1. 1
    Yıllar yılı uzun saçlı erkeklerin arkasından hanfendi, bağyan, kızım diye seslenilmesinden ötürü boynum büküktü. Bu eşitsizlik, bu zülum, bu acı...
    Bu sabah itibariyle bu dert bir minibüs şoförünün sayesinde son buldu!
    Kısa saçlı bir abla minibüs şoförüne bozuk para verdi, 4. levent dedi ve minibüsün arkasına doğru yürümeye başladı.
    Minibüs şoförü parasının üzerini uzatıp, paranın üstünü alır mısınız dedi. İkinci defa seslendi, üçüncü defa seslendi. En sonunda bilader dedi paranın üstünü alsana.
    Yaaa nasılmış dedim içimden. Bi tek ben dedim. Evet, benim de saçım uzundu eskiden. Olsun, kimse umursamadı ama ben eşit olduğumuza inandım. Hiç de anlatamadım, bişeye benzemedi biliyorum.
    Emeğe saygı +rep.
     
  2. 2
    sacma bir esitliktir. evren bile esit degilken dogada bir esitlik soz konusu degilken erkekle kadinin esit olmasini beklemek sacmaliktir. esit olma duygusu basli basina hastalikli bir dusuncedir. kadinlar her zaman ustundur.
    #24037 pokilertoner | 2 yıl önce
     
  3. 3
    toplumun genelinin mesleki anlamda görmezden geldiği eşitlik. Biz kadın öğrencilere "sen savcı olamazsın." Denmesi bu ara sık karşılaştığım bir durum.
    #24138 iflaholmazmetalci | 2 yıl önce
     
  4. 4
    Bu eşitlik sadece düşük sosyoekonomik sınıfta bozulur. Yukarıya doğru yaklaştıkça özellikle plaza şartlarında kadınlara karşı pozitif ayrımcılık ile karşılaşmaya başlıyoruz.
     
  5. 5
    karşı olduğum eşitlik. aslında eşitliklerin her türlüsüne karşıyım. çünkü eşitlik, her zaman adil olunduğu anlamına gelmez.

    tek yumurta ikizleri dahi, genetik olarak birbirlerinin tamamen aynı olmalarına rağmen eşit olamazlar. ortak paydaları diğer insanlara göre oldukça fazla olsa da yüzde yüz denklikten söz etmek mümkün değil.

    hal böyle iken, herhangi bir ayrımda herhangi bir insan bir diğerinin eşiti olamaz. yani bunun adı ister kadın - erkek, ister erkek - erkek, ister kadın - kadın olsun, durum değişmez.

    her insan, farklı yeteneklere sahip olarak dünyaya gelir ve doğuştan sahip olduklarını geliştirerek yahut çalışıp üzerine eklemeler yaparak belirli bir seviyeye ulaşır. dışarıdan bakıldığında en üst seviyede olduğu gözlemlenen bir insanın bile diğer insanların bazılarından eskik kalan yönleri olabilir. haliyle insanlar arasında bir eşitlik aramak mantıksız bana göre.

    bence insanlar, tetris oyununda yukarıdan aşağıya düşen o renkli şekiller gibi. hepsi birbirinden farklı. ancak bir araya geldiklerinde, bütünü tamamlayabiliyorlar.

    haliyle, sadece kadın erkek ayırımında değil, hiçbir insan bir diğerinin eşiti değil. ancak hepsi bir bütünün parçaları. birlikte anlamlı.

    (bkz: eşitlik)
    #24165 larden loughness | 2 yıl önce
     
  6. 6
    Yaratılış (fıtrat) itibariyle asla eşit değillerdir. Farklı yönlerden farklı miktarlarda gelişim göstermişlerdir.Ki bir çok duruma verilen tepkilerde kadın ve erkeğin farklı zihinsel mekanizmaları olduğunu görürüz. Teorikte asla eşit değillerdir ancak pratikte eşit hale getirilebilirler.
    Ayrıca Yasalar önünde ve hak olarak da zaten eşit olmaları gerekir. Kimse cinsiyetinden dolayı çeşitli şeylerden mahrum bırakılamaz.
    #24166 atesfedya | 2 yıl önce
     
  7. 7
    daha bu eşitlik talebinin ne olduğu anlaşılamamışken gerçekleşmesi ütopya olan kavram. semavi dinler ağırlıklı olmak üzere çok sayıda inanç sisteminde kadınların toplum içindeki yerleri erkeklere nazaran bir alt basamağa itelenmiştir. kadınların antik çağlarda sahip oldukları hak ve fırsat eşitliği baltalanmıştır. mülk edinme, karar verme, yatırım yapma yetkileri miras hakları gasp edilerek erkek vesayeti atanmıştır. şimdi talep edilen hak ve fırsat eşitliğidir. bu kadınların ve erkeklerin insan olduğu önkabulu üzerinden yürütülen bir taleptir. günümüzde "kadınlar da insan mıdır" temalı sempozyumlar düzenlenen suudi arabistan gibi ülkelerde halen lafı bile edilemeyecek bir konudur.
    #24219 laedri | 2 yıl önce
     
