1. 1967, van doğumlu, eski karşıyaka belediye başkanı, şimdilerin izmir büyükşehir belediye başkanı olan zat.

    kendisi doktordur. karşıyaka belediyesi'nin kendi sayfasındaki özgeçmişine göre 2001-2009 arasında da karşıyaka devlet ve çiğli kent hastanelerinde plastik cerrahi uzmanı olarak çalışmış. öncesinde de halkın yeşilyurt devlet hastanesi olarak bildiği yerde uzmanlığını almış. izmir'i biliyor gibi görünse de, kendisinin öncülü hüseyin mutlu akpınar halâ daha çok biliniyor. tugay, 'nden hemen önce ortaya çıkan cengiz holding'e peşkeş çekerek verdiği arsa iddialarına da "acemi dönemimdi. belediyenin borçları vardı, sattım ben de " diye cevap vermişti. ülkede cengizgillerden başka kimse kalmamış da, ona satmış çünkü borç ödemek zorundaymış güya. yersen işte. böyle bir adamı seçti izmir, 'den sonra.

    kendisinin seçim vaatleri şöyleydi (haber linki ve diğer haber linki ):

    - trafik ve ulaşım sorununu çözeceğiz: altyapı ve ulaşımla ilgili devam eden projeler kısa sürede bitirilecek.

    - halk bakkal gibi uygulamalar çoğalacak.

    - belediye bütçesinde ayarlama yapacağız. böylece izmir kendi bütçesinden yapacağı yatırımlar için daha rahat hareket edebilecek.

    - harmandalı düzenli atık depolama ve dönüşüm merkezi yetmiyor, zaten kaldıracağız. yeni bir kompost tesisi yapacağız.

    - kentsel dönüşümde eski binaların yıkımını belediye üstlenecek.

    - körfeze çöp atılmasını önleyeceğiz.

    - körfezin altına kanal oluşturup kendi kendisini temizlemesini sağlayacağız.

    - körfezin dış kısmında halk plajları oluşturacağız.

    candaş tolga ışık'a da çıkıp aynı şeylerden bahsetmiş zaten, link vermeye gerek yok. unuttuğu birkaç vaat olmuş, onları da ben ekleyeyim.

    + belediyelerin hemen hemen hepsine yuvalanıp mamalanan yapıları yok edeceğiz. belediyeler bürokrasinin tıkanmadığı, nepotizmin sona erdiği yerler haline gelecek.

    + ulaşımı rahatlatmak için tramvay ve izban hattına tamamen bağımlı olan sistemi değiştirip otobüslerin sayısını ve seferlerini artıracağız. ulaşımdaki fiyatlandırma da istanbul ile yarışıyor. bunu da bahane üretmeden değiştireceğiz.

    + izsu'nun halka daha ucuz su sağlamasını gerçekleştireceğiz. izmir on yıllardır ülkenin en pahalı suyunu kullanan şehir olmaktan çıkacak.

    + sokak hayvanları büyük sorun. kıyı kesimi bundan çok etkilenmiyor gibi görünse de, hem çöp hem de tehlike saçmalarının önüne insancıl yöntemlerle geçeceğiz. bu konuda halkı da bilinçlendireceğiz.

    + şehrin yan yana durumdaki 2 semti arasında bulunan ve aynı şeyleri satan esnaflar arasındaki fiyat uçurumunu yok edeceğiz. zabıtanın görevi de zaten bu. koordineli olarak denetimler yapacağız.

    + alsancak limanı'nın karşıyaka ile alsancak'ı böldüğü bir ulaşım hattı kabul edilemez. limana inen viyadüğü genişleteceğiz, alternatif ulaşım yolları üreteceğiz.

    + çevre yolu yeterli değil. artık her iş çıkışında istanbul'da görmeye alıştığımız yoğunluklar oluyor, araç kuyrukları kilometrelerce uzuyor. yeni bir çevre yolu için planlar hazır. izmir'in kuzey-güney ulaşımının tek bir yoldan akması zaten çağ dışıydı. bunu değiştireceğiz.

