ben telefat-ı adiyeden paşabahçeli sadri alışık babam kaptan rafet anam zavallı saffet
ben elli yıllık bir sinema tiyatro çöpü, artık çöpler denize dökülmüyor yasak acaba sarmısaklasak damı saklasak, sarmısaklamasak damı saklasak yoksa bu telefat-ı adiyeyi hiç mi hiç hatırlamasak.
kendisi gibi oyuncu olan yakın arkadaşı fikret hakan ve çolpan ilhan nişanlıdır. fikret hakan askere gider. giderken de nişanlısını sadri alışık'a emanet eder. bir gün askerdeyken çolpan ilhan'dan bir mektup alır. mektupta çolpan ilhan sadri alışık ile evlendiklerini haber vermektedir.
bu noktada hep düşünürüm. nasıl bir aşkla bağlanmış ki çolpan ilhan'a gözü arkadaşını bile görmemiş.
ismini her duyduğumda "şakayla karışık sadri alışık" cümlesi kafamdan geçiyor. gerçi ben doğmadan önceymiş onun zamanları ama yeşilçam filmleri ve özellikle onunkiler izlenmelidir! emrediyorum! izleyin. lütfen.
"... hayat demek, ölümü beklemek demektir. az çok hepimiz denizi, yıldızları, ağaçları, işte falanları filanları göreceğiz. birçok şeyin tadına bakacağız, sonra da ister istemez gidiyorum elveda şarkısını söyleyeceğiz. öyle ise gidenin de kalanın da gönlü hoş olsun..."