  8. 8
    karşısında; sandalyesini çeken, arabasının kapısını açan, otobüste yer vermesini bekleyen erkekler görmek isteyen kadınların kadın-erkek eşitliğinden bahsetmesi çok ikiyüzlüce geliyor bana. çünkü eşitsizliği kendileri yaratıyorlar daha en başında ayrıcalık isteyerek.

    ya da evde eşlerine, çocuklarına, annelerine şiddet (sadece fiziksel olarak düşünmeyin şiddeti) uygulayan bazı erkek bozuntularının ise okulda, işyerinde, sokakta kadınlara centilmenlik yapacak diye ölüp bitmeleri de bir o kadar tiksindirici geliyor bana.

    zaten mesele eşit olabilmek de değil bence. farklılıklarımızla, kendimize has niteliklerimizle birbirimizi "insan" olarak tamamlayabilmek. üstünlük kurmaya çalışmanın kime, neye faydası var ki. Mühim olan insan olarak birbirimize ve evrene ne verebildiğimizdir.
    #42018 petra von kant | 2 yıl önce
     
  9. 9
    Yasalar ve sosyal yaşamda kadın-erkek eşitliğini savunuyorum. Yanımdaki erkeğin ne benim hesabımı ödemesini ne de otobüste bana yer vermesini istemiyorum. Evet her zaman bir yerden başlanması gerektiğini düşündüm. Bunu savunuyorsam eğer uygulamalıyım. Bence erkekler de buna izin vermemeli.
    #42043 eftalya | 2 yıl önce
     
  10. 10
    kadın erkek eşit olsaydı bunları konuşmamızın bir anlamı olmazdı diyerek desteklediğim eşitliktir
    #42068 yazar adam | 2 yıl önce
     
  11. 11
    Bahsedilen kanun karşısında, yasalar karşısında, toplum nezdindeki, insan beynindeki eşitliktir.

    Eşit işe eşit ücret gibi,
    Aynı sosyal haklara sahip olmak gibi.
    Doğum yaptığı/yapacağı için işine son verilmesi gibi,
    Diğer meslektaşları gibi terfi alabilmesi gibi,
    İşten birisi çıkarılacağı zaman 'nasıl olsa kocası çalışıyor bunun' denmesi gibi,
    Is görüşmesinde 'çocuk yapmayı düşünüyormusunuz' diye sorulmasi gibi,
    Gece bilmem kaçta tek başına sokağa çıkabilmesi gibi,
    Tecavüz edilme, öldürülme korkusu olmadan dolmuşa tek başına binebilmesi gibi,
    Sakız çiğnemesi gibi,
    Kahkaha atabilmesi gibi,
    Gibi gibi....

    Yoksa kapı açmak, yer vermek falan bunlar boş şeyler
    #42070 11001 | 2 yıl önce
     
  12. 12
    Kadın erkek esit degildir. Esit haklara sahip olmalıdırlar elbette ama erkeğin herhangi bir aktivitede potansiyeli her zaman daha yüksektir. Kadınlar daha duygusal denir mesela. Kuyruklu yalan. David russell'ın gitarindan alms of the love of god dinlemeyince bunlari duyuyoruz işte. Erkek hayatın, emeğin, acının içinde buyur olgunlaşır. Terk edilir, reddedilir, parasizsa, tipsizse adam yerine konmaz. Sen de erkek misin denir. Yari erkek olarak hayatina devam etmek zorundadir. Bunu da bilir. Sonra kadin duygusal bi canli hass... Sevdiği erkeğin peşinde deli divane olan kaç kadın ozanimiz var ? Kac alicia de larrocha var ? Kac tane ana vidovic var ? Ben misal mk diyorum ya bunlar aaa ne kaba bu sabbra diyorlardir. Kelimeler, giyim, diksiyon onlar için ön plandadır. Kadınlar ucuz romantizmle çok kolay elde edilebilirler. Hoslandiginiz bir kızı ona mustafa ceceli'nin bir parçasıni okuyarak etkileyebilirken; onu etkilemeye entelektüelitenin doruklarinda gezmeniz yetmeyebilir. Kendinizi pazarlamalisinizdir. Sov biznisa adım atmak zorundasinizdir. Çünkü bu özgüvendir onlara göre. Öz. Güven. Özünü bilmek ve o öze güvenmek. Kendini bilmezlik onlar için özgüvendir. Neyse kısacası kadınlar oldukça yüzeyseldir ve arabesktirler. Chopin'e deli olurlar ama pictures at an exhibition o arabesk ruhlarini besleyemez.
    #42105 Sabbracadabra | 2 yıl önce
     
  13. 13
    olmaması gerektiğini düşündüğümdür.

    kadının ön planda ve daha fazla vazgeçilmez haklara sahip olması gerekir. daha fazla iş, eğitim, sağlık olanakları sunulmalıdır. kadınlar üzerlerindeki baskıdan kurtulmalıdır. hep söylerim; bir kadın kendinden emin bir şekilde ayaklarının üzerine basıp, zorluklara göğüs gerebilmeli. kadınlarımıza bu olanaklar ve ayrıcalıklar sunulmadıkça, ilerleyemeyiz.
    #110318 aqa | 9 ay önce