    + şehirde yeteri kadar avm mevcut. benim döneminde yeni bir avm yapımına kesinlikle izin vermeyeceğim.

    + karşıyaka'nın stad sorununu en kısa sürede çözeceğim. ayrıca şehrin göz bebeği olan izmirspor'un da tekrar ayağa kalkmasına yardım edeceğim.

    + şehirdeki spor salonları hem yetersiz hem de çok az sayıda. narlıdere belediyesi ile koordineli olarak çalışıp şehre en az 5 büyük spor salonu yapacağız. ayrıca şehirdeki spor kulüplerinin olimpik branşlarda sporcu yetiştirmelerine de yardımcı olacağız.

    + izmir yeniden adı ticaret ile anılan bir şehir olacak. çandarlı ve alsancak limanlarını şaha kaldıracağız. izmir'i haftada birkaç lüks yatın gelip gittiği bir şehir olmaktan çıkaracağız.

    + her kış görmeye alıştığımız sel manzaralarını yok edeceğiz. kıyı şeridi doldurma olan bütün şehirlerde olan sel riskinin neden bizde her yıl büyük yıkımlar yarattığını araştırıp bu riski minimuma indireceğiz.

    şunlarla ilgili projeleri olduğunu anlatsa, kendisine oy atan/atmayan bütün izmirliler "'dan sonra iş yapabilecek biri geldi nihayet" der. bak, sadece proje diyorum, yapamasa bile olur. benim umudum yok ama en azından bisiklet başkan gibi şov yapmasa bile kendisine ağız dolusu eleştiri yapmam.
    #289781 lake of the hell | 1 yıl önce (  1 yıl önce)
    0politikacı 
  2. selefi ve önceki çıban başı 'ndan hiçbir farkı olmadığını şu birkaç aylık görev süresinde anlamak mümkün. zaten karşıyaka'daki görev süresinde bile kendisini bilen yok gibi bi' şeydi. şimdi tüm şehri etkiliyor.

    - balık ölümleri ve şehirde aylardır devam eden berbat koku: şehir en az 1,5, en fazla 3 aydır leş gibi ölü balık ve deniz tuzu kokuyor. belediye olarak, önceki açıklamalarından halkın bi' bok anlamadığını görüp tekrar açıklama da yapmadılar. murat kurum buraya gelip şov yaptıktan sonra bile sessiz kaldılar. ben bunu şurada anlatmıştım biraz: . gün boyu saatlerini toplu taşımaya ayıran kimse yokmuş gibi devam. şehir dışından misafiriniz, eşiniz dostunuz gelirse, siz de belediye açıklamasından değil, benim yazdığım açıklamadan faydalanabilirsiniz çünkü durum halâ aynı. hele bir de yağmurlar başlayınca, düzgün çalışmayan arıtma tesislerine döküldüğü rivayet edilen kanalizasyon hattının yoğun kokusu ile bu ölü balık kokusu birleştiği zaman; işte karnaval o zaman başlayacak.

    - metro hattındaki yürüyen merdiven arızası: ulan, neredeyse yazın başından beri bu durum aynı (temmuz sonunda başladığını söyleyenler var. ben ağustos'ta gördüm ilk). özellikle akşam iş çıkış saatlerinde millet homurdanarak merdiven çıkmaktan bıkıp "yapacağınız işe sıçayım!" diye bağırmaya başlayınca, istasyonlardaki ilan panolarına "yurt dışından malzeme bekliyoruz, ekim'de biter bu iş" yazısı yapıştırmışlardı. ekim'e girdik, hiçbir değişiklik yok. fahrettin altay'a işiniz düşerse gitmeyin çünkü iki taraflı olarak hiçbir çıkış merdiveni çalışmıyor orada. doğrudan kaymakamlık metrosu bekleyip, narlıdere'ye gidin; daha az yorulursunuz. ak-itler ve ak-trollleri için bundan iyi bir propaganda alanı olamazdı. teşekkürler belediye reisi.

