kader cellâdına sessiz uzat boynunu; acıma ne kendine, ne de gelecek günlerine yalnız bir düşünceye yum gözlerini son darbe inmeden evvel, en son anda bir çiçek, bir kuş, bir tebessüm ol; düşüncen kurtarsın seni senden, bil! biraz sonra ebediyen senindir senden uzak olan her şey...
ii
ellerini yüzümde gezdir, sil alnımdan yorgunluğu, gözlerimin altından yaşamak korkusunu al, avuçlarından çıkmış bir heykel olsun başım. sonra sen de gözlerini kapat, bırak, ellerin sessizce düşünsün düşüncende yaşamak isterim ben senin: bir gün en yalnız saatinde parmak uçlarından ve avuçlarından gelip konuşurum seninle.
iii
ayrılalım, sen annen güneşe git, nur ol; ben toprakta dağılacağım. bir akşamüstü ormanı tek bir saz yapan en son dalda son ışık ol, gel, beni bul.