pink floyd

  1. 1
    Müzik din ise, pink floyd bu çok tanrılı dinin en önemli tanrılarından biridir bence.

    Animals ve wish you were here sanıyorum hayatım boyunca en çok dinlediğim iki albüm.

    Pink floyd'un asıl adamı Syd barret, roger waters veya david gilmour mudur tartışması her daim sürerken, benim için pink floyd ruhu kesinlikle david gilmour'dur.
    #25437 bhzxlkdt | 1 yıl önce
     
  2. 2
    voyager 3e en az bir parcasi eklenmeyi hak eden bir grup. 1 ve 2de koyMAMAK COK BUYUK ayipti ama 3e koyulmali. bana kalirsa bu adamlara tanri demek onlara hakaret olur. hem kendisinden asagisini yaratan hem de kendisinden sonra gelecek cAnli turunu yaratacak olan insanlarin en baba adamlari bu adamlardir. benim icin 1967deki interstellar Overdrive albumunun psikedelik kafasi yuzunden syd reis pink floyd fanboy kapismalarinda hep tuttugum taraf olmustur.
    #25438 pokilertoner | 1 yıl önce
     
  3. 3
    yeşilçam filmlerinde de sık sık karşılaşıyor insan pink floyd ile. ilk aklima gelen turist ömer uzayda filmi. tam hatırlamamakla birlikte sanıyorum meddle film boyunca komple çalıyor arkada.
    bir de bildiğim 77 yapımı zeki/metin filmi sivri akıllılar var. metin akpınar deniz kenarında kadın kılığında(!) güneşlenirken arkadan pink floyd'un psychedelic melodileri geliyordu...
    #38759 bhzxlkdt | 1 yıl önce
     
  4. 4
    Kişinin müzikal entelektüelitesi geliştikçe overrated'e kayabilecek grup. Ha bence de tanrılardır ama asla gelmiş geçmiş en iyi müzik grubu değildir. Çünkü en iyi neye göredir kime göredir vs. Teknik bakımdan eleştirebilirsek de çok da uç noktada teknik kasmıyor floyd reyizler. Daha çok bluesy ve duygusal notalarla uzun şarkıları onları ulaşılması zor yapıyor.
     
  5. 5
    müzik denen şeyi mükemmel derecede iyi icra eden, özgün bir şeyler üretmenin ne demek olduğunu herkese gösteren efsane grup. ezgileriyle kulak orgazmı yaşatır, sözleriyle duygulara dokunurlar.
    #66013 endingcredits | 6 ay önce
     
  6. 6
    efsane müzikleri bir yana, klipleri, kafa yapıları ve bazen de filmleriyle sistemi çatır çutur mükemmel derecede zekice eleştiren müzik grubu.

    ben pink floyd'un hiçbir zaman sadece müziklerine kitlenemedim.
    müzik grubu olmalarına rağmen, yaptıkları müzik sadece diğer işlerinin bir arka fonu gibi geldi hep.

    özellikle roger waters'ın kafa çizdirecek derecede düşündüren ''the wall'' filmi.

    bu grubu anlayabilmek için cidden onların kafasına yükselebilmek gerekiyor.
    zira albümlerindeki, kliplerindeki grafikler, görseller ve temalar anlaşılması çok güç şeyler.
    o yüzden biraz anlatayım ufak ufak;

    www.sunshinedaydream.biz/...

