Efsane yönetmen francis ford coppola' 'nın yeğeni, ki tam adı Nicolas Kim Coppola imiş.
city of angels ve leaving las vegas gibi filmleri olan oscar ödüllü bir adam nasıl ghost rider seviyesine düşer anlamak mümkün değil ama olmuş.
çocukken ismini bildiğim nadir yabancı aktörlerden biridir kendisi. lise yıllarımın ilk zamanlarında da arkadaşımın korsancıdan aldığı cd'ler sayesinde birçok filmini izlemişimdir.
bir de bu adam hakkında şöyle bir şey farkettim: çoğunlukla vasatın üstü ortalamanın altında filmlerde oynamıştır. özellikle de "leaving las vegas" filminde gösterdiği performansı gördükten sonra çok daha iyi filmlerde oynayabilirdi demiştim. çok iyi filmlerde de boy göstermiştir tabii.
izlediğim filmler arasında en beğendiklerim ve şu an aklıma gelenler; leaving las vegas, face/off, lord of war'dır. şimdiki kafa yapımla izlesem hiç beğenmeyeceğim ama çocukken izleyip çok beğendiğim "60 saniye" filminin yeri de ayrıdır. ayrıca o sıralar bu filmin cd'si tüm mahalleyi dolaşmıştı. filmin etkisiyle hemen hemen herkes uzaktan kumandalı araba almıştı. mahallenin yollarına kum döküp, piste çevirmiştik her tarafı vesselam.
Ucunda hapis de olan bir takım yasal sorunları ve borçlarını kapatmak için başka bir kriter gözetmeksizin en fazla parayı veren kimse onun filmlerinde dur durak bilmeksizin boy göstermiştir. Çılgın filmografisinin nedeni budur.
bir dönem iflas ettiği için önüne konan tüm senaryoları kabul eden, bu sebeple bir çok "çöp" filmde yer almış oyuncudur.
sonraki zamanlarda kendisine götürülen film teklifleri arasında iron man ve aragorn rolleri de vardır; ancak bu iki rolü -çok şükür ki- kabul etmemiştir.