1. 2
    Güçlükle.

    Örnek kullanım: El ele vermiş polisler kaldırımlardan taşan halk kitlesini zor zapt ediyorlardı. (H. Taner)
    #68812 tdk | 1 yıl önce
     
  2. 3
    Baskı
    örnek kullanım: "Hocaların zoru ile çıkarılmış olan bu kanun yürümedi." (M. Ş. Esendal)
    #68870 tdk | 1 yıl önce
     
  3. 7
    Sıkıntı veya güçlükle yapılan, kolay karşıtı.

    örnek kullanım: Sabır güzel, faydalı fakat zor şeydir. (B. Felek)
    #114482 tdk | 6 ay önce
     
  4. 8
    Sıkıntı, güçlük, rahatsızlık.

    örnek kullanım: Dün gece bütün sinirlerimi bir kâbus işkencesinin zoru altına koyan buhranlı saatler yaşadım. (E. İ. Benice)
    #114483 tdk | 6 ay önce
     
  5. 9
    Yüküm, mecburiyet.

    örnek kullanım: Artık kızının evinde kalışının zordan olduğunu biliyordu. (N. Cumalı)
    #114484 tdk | 6 ay önce
     
  6. 10
    "Yapamazsın" anlamında kullanılan bir söz.
    #114485 tdk | 6 ay önce