    çekiçler ;

    toplumu şekillendiren, otoriter ya da despot güçleri temsil eder.
    öte yandan hem otorite sahiplerinin hem de baş kaldıranların duvarı yıkmak için kullandığı güçtür çekiçler.

    files.greatermedia.com/...

    duvar ;

    kliplerinde tuğlaların her birinin üzerinde bireyin karşılaştığı acılar, zorluklar, sıkıntılar yazıyor. ve hepsi birleştiğinde duvarı oluşturuyor. yani hayatı simgeliyor.

    www.psy-blog.net/...

    ağzı ve gözleri olmayan yüzler ;

    toplumların oluşturduğu eğitim sistemine, yarattığı saçmalıklara karşı ses çıkarmayıp, görmeyen insanları simgeliyor. genelde çocuklar ve öğrenciler üzerinde kullanıyorlar.

    albumoriented.files.wordpress.com/...

    solucanlar ;

    sistemin yendiği, kendi kendini yiyip bitiren ve her şeye karşı tepkisiz olan insanları simgeliyor.

    bu ve bunun gibi onlarca simge var kliplerinde.
    hatta canlı performanslarındaki seçtikleri sahneler, yaptıkları konseptler bile çok şey anlatıyor aslında.

    sanılanın aksine, pink floyd asla ırkçı ya da faşist bir grup değildir.
    daha çok birey olarak yalnızlaşma, kendi soyut dünyamızda kaybolmaktan bahsederler.
    ve oluşan duvarların, savaşa, ırkçılığa yol açacağını anlatırlar.

    grubun en öne çıkan üyesi hep roger waters olmuştur.
    (bkz: roger waters)

    bunun sebebi de ''the wall'' albümünün çoğunu tek başına oluşturmuş olmasıdır.
    ayrıca aynı isimdeki filmi de çok etkilidir.

    adamın kafa yapısı cidden grubun olayı haline gelmiş bir süre sonra.

    genel olarak bu kadar ünlü ya da ''overrated'' dediğimiz sıfata sahip olsalar da şuan için,
    pink floyd her zaman efsane olarak kalacaktır muhtemelen.
    ne kadar ünlü oldukları ya da kazandıkları hiç bozamadı yıllarca gidişatlarını.
    hep anlatmak istediklerini anlatıp, sistemi, eğitimi, başımızda tepinenleri hayvan gibi eleştirdiler cesurca.
    ama sadece eleştirenlerin, bu sıkıntıyı çekenlerin anlayabileceği dilden.

    ayrıca ''another brick in the wall'' klibindeki, öğrencilerin sıraları yakıp, okulu talan edip bastığı isyan hep içimde ukde kalmıştır.
    hep yapmak istemişimdir.
    #66016 stranger | 6 ay önce
     
  7. 7
    "ses sanatçısı" denilen şeyin gerçek temsilcileridir bunlar.

    yaptıkları iş müziği aşmıştır çünkü.
    #66017 touma seguchi | 6 ay önce
     
  8. 8
    ilk stüdyo albümleri the piper at the gates of down 1967, son albümleri endless river 2014 çıkışlıdır. ikisi arasında 47 yıl var, 47 yıl... orjinal kadro ne kadar değişmiş olsa da bu kadar popüler olup, yarım asır işine devam eden kaç gurup vardır merak ediyorum.

    stüdyo albümleri :
    1967 - the piper at the gates of dawn
    1968 - a saucerful of secrets
    1969 - more
    1969 - ummagumma
    1970 - atom heart mother
    1971 - meddle
    1972 - obscured by clouds
    1973 - the dark side of the moon
    1975 - wish you were here
    1977 - animals
    1979 - the wall
    1983 - the final cut
    1987 - a momentary lapse of reason
    1994 - the division bell
    2014 - the endless river

    geçmişten günümüze grup üyeleri:
    david gilmour
    roger waters
    syd barret ( 1946 - 2006 )
    richard wright ( 1943 - 2008 )
    nick mason
    #66151 bhzxlkdt | 6 ay önce
     
  9. 9
    albümlerini ikinci defa dinlemeye korktuğum grup.

    film gibi albümler yaptıkları için, ikinci defa dinleyince aynı zevki alamamaktan korktuğum için dinleyemiyorum.

    sadece piper at the gates of dawn ve a saucerful of secrets var defalarca dinleyip de her defasında ayrı bir zevk aldığım ama dark side of the moon'u tekrar dinlemeye korkuyorum.
    #70593 touma seguchi | 5 ay önce