    - kordon'daki su taşkınlarını engellemek için "sahile" duvar örmek: ben bunun doğru olmadığına inanmak istemiştim ilk okuduğumda. fotoğraf falan da görmemiştim tabii. benim gibi düşünen birisi üşenmemiş "gidip bakayım bi' ya, n'apıyorlar orada; görmüş olurum hem" demiş ve gitmiş: alın, okuyun . körfez çevresinde yerleşmiş bir kentin sahil şeridinin en cavcavlı yerine boyu insan göğsüne gelen, geçiş kapısı olmayan, denize yakın kısmı tinerciler için cennet olacak betondan bir duvar örmek nasıl bi' kafa ya? trump bile bu kadar küçük ölçekteki benzer hamleyi yapmazdı. "bunun nedeni doğrudan su taşkınlarını engellemek" deniyor ama bunun bir de yer altı suyu ve kanalizasyon ayağı var. bu çin seddi denizin yükselmesinden sonraki suyu engelledi diyelim hadi. hayvan gibi yağmur yağınca arada kalan su ne olacak? gediz aş'nin "yolun altından geçirdik yeauv" dediği ama asfaltın 7 santim altında olan elektrik kablolarından bizi bu betonarme duvar mı koruyacak? peki, son taşkında deli gibi maddi zarara uğramış, 1 hafta elektrikleri kesik kalmış, buzdolaplarındaki bütün öte beri çürümüş gitmiş olan esnaf buna ne diyecek? bu çin seddi kordon'un bir bölümüne yapılacak diyorlar (sanki su taşkını sadece bir yerde olup tüm alsancak'ı ve karşıyaka'yı esir almıyor gibi) ama bunun tüm konak-liman arasını kaplaması, kimsenin tepkide bulunmamasıyla birlikte bütün sahil şeridinin betonla kapatılması ihtimali ne durumda? ya olm, sırf turist çeksin diye yaptıkları tramvayın şehrin kalbinin içine sıçtığını bile görmeyen belediye, bu betonun gerçek amacının su taşkını engeli olacağına inanarak savunur mu bunu be? konak-inciraltı arasındaki üzerine oturmalık bankları tek tip yapıp betona yatırdığınızdan beri millet zaten azıcık çim buldu mu oturmak istiyor. bu beton duvar için kimlere, ne koşullar altında ihale verdiniz siz ya? bütün bunların cevabı keşke akp zihniyetinde olsaydı, o zaman suçlu bulmak daha kolay olur, parmağımlan işaret etmem de içimi rahatlatırdı.

    - su faturalarındaki belediye payı: bunun oranının arttığından şüpheleniyordum bir süredir. 4 metreküp su kullanıp 300 lira fatura ödemek batıyordu bana. sanırım bu belediye paylarını metreküp başına yeniden düzenlemişler. bununla ilgili bir haber de bulamadım, net bi' şey söylemek istemiyorum ama 4 metreküp suya 300 lira ödemek zekama aykırı geliyor. suyun metreküpü de 16,5 lira bu arada. vergilerden sonraki kısmın yaklaşık yarısını hem ilçe belediyesi hem de büyükşehir alıyor. bilemiyorum ama buna benden başka şikayet eden çıkmaz koca şehirde zaten.

    umarım kendisine oy atan izmirliler mutludur. ben atmamama rağmen hem pişman hem de kin doluyum. gene de bu şehrin insanının büyük yıkımlar yaşamadıkça haksızlıklara ses çıkarması ya da ses çıkaranlara destek olması mümkün değil artık. ben bunu 11 yıl önce anladım. henüz olmasa da, bize de denilecek zaman gelecek. bundan tek korkan ben olmamalıy(d)ım.
    #291755 lake of the hell | 6 ay önce
    0politikacı 
  3. şehrin adeta içinden geçmeye niyetli olan belediye başkanı.

    - ulaşıma haziran'da yaptığı %40'a yakın zamdan sonra, 7 kasım'da yürürlüğe girmek üzere tekrar %17 zam yaptı. haziran'dan önce 13,5 lira olan tam biniş ücreti artık 20 lira olacak (total zam oranı %50'ye yakın). 5 ayda her ay %10 zam yapsa da, bu şehrin insanı tek kelime laf edemez, bu zamları protesto edemezdi zaten. durum halâ aynı.

