmacı Claudine Sagaert, “Kadın Çirkinliğinin Tarihi” adlı kitabında. O sözün gerçekliğini, yayınlanan fotoğraflar ve bu fotoğraflara gösterilen tepkilerde daha iyi görüyordum.

    Velev ki bıyıklı kadın fotoğrafları gerçekti!

    Bir kadının bıyıklı olması ya da yüz hatlarının topluma dayatılan hatlardan farklı olması, ona hakaret edilmesini, küçümsenmesini gerektirir miydi?

    Sistem içerisinde yetiştiysen ve onun kurallarını kabul ettiysen elbette ki onun dışında duran her duruma, her şeye hakaret etme, yok etme hakkın olduğunu sanırsın. Gerilla yönetmen Halil Dağ, bir röportajında, “toplumun güzellik kavramlarının çok dışında bir sanat var. Bir gerçeklik var. İşte biz o gerçekliğin evlatlarıyız” demişti.
    Bir kadına dayatılan güzellik anlayışının dışına çıkılmasına gösterilen tepkinin gerçekten ırkçılıkla bir ilişkisi var. Kendi istedikleri gibi olmayanlara karşı gösterilen nefretin sebebi, kendilerinin dayatılan kurallara biat etmesinden kaynaklanıyordu.

    Gelelim konumuza; CNN Türk’ün yayınlaması ile hızlı bir şekilde sosyal medya’da yayınlanan “İran Şahı’nın bıyıklı karısı” başlıklı fotoğraflar, dönemin İran Tiyatrosunda kadın rollerinde oynayan oyunculara ait.

    Aslında bu fotoğraflar, belli aralıklarla sosyal medya’da dolaşıma sunulup, özellikle Ortadoğu’lu kadınların çok çirkin olduklarına dair bir izlenim yaratma ve bunun yanında kendinden olmayanı aşağılama yöntemi olarak kullanılıyor. Bundan bir kaç yıl önce bir Azeri araştırmacı, Büyük Sovyet Ansiklopedisi’ne dayandırarak yazdığı bir yazı da bu fotoğrafların kadınların oynaması yasak olduğu için erkekler tarafından oynanılan kadın rollerine ait fotoğraflar olduğunu yazmıştı.

    Newroz bayramlarında ya da önemli günlerde, İran Şahı’nın sarayında küçük piyesler oynayan kadın rolüne giren erkek oyuncuların fotoğraflarıdır bunlar. İran Tiyatrosu, özellikle 19. yüzyıl’da büyük bir gelişim göstererek, bir çok yerde oyunlar sergilemiş bir tiyatroydu. Özellikle Nâsıruddîn Şah’ın döneminde ciddi bir gelişim sağlayan tiyatro’da kadın rollerini de erkekler oynadığından o fotoğraflar o oyunların çalışmalarında çekilmişti.

    Gazeteci Aslı Uluşahin’in yazdığı yazıda öğreniyoruz ki, Şah fotoğraf sanatına da düşkündü ve o dönem İran’da kurulan Darûlfunûn (Konservatuar) ile tiyatro, fotoğraf sanatı gibi bir çok sanat dalının iran’da gelişmesini sağlamıştır.

    Son söz niyetine; Kopyala-yapıştır üzerinden yapılan paylaşımlarla ilgili bir şey söyleyecek değilim ancak toplumda oluşan, her şekilde kendinden kötü bir şeyler bulma ve ona hakaret etme isteği, ciddi bir şekilde insan ruhunun kötüleşmesine, insan ruhunun düzelemeyecek kadar dejenere olmasına yol açıyor. Bir kadının ya da bir erkeğin, toplumun dayattıkları dışında şeklinde olmasına karşı geliştirilen bu “alaycı küçümseme” aslında yok olan ruhun son demleri gibi duruyor. Dayatılan güzellik anlayışının dışında kalanların ötekileştirilmesi, ötekileştirilenlerin “çirkin” gösterilmesi, insanlığın değerlerine savaş açanların bir yöntemi. Ancak bunun aleti olmayı reddetmek de insanlaşmanın koşullarından biri."

    Hayri tunç

    #43148 petra von kant | 1 yıl önce