    - izsu'nun temmuz başında aldığı "0,5 metreküp ve üzeri su tüketiminde alınacak katı atık vergilerini %45 artırma" kararına tek kelime ses edemedi. "izsu ve belediyenin sudaki payı ne kadar olacak ki?" diyeceksiniz ama durum böyle değil. zaten şehirlerin genel su dağıtıcılığını belediyeler yapıyor. yazayım da siz de aydınlanın çünkü sizin şehirlerinizde de aynı şey oluyor: su faturalarının neredeyse yarısına yakını, bağlı bulunduğunuz küçük ilçe belediyelerine gidiyor. %25'e yakın kısmı da büyükşehir belediyenize gidiyor. böylece belediyeye aktarılan paraların su faturası cinsi olanlarına da %45 zam yapılmış oldu. birim fiyatı metreküp cinsinden şu anda 16,5 lira olan su tüketimi, vergilerle birlikte 4'e, 5'e katlanıyor. "allah'ın suyu bu ya" demeye bile geç kaldık sanırım.

    - akp'nin elektriğe temmuz ayında yaptığı %38 zam, sanırım önümüzdeki ay %60'lara varacak. eskiden belediyeler durumu olmayan vatandaşlara (ki artık ülkenin neredeyse yarısından fazlası oluyor bu) elektrik faturası yardımı yapardı. bunu tugay'dan beklemek mantıksız ama ben geçmişi yazayım istedim gene de. sadece 2 bilgisayar çalışan, başka elektronik alet açılmayan, haftada 1 bulaşık ve çamaşır makinesi çalıştırılan evlere 700-800 liradan aşağı fatura gelmiyor artık.

    - izmir körfezi'ndeki balık ölümlerine göstermelik olarak izsu ekipleri yolladı, denizin üzerine çıkan ölü balıkları topladı. bu kadar. şehir aylarca sülfür koktu. güzelbahçe balık hali ve semt pazarlarında millet balık almadı, halciler ve esnaf "elimizde kaldı bu balıklar, atacağız" diye ağladı. kendisinden bi' açıklama var mı? yok tabii. akşam saatlerinde yer yer ters esen lodosla birlikte aynı kokuyu metronun, izban'ın içinde bile halen koklayabiliyorsunuz. daha önce de yazmıştım, tekrar edeyim: izmir'den çıkmış ya da gelmiş balık satın almayın, yemeyin. en azından 2025'e kadar bunu yapın çünkü biz bile buradan çıkmış balıklarda hangi boyutta sıkıntılar olabileceğini bilmiyoruz.

    - metroların yürüyen merdivenleri halen tamir edilmedi. bornova-fahrettin altay arasındaki her istasyon bu sorunla cebelleşti, halen cebelleşiyor. fahrettin altay'ın, üçyol'un adeta cehennem çukuru olan metroya iniş yerlerinde millet zorunlu spor yapmaktan helak olmuştu geçen ay. temmuz'da başlayan bu sorun 3 aydır çözülmedi. en son metro girişlerine yığılmış asansör parçaları görmüştüm ben gene geçen ay ama onları kim monte edecek hemen yeeaauv. bekle tugay, kış gelsin, her yer yağmur, yaş, çamur dolsun; sonra halledersin.

    kendisine oy verenler mutludur umarım. en azından neye oy verdiklerini bildiklerini sanmak istiyorum umutsuzca.

    edit: alsancak'tan büyük ihtimalle inciraltı'na kadar olan sahile aptalca "beton duvar örme" fikrini uygulamaya sokmasına laf edemiyorum. buna ses edecek benden daha akıllı insanlar var, ben ne dersem gg olur. en azından bu konuda şu nu okuyabilirsiniz. linki eklemeye geldim.
    #292133 lake of the hell | 5 ay önce (  5 ay önce)
    0politikacı